Dark'n Stars
EDEBİ SANATLAR Yasak

Dark'n Stars


 
AnasayfaAnasayfa  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş
 

 EDEBİ SANATLAR

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
a-sosyal
..::υzмαη üує::..
..::υzмαη üує::..
a-sosyal

Mesaj Sayısı : 454
Rep Gücü : 870
Doğum tarihi : 08/04/93
Yaş : 26
Lakap : _BY_ACABA_

EDEBİ SANATLAR Empty
MesajKonu: EDEBİ SANATLAR   EDEBİ SANATLAR I_icon_minitimeÇarş. Nis. 01, 2009 11:13 am

TEŞBİH (BENZETME)

Kuvvetli bir mana elde etmek için aralarında benzerlik bulunan iki şeyden zayıf olanı, güçlüye benzetmeye teşbih denir.

Tam bir teşbihte dört unsur bulunur. Bunlar:

-Kendisine Benzeyen:Benzetilen öğelerden zayıf olanıdır.

-Kendisine Benzetilen:Benzetilen şeylerden güçlü olanıdır.

-Benzetme Yönü:Benzetilen şeyler arasındaki ortak ilgi.

-Benzetme Edatı:Benzerliği ortaya koyan kelimeler.



Çocuk tilki gibi kurnazdı.

K K B B

Benzeyen Benzetilen Edatı Yönü

*Kar gibi beyaz ekmeği vardı.

*Yanmış bir tavan gibi çöken akşamın altında

Dinleriz, haykırarak kaçışan kargaları.

(Ziya Osman Saba)

Teşbih-i Beliğ (Güzel Teşbih):Sadece kendisine benzeyen ve benzetilenden oluşan teşbihtir.



* Ali arslandır.

K.Benzeyen K.Benzetilen



*Şair sevgilisine : "Ay yüzlüm, şeker sözlüm, gül dudaklım." diyor.


İSTİARE (İĞRETİLEME)

Teşbihin ana öğelerinden sadece kendisine benzeyen ya da kendisine benzetilenle yapılan teşbihe istiare denir.Kendisine benzetilenle yapılana "açık istiare" kendisine benzeyenle yapılana "kapalı istiare" denir.



İstiare

Açık İstiare Kapalı İstiare

Benzeyen-Yok Benzeyen-Var

Benzetilen-Var Benzetilen-Yok



*Bir ihlal uğruna Rab ne güneşler batırıyor.

K.Benzetilen

*Uludağ etekleri al ipekten bu akşam.

*Kara dutum,çatal karam,çingenem

Nar tanem,nur tanem,bir tanem

*Varsın rüzgar bahçelerde gezsin

*Ay zeytin ağaçlarından yere damlıyordu.


MECAZ-I MÜRSEL

Bir sözü benzetme amacı gütmeden gerçek anlamı dışında kullanma sanatıdır.

*Ankara bu olayı kınadı.

*Marmara’da her yelken

Uçar gibi neşeli

*Öğrenciler,Ömer Seyfettin’i okuyordu.


TEŞHİS (KİŞİLEŞTİRME) SANATI

Cansız varlıklarla ve insan dışındaki canlılara insan özellikleri vermeye teşhis sanatı denir.

*Onun ölümüne gök yüzü ağladı.

*İçmiş gibi geceyi bir yudumda,

Göğün mağrur bakışlı bulutları.

*Ay suda bestelerken en güzel şarkısını

Küreklerim de suya en derin şiiri yazdı.


İNTAK (KONUŞTURMA) SANATI

Cansız varlıkların ve insan dışındaki canlıları şahsiyet kazandırıp onları konuşturmaya intak denir.

*Mor menekşe:’’Bana dokunma;’’diye bağırdı.

*Minik kuş:’’Anne beni rüyalar ülkesine götür.’’diye yalvarıyordu.

*Sabahleyin kozasından bakan gelincikler sorar bu dünyaya

-Ne dersin?

Kanatlanıp uçalım mı?

Çiçek olup açalım mı?

Not: İntak sanatının olduğu her yerde doğal olarak teşhis sanatı vardır.



TEZAT SANATI

Aralarındaki bir ilgiden dolayı aynı konu ile ilgili karşıt kavramları ya da özelliklerin bir arada kullanılmasıdır.

*Ağlarım hatıra geldikçe gülüşlerimiz.

*Gülmek ol goncaya münasiptir.

Ağlamak bu dil-i hazine gerek.

*Neden böyle düşman görünürsünüz.

Yıllar yılı dost bildiğim aynalar.

*Bende gördüm güneşin doğarken battığını



MÜBALAĞA (ABARTMA) SANATI

Bir varlığın, olayın ya da durumun olduğundan büyük ya da küçük gösterilmesine mübalağa denir.

*Alem sele gitti gözlerimin yaşından.

*Ölüm indirmede gökler,ölü püskürtme de yer

O ne müthiş tipidir;savurur enkaz-ı beşer.

