Dark'n Stars
OSMANLI TARİHİ Yasak

Dark'n Stars


 
AnasayfaAnasayfa  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş
 

 OSMANLI TARİHİ

Aşağa gitmek 
Sayfaya git : 1, 2, 3, 4, 5, 6  Sonraki
YazarMesaj
a-sosyal
..::υzмαη üує::..
..::υzмαη üує::..
a-sosyal

Mesaj Sayısı : 454
Rep Gücü : 870
Doğum tarihi : 08/04/93
Yaş : 26
Lakap : _BY_ACABA_

OSMANLI TARİHİ Empty
MesajKonu: OSMANLI TARİHİ   OSMANLI TARİHİ I_icon_minitimeCuma Nis. 17, 2009 8:39 am

Osmanlı Arması



OSMANLI TARİHİ Osmanli_armasi




1- Tuğranın etrafındaki güneş motifi, padişahın güneşe benzetilmesinden ileri gelir

2- II. Abdülhamit'in tuğrası

3- Sorguçlu serpuş: Osman gaziyi ve tahtı temsil eder

4- Yeşil Hilafet sancağı

5- Süngülü tüfek: Nizam-ı Ceditle birlikte Osmanlı ordusunun asıl silahı olmuştur

6- Çift taraflı teber

7- Toplu tabanca

8- Terazi: şeşper ve asaya asılıdır, adaleti temsil eder.

9- (Üstte) Kuran-ı Kerim. (Altta) Kanunnameler.

10- Nışan-ı al-i imtiyaz: Devlet adına faydalı işlerde bulunmuş ilim adamları, idareci ve askerlere veriliyordu.

11- Nışan-ı Osmani: Sultan Abdülaziz Han tarafından 1862'de ihdas edilmiş olup, devlet hizmetinde üstün başarı sağlayanlara verilirdi.

12- Asa ve şeşper

13- Çapa, Osmanlı denizciliğini temsil eder.

14- Bereket boynuzu

15- Nışan-ı iftihar

16- Yay

17- Mecidi nişanı

18- Borazan, modern mızıka takımının kullandığı çalgı aletidir

19- Şefkat nışanı, 1878'de II. Abdülhamit Han tarafından ihdas edilmiş olup; savaş zamanında, büyük afetlerde devlete, millete hizmet eden kadınlara verilirdi.

20- Top gülleleri (Bazı armalarda bulunmuyor.)

21- Kılıç

22- Top, topçu ocaklarını temsil eder.

23- El siperlikli tören kılıcı: bu kılıç klasik Türk kılıcı olmayıp, o devirdeki subaylar tarafından kullanılırdı.

24- Mızrak.

25- Çift taraflı teber, orduda üst düzey görevliler tarafından üstünlük sembolü olarak kullanılmıştır.

26- Tek taraflı teber (balta)

27- Bayrak

28- Osmanlı sancağı

29- Mızrak: Son dönem mızraklı süvari alaylarını remzeder

30- Kalkan, Ortasında stilize edilmiş bir güneş motifi var. 12 yıldız: Rivayete göre bu 12 yıldız 12 burcu temsil eder. Güneş bu burçlar üzerinde hareket eder.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://osmanlitarihi.yetkinforum.com
a-sosyal
..::υzмαη üує::..
..::υzмαη üує::..
a-sosyal

Mesaj Sayısı : 454
Rep Gücü : 870
Doğum tarihi : 08/04/93
Yaş : 26
Lakap : _BY_ACABA_

OSMANLI TARİHİ Empty
MesajKonu: Geri: OSMANLI TARİHİ   OSMANLI TARİHİ I_icon_minitimeCuma Nis. 17, 2009 8:41 am

Devlet Yönetimi - 1

Devlet Yönetimi

Padişah

Osmanlı Devleti'nin yönetimine Al-i Osman diye adlandırılan Osmanlı ailesi dışında başka bir sülaleden hükümdar getirilmemiştir. Devletin ve milletin devamı ilkesine uyularak, bir isyan çıkmasının önüne geçmek amacıyla diğer şehzadeler öldürülürdü. Bu nedenle yıkılışına kadar, Osmanlı Devleti'nde Roma ve Bizans'ta olduğu gibi bir çok sülale iş başına geçmemiştir. I. Ahmet Dönemi'nden itibaren, kardeş katli kaldırılarak, oda hapsi uygulaması başlamıştır. Padişah, törelere göre, bütün güç ve kudreti elinde bulunduran ve memleketin sahibi sayılırdı. Padişah, şer'i hukuka aykırı olmamak şartıyla, birtakım hükümler verir, bunlar örf olarak adlandırılırdı.

Padişahlar aynı zamanda ordunun başkomutanı idi. XVI. yüzyıla kadar padişahlar, şehzadelikleri döneminde savaşlara katılır, ülke idaresi ve savaş teknikleri konusunda tecrübe kazanırlardı. Padişahlar, dini anlamda yetkilere de sahiptiler. Bu yetki Yavuz Sultan Selim'in, Mısır'ı alması ile Halife-i Müslimin, yani Müslümanların halifesi sanı ile belirtilmişti.

Padişah çocuklarına, çelebi veya şehzade denir, şehzadeler, babalarının sağlığında büyük bir sancağa tayin edilirdi. Buralarda, başlarında da "Lala" denilen devlet adamları olmak üzere, devlet yönetimi konusunda yetiştirilirlerdi. Her şehzade hükümdar olma hakkına sahipti. Tahta çıkma konusunda herhangi bir veraset sistemi yoktu. Osman Bey ve Orhan Bey döneminde padişahlık hakkı hanedanın bütün erkek üyelerine aitti.

Ancak, I. Murat döneminden itibaren padişahlık, padişah ve oğullarına bırakılmış, bu durum şehzadeler arasında zaman zaman taht kavgalarına sebep olmuştu. Fatih Kanunnamesi'nde bu durum; "şehzadelerin hangisine saltanat nasip olursa onun tahta geçeceği" şeklinde belirtilmiş, böylece bu kanunname ile kardeş katli yasallaşmıştır. I. Ahmet dönemi ile birlikte, ekber ve erşad yani en akıllı ve en yaşlı kişinin tahta geçmesi kuralı getirilerek veraset sistemi belirgin bir duruma gelmişti.

Osmanlı padişahları Halifelik yetkilerini ilk defa 1774'te imzalanan Küçük Kaynarca Antlaşması'nda Kırım Müslümanlarını dini açıdan kendilerine bağlıyarak kullanmışlardır.

Merkez Yönetimi

Saray

XV. yüzyılla birlikte Osmanlı Devleti giderek gelişmiş ve büyümüş, buna paralel padişahların oturduğu saraylar da büyümüş ve ihtişamı artmıştı. Bursa'nın başkent olduğu dönemlerde, burada bir saray yapılmış, ardından Edirne'nin alınması ile buraya da saraylar yapılmaya başlanmıştı. Fatih'in İstanbul'u fethi ile, önce bugünkü İstanbul Üniversitesi'nin bulunduğu alana, Saray-ı Amire yani "büyük saray" diye bilinen bir saray yapılmış, zamanla bu sarayın yetersiz kaldığına inanılarak, yine Fatih döneminde Topkapı Sarayı'nın yapımına başlanmıştı. Dört tarafı duvarlarla çevrili olan bu saray,değirmenleriyle, fırını ve bostanıyla, silah depolarıyla, ahırlarıyla, mescidleriyle adeta bir kasabayı andırmaktaydı. Bu dönemde saray, padişahın ailelerine ayrılan harem, devşirmelerden ve savaşlarda esir alınıp yetiştirilen gençler ve gönüllülerden oluşan Enderun ile sarayın dış hizmetlerine bakanlar için ayrılan Birun olmak üzere üç ana bölümden oluşurdu.

Birun

Osmanlı Devleti'nin zamanla gelişip büyümesi sonucu, başlangıçta basit ve sade olan saray teşkilatı yetersiz kalmış, sınırların hızla büyümesi ile devlet memurlarının sayısı artmıştı. Bu durum saraya da yansımış, saray görevlilerinin sayıları da artmıştı. Bu durumda iki terim ortaya çıkmıştı; Enderun ve Birun. Farsça bir kelime olan ve "dış" analamına gelen Birun, Osmanlı sarayında dış hizmetlere bakan, sarayda yatıp kalkmak zorunda olmayan padişah hocası, hekimbaşı, cerrahbaşı, hünkar imamı gibi kişilerin bağlı olduğu kısımdı. Bu insanlara "Birun Halkı" ya da "Dış Halkı" denirdi. Birun Halkı, Enderun Halkı'na göre daha üst seviyede idi. Birun terimi Tanzimat'ın ilanı ile kullanılmamaya başlanmıştı.

Enderun

Farsça bir kelime olan Enderun "iç" anlamına gelir. Enderun ve Enderun'a mensup halk, devşirme denilen hristiyan çocukları ile savaşlarda esir alınıp yetiştirilen gençler ve gönüllülerden oluşurdu. Devşirme kanununa göre sekiz ve on sekiz yaşları arasında toplanan ve daha sonra boy, gösteriş, ahlak ve zeka olarak seçilen bu bu gençler, önce Edirne Sarayı, Galat Sarayı ve İbrahim Paşa Sarayı gibi saraylarda Türk-İslam adet ve geleneklerine göre yetiştirilir, ardından Enderun'daki ihtiyaca göre buraya alınıp, kendilerine birer oda tahsis edilir, saray adabını öğrendikten sonra, yeteneklerine göre devlet memurluklarına atanırlardı. Bu odaların en önemlisine Hasoda denirdi. Kısaca Enderun, Osmanlı Devleti'ne, devlet memuru yetiştiren bir okuldu.

Harem

Arapça'da girilmesi yasak ve kutsal olan yer anlamına gelen harem, Osmanlı saray yapısında önemli bir yer tutar. Harem-i Humayun veya Harem Dairesi adı verilen bu kısım da tamamen padişah kadınlarına ayrılmıştı. Haremde bulunan kadınlar, Harem Ağası denilen, erkekliği yok edilmiş kişilerin kontrolündeydiler. Hareme alınacak kadınlar itina ile seçilir, bunlar ya değişik ırklardan seçme güzel kadınlar, ya da padişaha bazı devlet adamlarının göndermiş olduğu kadınlardan oluşurdu. Bununla birlikte bir takım cariyeler, yani savaşlarda esir alınan kadınlar da, Harem Ağası'nın seçimi ile hareme girebilirlerdi.

Harem-i Humayun aynı zamanda bilinenin aksine, padişahın giyim ve kuşamı dahil tüm özel işlerinin düzenlendiği bir kurumdu.

İstanbul Yönetimi

İstanbul, Osmanlı Devleti için kuruluş yıllarından itibaren hem siyasi hem de ticari açıdan önemini korumuştu. 1453 yılında İstanbul'un fethi ile, Osmanlı Devleti'ne başkentlik yapmaya başlayan şehir, Osmanlı tarihinde "payı taht-ı saltanat", yani "saltanatın başkenti" olarak anılmıştır.

İstanbul, ülke yönetiminde özel bir yere sahipti. Bütün merkez teşkilatının bulunduğu İstanbul'a özel memurluklar vardı. Bunlardan bazıları; İstanbul Ağası, İstanbul Kadısı, Şehremini idi.

Yeniçeri Ağası'nın bir gmrevi de İstanbul'un güvenliğini sağlamaktı. İstanbul Kadısı, şehirdeki şer'iyye mahkemelerinin başında bulunan, yani adalet işleri ile uğraşan kişi idi. Bu arada şehirde bulunan saray ve hükümete ait binaların onarım ve tamir işlerine bakan kişiye "Şehremini" denirdi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://osmanlitarihi.yetkinforum.com
a-sosyal
..::υzмαη üує::..
..::υzмαη üує::..
a-sosyal

Mesaj Sayısı : 454
Rep Gücü : 870
Doğum tarihi : 08/04/93
Yaş : 26
Lakap : _BY_ACABA_

OSMANLI TARİHİ Empty
MesajKonu: Geri: OSMANLI TARİHİ   OSMANLI TARİHİ I_icon_minitimeCuma Nis. 17, 2009 8:41 am

Divan-ı Hümayun

Osmanlı Devleti'nde bugünkü anlamda Bakanlar Kurulu, Danıştay, Yargıtay, Anayasa Mahkemesi gibi devlet kurumlarının görevlerini yerine getiren ve bizzat padişahın başkanlık yaptığı, birinci derecede devlet işlerinin görüşüldüğü divana Divan-ı Hümayun denir. Selçuklu, İlhanlı gibi Türk Devletlerinden örnek alarak oluşturulan Divan Teşkilatı ilk defa Orhan Bey zamanında kurulmuştu. Fatih Sultan Mehmet'e kadar divana padişahlar başkanlık ederken, Fatih'ten sonra divana sadrazamlar başkanlık etmeye başlamıştı. Divan, padişah nerde ise orda kurulurdu. Fatih devrine kadar Divana padişahlar başkanlık ederken, bu tarihten itibaren Vezir-i Azamlar başkanlık yapmış, padişah divan toplantılarını kafes arkasından dinlemişti.

Divan toplantılarında, birinci veya ikinci derecede siyasi, idari, askeri, örfi, şer'i, adli, mali işlerle birlikte, halkın şikayetleri ve davaları görüşülüp karara bağlanırdı. Divan hangi din ve mezhepten olursa olsun herkese açıktı. Divan üyelerinin başında, asli üye olarak kabul edilen; Vezir-i Azam, Vezirler, Kadıaskerler, Defterdarlar ve Nişancı sayılabilir. Bunlardan başka, Rei'sü'l Küttab, Kaptan-ı Derya, Yeniçeri Ağası da toplantılara katılırdı. Şeyhülislam Divan üyesi değildi.

Seyfiyye

Divanda padişaha ait yetkileri kullanmak üzere görevlendirilen sınıflardan biri olan Seyfiyye (ehl-i Örf), yürütme gücünü elinde bulunduran sınıftı. Seyfiyye; Sadrazamdan, en alt rütbedeki kapıkulu ve tımarlı sipahiye kadar uzunan bir sınıftı. Bu sınıfın Divan-ı Hümayun'daki temsilcileri vezirlerdi.

Sadrazam

Bugünkü anlamda başbakana eş olan Vezir-i Azam, Osmanlı Devleti'nin başlangıçta sayısı bir olan vezirlerin giderek sayısının artması üzerine, birinci vezire verilen addır. Vezir-i Azam, diğer Vezirler ve devlet ileri gelenlerinin başı ve hepsinin en ulusu sayılırdı. Vezir-i Azam, padişahın da mutlak vekiliydi. Vekilliğin işareti ise padişah tarafından kendisine verilen mühü, yani Mühr-ü Hümayun idi. Fatih devri ile birlikte divana başkanlık etmeye başlayan Vezir-i Azamlar, padişah savaşa gitmediği zamanlarda da ordu komutanı olarak sefere çıkar ve Serdar-ı Ekrem ünvanı alırdı. Vezir-i Azamlar XVI. yüzyılla birlikte, en büyük vezir anlamına gelen Sadr-ı Azam diye anılmaya başlanmış, sadrazamların yönetimdeki ağırlığı XVII. yüzyılla birlikte giderek artmıştı. Bu dönemde sadrazamlar devlet işlerini kendi saraylarında yönetir olmuş, bu nedenle sadrazam sarayı, "yüksek kapı" anlamında olan "Bab-ı Ali" denmeye başlanmıştı.

Vezirler

Osmanlı Devleti'nin kuruluş yıllarında vezir sayısı birdi. Zamanla vezirlerin sayıları artarak, Orhan Bey döneminde iki, Fatih döneminde dört, Kanuni döneminde yedi olmuştur. Vezir sayısının çoğalması ile birinci vezire Vezir-i Azam denmiştir. Kaynaklara göre ilk Vezir-i Azam, Çandarlı Halil Hayrettin Paşa'dır. Vezirler Divan-ı Hümayun'da Kubbe Altı'nda toplanıp kendilerine verilen görevlerle uğraştıkları için, Kubbe Veziri veya Kubbenişin diye de adlandırılmışlardır. Divanın doğal üyeleri olan Vezirler, üç tuğ taşır, maaş yerine kendisine tahsis edilen Has gelirlerinden faydalanırlardı.

Kaptan-ı Derya

Osmanlı Devleti'nde donanmanın başında bulunan kişiye Kaptan-ı Derya denirdi. Kaptan-ı Derya, divan üyesi olmakla birlikte, sadece İstanbul'da olduğu zamanlarda toplantılara katılırdı. Osmanlı Devleti, kuruluş yıllarında sınırları denizlere ulaşıp, denzi ötesi fetihlere başlanınca, gemiler yapmak ihtiyacı doğmuş, yapılan gemilerin her birine de "reis" ünvanı ile birer kaptan atanmıştı. Bu resilerin başındaki kişiye de "Derya Beyi" denmişti. Donanma büyüdükçe, donanmanın başında bulunan komutana Kapan-ı Derya denmeye başlanmıştı. Osmanlı Devleti'nde ilk Kaptan-ı Derya, Orhan Bey zamanında atanmış, bu göreve ilk gelen kişi de Karasioğulları kökenli, "Karamürsel Paşa" olmuştu. Tanzimat'ın ilanı ile birlikte Kaptan-ı Derya, Bahriye Nazırı olarak anılmaya başlandı.

Yeniçeri Ağası

Divan üyelerinden biri olan Yeniçeri Ağası, Yeniçeri Ocağı'nın en üst kademedeki komutanıydı. Yeniçeri Ağası, hem Yeniçeri Ocağı hem de Acemi Ocağı işlerinden sorumluydu. Ayrıca İstanbul'un asayişinden de sorumlu olan Yeniçeri Ağası, padişahın Cuma Selamlığı'na çıkışında, emrindeki Yeniçeriler ile namaz çıkışında selamlıkta bulunurlardı. Savaşlarda padişahın koruyucusu ve en yakın askeri olan Yeniçeri Ağası, Yeniçeri Ocağı'nın komutanı olması ve padiaşhın tahtta kalmasının çoğu zaman Yeniçerilerin elinde olması nedeniyle, padişahın bir numaralı adamı idi. 1826 yılında Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılması ile Yeniçeri Ağalığı da tarihe karışmıştır.

İlmiyye

Divanda padişaha ait yetkileri kullanmak üzere görevlendirilen diğer bir sınıftı. Ehl-i Şer olarak da bilinen İlmiyye sınıfı, medrese eğitimi almış alimlerden oluşurdu. Bu sınıfın devlet içindeki görevleri; tedris (bilgi aktarma), kaza (İslam hukukuna göre hüküm verme) ve ifta (yapılan işlerin şeriata uygun olup olmadığını kontrol etme) idi. İlmiyye sınıfının Divan-ı Hümayun'daki temsilcisi Şeyhülislam yani müftüydü.

Şeyhülislam

Şeyhülislam; kendisine sorulan genel veya özel konulardaki şeriata veya hukuka ait noktalara, Hanefi Mezhebi'ne göre cevap veren kişiydi. Verdiği bu cevaba da "feta" denirdi. Şeyhülislam'ın ilk defa ne zaman görevlendirildiği bilinmemektedir. Bazı kaynaklara göre şeyhülislam veya müftü tabiri ilk defa II. Murat zamanında kullanılmaya başlanmıştır. Yine kaynaklarda geçen ilk şeyhülislam, II. Murat dönemindeki Molla Şemseddin Fenari'dir. Osmanlı Devleti'nde, 1920'de bu göreve getirilen son Şeyhülislam, Medeni Mehmet Nuri Efendi'ye kadar toplam 129 kişi bu makama geçmiştir. Osmanlı tarihinde birçok Şeyhülislamın padişaha ters düştüğü veya ona sert söz söylediği görülmüştür.

Örneğin, Şeyhülislam Zenbilli Ali Efendi, kendisine görüşme teklif eden II. Bayezit'in teklifini reddetmişti. XVIII. yüzyıl ile birlikte bir ülkeye savaş ilan edilip edilmemesi Şeyhülislam'ın fetvasına göre belli olmaya başlamıştı. Önceleri Divan üyesi olmayan Şeyhülislamlar, XVI. yüzyıl ile birlikte Divan'a katılmaya başlamışlar, protokolde Kazaskerlerden sonra gelmişlerdi.

Kazasker

Kaynaklara göre, Osmanlı Devleti'nde, 1362'de I. Murat zamanında kurulan Kazaskerlik makamı, ilk defa Abbasiler döneminde görülmüştür. Anadolu Selçuklu Devleti'nde de benzer bir makam göze çarpar. Yine kaynaklara göre Osmanlı Devleti'nde Kazaskerlik makamına ilk kez Bursa kadısı Çandarlı Kara Halil getirilmiştir. Kazasker'in anlamı; asker kadısı, ordu kadısıdır. 1480'e kadar Kazasker sayısı birken, bu tarihden itibaren Anadolu ve Rumeli Kazaskeri olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Rumeli Kazaskeri, derece ve rütbe olarak Anadolu Kazaskerinden daha üstündü. Bu arada Kazasker, rütbe ve protokol bakımından vezirlerden hemen sonra gelirdi. Divan üyelerinden olan Kazasker, Divan'da büyük davalara bakarlardı.

Kazasker aynı zamanda, padişah sefere çıktığında onunla birlikte sefere çıkmaya mecburdurlar.

İlmiye sınıfından olan Kazasker, XIX. yüzyıla kadar Osmanlı Devleti'nin en önemli memurlarındandı.

Kalemiyye

Ehl-i Kalem olarak da adlandırılan bu sınıf, Osmanlı Devleti'nin idari ve mali bürokrasisini oluşturur. Kalemiyye sınıfının Divan-ı Hümayun'daki temsilcisi Reis-ül Küttap'tır.

Nişancı

Türklerde hükğmdar ferman ve beratlarına "nişan", bu işle sorumlu kişiye de Nişancı denirdi. Divan-ı Hümayun üyelerinden olan Nişancı, derece ve protokole göre vezirlerden sonra gelirdi. Osmanlı Devleti'nde ilk Nişancı'nın ne zaman görevlendirildiği bilinmemektedir. İlmiyye sınıfından seçilen Nişancı, birinci dereceden memur sınıfına girerdi. Nişancı'nın asıl görevi, padişah adına yazılan fermanlara, beratlara ve namelere, padiaşhın imzası demek olan tuğra çekmekti.

Padişah mektuplarının yazım işi XVI. yüzyılla birlikte Reis'ül Küttablar'a devredilince, Nişancılar sadece tuğra çekmekle görevlendirilmişlerdi. Nişancının bir başka görevi de Tahrir Defterleri'ni düzenlemek, yani fethedilen toprakları Has, Zeamet ve Tımar olmak üzere gelirlerine göre ayırarak defterlere kaydedip, bu toprakların dağıtımını yapmaktı.

Reis-ül Küttap

Katiplerin reisi anlamına gelen Reis-ül Küttap, XVII. yüzyıla kadar, Divan-ı Hümayun Katipleri'nin şefi pozisyonunda olmasına rağmen, Divan'ın asıl üyesi değildi. Bu dönemde Nişancı'ya bağlı bir memur olarak çalışırlardı. XVI. yüzyılda Divan üyesi olarak kabul edilmiş ve dış işlerinden sorumlu hale gelmişlerdi. Reis-ül Küttap'ın görevleri kanunnamelerde şu şekilde tanımlanmıştı; Padişah tarafından verilen hüküm ve kararları düzeltmek ve tamamlamak, fermana uygun olarak emirler yazmak ve padişah ve Vezir-i Azam'a gelen mektupları tercüme ederek cevap yazmak idi.

Defterdar

Osmanlı Devleti'nde mali işlerin başında bulunan, bugünkü anlamda Maliye Bakanı görevini yerine getiren kişiye Defterdar denirdi. Kaynaklara göre Osmanlı Devleti'nde ilk Defterdar, I. Murat'ın son zamanlarında veya I. Bayezit'ın ilk yıllarında göreve getirilmiştir. Diğer devlet memurluklarında da olduğu gibi, Osmanlı Devleti'nin büyümesine paralel olarak, başlangıçta bir olan Defterdar sayısı, Fatih devrinde Anadolu ve Rumeli Defterdatı olmak üzere ikiye çıkarılmıştı.

Divandaki yerleri Kazaskerler'den sonra gelen Defterdarlar, devletin gelir ve giderlerini yani bütçesini hazırlarlardı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://osmanlitarihi.yetkinforum.com
a-sosyal
..::υzмαη üує::..
..::υzмαη üує::..
a-sosyal

Mesaj Sayısı : 454
Rep Gücü : 870
Doğum tarihi : 08/04/93
Yaş : 26
Lakap : _BY_ACABA_

OSMANLI TARİHİ Empty
MesajKonu: Geri: OSMANLI TARİHİ   OSMANLI TARİHİ I_icon_minitimeCuma Nis. 17, 2009 8:42 am

Devlet Yönetimi - 2

Taşra Yönetimi

Taşra yönetiminin temeli tımar sistemi denilen, bir kısım asker ve devlet görevlilerine belli bölgelerde vergi kaynaklarının tahsis edilmesi, ve buna karşılık onlardan devlet için hizmet beklenmesi sistemine dayanırdı. Tımar sistemi sayesinde devlet, hem tahsis ettiği, miktarı belirlenmiş vergileri toplamak gibi ikinci bir iş yapmıyor, hem de çağrıldığında askere gelecek hazır bir kuvvet oluşturuyordu. Taşra Teşkilatı, küçükten büyüğe; köy (karye), nahiye, kaza, sancak (liva) ve eyaletlerden oluşmakta idi. Nahiyelerin köylerle birleşmesinden kazalar, kazaların birleşmesinden sancaklar, sancakların birleşmesi ile de eyaletler ortaya çıkmıştı. Bunlar arasında en fazla toprağa sahip birim kazalar ve sancaklardı. Kzalarda yönetici olarak, kadı, alaybeyi ve subaşı bulunurdu. Kadılar adli işlere, subaşılar ise asayişle ilgili işlere bakarlardı.

Sancakları ise Sancak Beyi denen kişi yönetir, bu kişi askeri ve idari işlerin tümünden sorumlu olurdu. Sancakların birlşemesi ile oluşan eyaletlerde ise başta Beylerbeyi denilen yönetici birisi bulunurdu.

Beylerbeyi bulunduğu bölgede, padişahın temsilcisi olarak bütün yönetimden sorumlu idi. Bunlar Anadolu ve Rumeli Beylerbeyi olarak ikiye ayrılmıştı.

Özel Yönetimli (Saliyaneli) Eyaletler

Tımar sisteminde, devlet tarafından tahsis edilmiş ve miktarı belirlenmiş olan vergiye dirlik denirdi. Saliyaneli eyaletlerde tımar sistemi uygulanmadığı için, buralardan yıllık vergi alınır, bu vergiye de yıllık anlamına gelen "saliyane" denirdi. İl kez Kanuni Sultan Süleyman zamanında oluşturulan bu birimlerin toprakları kesinlikle dirliklere ayrılmaz, yıllık gelirleri, iltizam denilen, verginin peşin olarak alınması , şeklinde toplanırdı. Bu vergileri toplayan kişilere de "mültezim" denirdi. Saliyaneli eyaletlerin başında; Trablusgarp, Tunus, Cezayir, Mısır, Bağdat, Basra, Yemen ve Habeşistan geliyordu.

Merkeze Bağlı (Saliyanesiz) Eyaletler

Osmanlı Devleti'nde taşra teşkilatı üç bölümden oluşmuştu. Bunlar; Merkez bağlı Eyaletler, Bağlı Beylik ve Hükümetler ile Özel yönetimi olan eyaletlerdi.

Tımar sistemi üzerine kurulmuş Osmanlı taşra teşkilatında, XVI. yüzyılla birlikte sınırların genişlemesi ile, ülkenin her yanında tımar sistemi uygulanamamış, bazı bölgeler bu uygulamanın dışında tutulmuştu. Tımar sisteminin uygulandığı eyaletlere, "saliyanesiz", tımar sisteminin uygulanmadığı yerlerede "saliyaneli" eyalet denirdi. Saliyane, yıllık demektir. Tımar sisteminin uygulanmadığı eyaletlerden alınan yıllık vergiye de bu ad verilir. Saliyanesiz eyaletlerin bazıları; Rumeli, Bosna, Temeşvar, Budin, Eğri, Anadolu, Zülkadinye, Trabzon, Şam, Halep, Raka, Diyarbakır, Van, Kars ve Kefe idi.

Eyalet

Osmanlı Devleti'nde şimdiki anlamda "il" olarak bilinen idari birimdi.

Eyaletlerin başındaki yöneticiye "beylerbeyi" denirdi. Fakat beylerbeyi, bugünkü validen daha fazla yetkilere sahipti. Eyalet valileri, sadece idari memur olmayıp aynı zamanda savaş durumunda mahiyetindeki adamları ve askerleri ile savaşa katılırdı. Eyaletler sancaklara ayrılmıştı.

Sancakların başında da "sancak beyi" bulunurdu.

Sancak

Osmanlı Devleti'nde idari bir birim olan sancak, kazaların birleşmesi ile oluşurdu. Sancak, liva olarak da isimlendirilirdi. Sancakların başında "sancak beyi" yani "mutasarrıf" bulunurdu. Sancakların bir araya gelmesi ile eyaletler oluşurdu.

Kaza

Osmanlı mülki yapılanmasındaki kaymakam idaresinde bulunan idari birime verilen addır. Klasik dönemde taşra yönetiminde önemli bir yer tutan kazalar, kadıların idari yargı fonksiyonunun azalmasından dolayı XVIII. yüzyılda önemini yitirmiştir.

Nahiye

Osmanlı taşra yönetiminde, en alt birimdir. Daha çok bir kaç köyden oluşurdu. Günümüzde "bucak" olarak bilinen bu idari birimin başında "nahiye müdürü" bulunurdu.

Bağlı Beylik ve Hükümetler

Osmanlı Devleti idari teşkilatında, eyalet teşkilatı dışında kalan ve iç işlerinde serbest ancak Osmanlı Devleti'nin hakimiyetini kabul etmiş, imtiyazlı, yani özel statülü beylik ve hükümetler de vardı. Bunların başlıcaları Kırım Hanlığı, Sırbistan, Eflak, Boğdan, Erdel ve Hicaz Emirliği idi. Bunların kralları veya beyleri kendi asilzadeleri arasından, Osmanlı Devleti tarafından seçilmekte ve gördükleri himayeye karşı, Osmanlı Devleti'ne belirli miktarda vergi ve asker göndermek zorundaydılar. Ancak Kırım Hanlığı ve Hicaz yanş Mekke-i Mükerreme Emirliği bu statünün dışındaydı. Bu yapılanma ilk kez Fatih Sultan Mehmet zamanında oluşturulmuştu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://osmanlitarihi.yetkinforum.com
a-sosyal
..::υzмαη üує::..
..::υzмαη üує::..
a-sosyal

Mesaj Sayısı : 454
Rep Gücü : 870
Doğum tarihi : 08/04/93
Yaş : 26
Lakap : _BY_ACABA_

OSMANLI TARİHİ Empty
MesajKonu: Geri: OSMANLI TARİHİ   OSMANLI TARİHİ I_icon_minitimeCuma Nis. 17, 2009 8:43 am

Toprak Yönetimi


Toprak Yönetimi

Miri Arazi

Bu topraklar her türlü işletim hakkı devlete ait olan topraklardı. Bu topraklar, topraktan alınan verginin büyüklüğü ve hizmete göre çeşitli bölümlere ayrılmıştı. Miri toprak üzerinde yaşayan kişiler, bu toprakların asıl sahibi olmayıp, kiracı konumundaydılar.

Osmanlı Devleti'nde Miri toprağın kullanım şekli şu şekilde idi : Tımar sisteminde; bir kısım asker ve ya devlet görevlilerine belirli bölgelerde vergi kaynakları tahsis edilir, karşılık olarak da onlardan devlet görevlilerine belirli bölgelerde vergi kaynakları tahsis edilir, karşılık olarak da onlardan devlet için bir takım hizmetler beklenirdi. Miri Arazi de de; Osmanlı Devleti, bir toprağı fethettiğinde, ki bu toprağın hıristiyan toprağı veya Müslüman toprağı olması önemli değildi, toprak boş bırakılmayıp ekilmek şartıyla eski sahiplerine verilir, bu topraklarda ziraat yoluyla elde edilne vergiler, direkt devlete değil de, o yerin geliri hizmet karşılığı kime verilmişse ona verilirdi.

Toprağı boş bırakan, yani üretim yapmayan köylüden "çift bozan" vergisi alınır, eğer köylü toprağı üç yıl işlemeden bırakırsa, toprak elinden alınırdı. Miri toprakların en önemli bölümünü savaşlarda yararlılık gösteren kişilere verilen Zeamet ve tımarlar oluştururdu. Dirlik ismi verilen ve Osmanlı toprak yönetiminde genel adıyla tımar olarak bilinen bu topraklar, gelir açısından çoktan aza doğru; Has, Zeamet ve Tımar olarak sıralanırdı.

Ocaklık

Ocaklık arazi, Geliri kale koruyucualrı ve tersane giderleri için ayrılan topraklardı.

Dirlik

Dirlik; terim olarak, tımar sistemi ile devletin bazı hizmetler karşılığında, bir takım asker ve memurlara verdiği miktarı belirli gelir kaynaklarının genel adıdır.

Dirlik sistemi ile devlet, daha çok ürün olarak alınan vergileri toplayıp hazineye aktarmak gibi bir yükten kurtuluyor, bu işi vergileri kaynağından toplayabilecek görevlilere bırakıyordu. Bu görevliler hem kendilerine vergileri bırakılmış dirlik alanını yönetiyor, hem de çağrıldığı anda beslediği askerlerle savaşlara katılabiliyordu. Miri arazinin en önemli bölümünü oluşturan bu dirlik sistemi ile devlet ordusunun büyük bir bölümünü oluşturan atlı eyalet askerlerini meydana getiriyordu. Dirlik arazide toprak dirlik sahibinin mülkü değildi, yani Miri arazinin, devlete ait arazi olmasından dolayı, bu toprakların asıl sahibi devlettir. Dirlik sahibi, torağın sahibi değildi ama dirlik bölgesini koruma, kollama ve gözetme hakkına sahipti. Bu yönetim hakkını hiçbir zaman keyfi olarak kullanamaz, kadı denetiminde dirliğini yönetirdi.

Has

Has ; yıllık geliri 100 bin akçe ve üzerinde olan topraklara verilen isimdi. Haslar genelde, birinci derecedeki , padişah, vezirler, beylerbeyi, sancak beyi gibi devlet memurları ile hanedan üyelerine verilirdi. Padişah hasları dışındaki devlet memurlarına verilen haslar, bu kişilerin görevde bulundukları sürece kendilerine ait olur, görevden ayrılmaları veya ölmeleri halinde bu şahıslar dirliklerini kaybederlerdi. Devlet memurları içinde yıllık geliri en fazla olan Vezir-i Azam hassıdı. Has olarak ayrılan toprakların yönetimine bizzat padişah veya birinci derece devlet memurları karışmaz, onun yerine voyvoda denilen kişiler yönetirdi. Ancak bu toprakların öşür ve diğer vergileri has sahibine ait olur, bölgede yaşayan köylü üretim yapmazsa toprak elinden alınarak bir başkasına verilirdi. Burda önemli olan nokta, Has sahibinin gelirinin her beşbin akçesi için, devlete cebelu denilen askerlerden bir asker beslemesidir.

Zeamet

Zeamet; yıllık geliri 20 bin akçeden 100 bin akçeye kadar olan dirliklere verilen isimdir. Zeametler genelde, eyaletlerde bulunan hazine ve tımar deftardarlarına, sancaklardaki alay beylerine, divan katiplerine, kadılara, subaşılarına kısaca ikinci derece devlet memurlarına verilirdi. Bu kişiler çok önemli bir suç işlemedikçe Zeametleri ellerinden alınmazdı. Zaim adı verilen Zeamet sahipları, tıpkı Haslarda olduğu gibi gelirinin ilk beşbin akçesi hariç, sonraki her beş bin akçe için bir cebelu beslemek zorunda idi. Zaim öldüğü zaman, Zeamet başka bir kişiye verilirdi.

Tımar

Dirlik arazinin en önemli bölümünü oluşturan tımar; yıllık geliri 3.000 ile 20.000 akçe arasında olan topraklara verilen isimdi. Tımar sistemi, Osmanlı Devleti'nde hem askeri gücü, hem de ekonomik ve sosyal yapıyı doğrudan etkilemişti. Şöyle ki devlet, tımar sistemi ile bir kısım asker ve devlet görevlilerine belli bölgelerdeki gelir kaynaklarını verir, buna karşılık, bu insanlardan devlet için hizmet beklerdi. Bu gelir kaynaklarına da dirlik denirdi.

Tımar sistemi, yapı olarak, Dört Halife Devri'ndeki, Büyük Selçuklu, Anadolu Selçuklu ve İlhanlılardaki ikta sistemine benzemekte idi. Osmanlı Devleti'nde tımarla ilgili ilk kayda I. Murat devrinde rastlanmaktadır.

Tımar sisteminin uygulanış bakımından Avrupa'daki feodal sistemin aynısı olduğu iddia edilse de, araalarında önemli farklar vardır. Birincisi, Feodal derebeyleri, toprağın gelirini almakla kalmaz, toprak üzerindeki her şeyin sahibi sayılırlardı. Feodallerin toprağı istedikleri gibi kullanım hakları vardı. Kralın bunları azletme yetkisi yoktu. Halbuki, tımar sahipleri, tamamen merkezi idareye bağlı olmakla beraber, toprak üzerinde bir kiracı durumunda idiler. Toprakları her an ellerinden alınabildiği gibi, yetkileri kanunlarla sınırlı idi. Yani, Sahib-i Arz denilen tımar sahipleri, ellerindeki arazinin değil, bu topraklardan elde edilen üründen devlet adına topladığı verginin sahibiydiler. Bunu da belli sorumluluklar ve yükümlülükler karşılığında yaparlardı. Tımar sahibi, kanunlara aykırı hareket ederse elindeki toprak alınırdı. Ayrıca bu topraklarda yaşayan köylüler, feodalizmde olduğu gibi köle değildi.

Tımar sahipleri, elinde bulundurduğu tımarın gelirine göre savaşa asker götürmekle yükümlü idi. Örneğin, 9.000 akçelik geliri olan tımar sahibi ilk 3.000 akçeyi kendisine ayırır, kalan 6.000 akçeyle de iki cebelu beslerdi. Tımarlar, tımar sahiplerinin görevlerine göre isimlendirilirdi.

Bunlardan ilki olan Hizmet Tımarı, bazı cami imam ve hatipleri ile saray hizmetlerine verilirdi. Mustahfız denilen ikinci grup tımar, kale komutanları ve askerlere bulundukları kaleyi korumaları için verilen tımardı. Üçüncü grup tımar ise Eşkinci Tımarı idi. Savaşlarda yararlılık gösterenlere verilen bu tımar en çok görülen tımardı. Tımar sistemi XVI. yüzyıl sonlarına doğru bozulmaya başlamış, tımar dağıtımında, kanunların aksine, tımar gerekli kişilere verilmeyip, rüşvet yoluyla askerlikle ilgisi olmayan kişilere verilmeye başlanmış ve giderek eski önemini kaybetmişti.

Yurtluk

Miri arazi çeşitlerinden olan Yurtluk arazi, sınır boylarına yerleştirilen Türkmenlere bırakılır, kendisine bu şekilde bir arazinin geliri verilen kişi, resmen o yerin sahibi sayılmaz, araziyi satamaz, bağışlayamaz veya vakıf olarak değerlendiremezdi. Tımardan farkı ise, hizmet karşılığı verilmemesiydi.

Mukata'a

Dört Halife devrinde, Büyük Selçuklular'da daha sonra Anadolu Selçuklularında ve İlhanlılardaki görülen ikta sisteminin devamı olan Mukata'a arazi, devlete ait olan toprakların, gelirleri doğrudan devlet hazinesine aktarılarak kiraya verildiği topraklardı. Bu toprakların gelirleri iltizam yoluyla toplanırdı.

Vakıf Arazi

Vakıf Arazi ; gelirleri ya cami gibi dini kuruluşlara, ya medrese gibi eğitim kuruluşlarına ve ya köprü, hastane gibi sosyal kurumlara aktarılan topraklardı. Bu topraktan sorumlu kişi, toprak hangi vakfa bağışlanmışsa vergisini o vakfın harcamaları için kullanılmak üzere vakfa öderdi.

Mulki Arazi

Arazi-i Memlüke de denilen mülk arazi, işletim hakkı tamamen sahiplerine ait olan topraklardır. Kişilere özel diğer bütün mallar gibi, mülk arazi de sahipleri tarafından miras bırakılabilir, satılabilir, hibe edilebilir, rehin bırakılabilir veya vakıf araziye çevrilebilirdi. Mülk arazi toprakları Öşri Arazi ve Haraci Arazi olmak üzere ikiye ayrılıyordu.

Öşri Arazi

Arazi-i Öşriyye olarak da bilinen Öşri Arazi, ya fetihten önce Müslümanların elinde bulunan arazi ya da fethedildiği zaman Müslümanlara verilmiş olan topraklardı. Bu topraklar sahiplerinin mülkü olup mülk sahipleri yaptıkları ziraat oranında elde ettikleri ürünün onda birinden, beşte birine kadar devlete vergi vermekle yükümlüydüler.

Haraci Arazi

Arazi-i Haraciyye olarak bilinir. Mülki arazinin bir çeşidi olan Haraci arazi, hristiyan halka ait topraklardı. Bu topraklar tıpku öşri topraklar gibi, sahiplerinin elde ettikleri ürünün onda birinden beşte birine kadar toprak vergisi vermekle yükümlü oldukları topraklardı.

.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://osmanlitarihi.yetkinforum.com
a-sosyal
..::υzмαη üує::..
..::υzмαη üує::..
a-sosyal

Mesaj Sayısı : 454
Rep Gücü : 870
Doğum tarihi : 08/04/93
Yaş : 26
Lakap : _BY_ACABA_

OSMANLI TARİHİ Empty
MesajKonu: Geri: OSMANLI TARİHİ   OSMANLI TARİHİ I_icon_minitimeCuma Nis. 17, 2009 8:43 am

Ordu Yönetimi

Ordu Yönetimi

Kara Kuvvetleri

Osmanlı Devleti askeri teşkilatı daha çok, Anadolu Selçuklu Devleti'nin, İlhanlılar ve Memlükluların askeri teşkilatlarına benzerlik göstermektedir. Kuruluş yıllarında merkeze bağlı beyler, kendilerine bağlı aşiret kuvvetleri ile merkez emrinde savaşa katılmışlar, bu birliklerin tamamının atlı olması nedeniyle, sürekli savaşa hazır bir kara kuvvetine ihtiyaç duymuşlardı. Oluşturulan bu kara ordusunun atsız askerlerine "yay", atlı askerlere de "müsellem" denmişti. Onlu sistem denilen ve askerlerin onar ve yüzer kişilik mangalar ve bölüklere ayrıldığı, on kişilik grupların "onbaşı", yüz kişilik grupların "yüzbaşı", bin kişilik birliklerin de "binbaşı" denilen subayların emrine verildiği bu ordu teşkilatı, Kapıkulu Ocakları'nın kuruluşuna kadar savaşlara katılmıştı. Osmanlı Devleti'nde kara ordusu temelde üç bölüme ayrılırdı: Kapıkulu Askerleri, Eyalet Askerleri ve Yardımcı Kuvvetler.

Kapıkulu Askeri

Kapıkulu Piyadeleri

Osmanlı Devleti, Rumeli yönünde gelişmeye başlayınca sürekli bir orduya ihtiyaç duyulmuştu. Bu amaçla kullanılmaya başlanan Devşirme sistemi ile savaşlarda esir alınan hristiyan gençlerden veya Osmanlı egemenliğindeki hristiyan erkek çocuklarından, en gözde ve en yetenekli olanlar seçilir, bunlar önce Anadolu'da sekiz yıl Türk köylülerinin yanında Müslüman adet ve gelenekleri ile yetiştirilir, ardından Acemi Ocağı'na alınırdı. Bu kurum Kapıkulu Ocağı'nın çekirdeğini oluştururdu. Acemi Ocağı'nda sekiz yıl eğitim alan bu gençler daha sonra Yeniçeri Ocağı'na kaydedilirlerdi. Kapıkulu Ocağı toplam altı bölümden oluşurdu.

Bunlar, Yeniçeri Ocağı'na eleman yetiştiren Acemi Ocağı, Yeniçeri Ocağı, ordunun silah ve cephanesinin bakım ve onarım işini yapan Cebeciler, ordudaki top kullanımı ve top dökümü ile görevli Topçu Ocağı, bu topları savaş alanına götürmekle görevli Top Arabacılar, havan topuna benzer toplar kullanan Humbaracılar, kale kuşatmaları sırasında düşman surları altına tünel kazarak, surları yıkmakla görevli Lağımcılar ve son olarak, ordunun savaş sırasında su ihtiyacını karşılayan Sakalar'dır.

Yeniçeri Ocağı

Osmanlı Devleti'nde bizzat padişah hizmetine ait yaya kuvvetlerine Yeniçeriler, bunların bağlı olduğu kuruma da Yeniçeri