*Aramazdık gece mehtabı yüzün parlarken

Bir uzak yıldıza benzedi güneş sen varken.


HÜSN-İ TALİL SANATI

Bir olgunun gerçek nedeni bilindiği halde onu başka bir nedenden oluyormuş gibi gösterme sanatıdır.Gerçek sebep inkar edilerek yerine heyecan verecek bir neden gösterilir.Gösterilen neden güzel olmalıdır.

*Ateşten kızaran bir gül ararda

Gezer bağdan bağa çoban çeşmesi

*Hak-i payine yetem der ömürlerdir muttasıl

Başını taştan taşa urup gezer avare su.

*O kadar çaldı ki yürekten

Türküler aşındırdı kavalı.


TEVRİYE SANATI

Nükte yapmak için iki anlamı bulunan bir sözcüğün uzak anlamını kastederek kullanma sanatıdır.

*Bir buse mi bir gül mü dedi gönlüm

Bir nim tebessümle o afet gülüverdi.

*Sordum nigara dediler ahbab

Semt-i vefa’da doğru yoldadır.

*Bize Tahir efendi kelp demiş

İltifatı bu sözde zahirdir

Maliki mezhebim benim zira

İtikadımca kelp Tahir’dir



TECAHÜL-İ ARİF SANATI

Bir nükte yapmak için bildiği bir şeyi bilmezlikten gelmeye tecahül-i arif denir.

*Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?

Benim mi Allah’ım bu çizgili yüz?

*Geç fark ettim taşın sert olduğunu

Su insanı boğar,ateş yakarmış.

*Göz gördü,Gönül sevdi seni yüzüm mahım

Kurbanın olam varmı benim bunda günahım.

TELMİH SANATI

Bir mısrada veya cümlede geçmişte yaşanmış olan,herkesçe bilinen bir olayı veya şahsı hatırlatmaya telmih denir.

*Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhidi

Bedri aslanları ancak bu kadar şanlı idi.

*Aşk-ı sadık menem Mecnun’un adı var.


KİNAYE SANATI

Bir kelimeyi veya sözcük grubunu hem gerçek hem de mecaz anlama gelecek şekilde kullanmaya kinaye denir.Kinaye de mecaz anlam kastedilir.

*Kötü gününde elinden tuttu.

*Şu karşıma göğüs geren

Taş bağırlı dağlar mısın?

*Ali gözü açık bir çocuktur.


TARİZ (İRONİ) SANATI

Birini küçük düşürmek ve onunla alay etmek amacıyla sözün ya da kavramın gerçek ve mecaz anlamı dışında büsbütün tersini kastetmektedir.

*Düşük alan bir öğrenciye:’’Allah nazardan korusun,bu ne büyük başarı.’’demek gibi.

*Bize kafir demiş müfti efendi.

Tutalım ben ona diyem müselman

Varıldıkta yarın rüz-ı mahşerde

İkimiz de çıkarız anda yalan


TENASÜP SANATI

Anlam bakımından aralarında ilgi bulunan iki veya daha fazla kelimenin bir arada (beyit-mısra- dörtlük) kullanılmasına denir.

*Aşk derdiyle hoşem el çek ilacımdan tabib

*Nedir bu zulüm,bu haksızlık,bu işkence...?


LEFF-Ü NEŞİR (TOPLAYIP DAĞITMA) SANATI

Birinci mısrada toplanan en az iki kavramın ikinci mısrada bir benzerinin söylenmesine denir.

*Gönlümde ateştin,gözümde yaştın

Ne diye tutuştun,ne diye taştın.

*Biz denizde kaptan,ovada çiftçi,şehirde esnaf olan,

Biz gemi yürüten,tarla süren,alış-veriş yapan.



CİNAS SANATI

Mısra sonlarında sesteş sözcüklerle yapılan uyaklara cinas sanatı denir.

*Kısmetindir gezdiren yer yer seni

Arşa çıksan da bu akıbet yer yer seni.

*Bu ne güzel bir gül

Hiç ağlama hep gül.


SECİ

Düz yazıda,kelimelerin kafiyeli olacak şekilde sıralanmasına denir

* "Hisarad Türk’ün kuvveti,Küçüksu’da neşesi,Kağıthane’de zevk ve şevki,Eyüp’te manevi yazı surlarda atılışı,hava gibi tenefüs edilir,o kadar barizdir."

ALİTERASYON

Mısra veya beyitte ahenk oluşturacak şekilde aynı sesin veya hecenin tekrarlanmasına denir.

*Dest busı arzusuyla ger ölürsem dostlar

Kuze eylen toprağım sunun anınla yare su.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://osmanlitarihi.yetkinforum.com
 
EDEBİ SANATLAR
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Dark'n Stars :: | Eğitim & Öğretim | :: | Edebiyat - Türkçe |-
Buraya geçin: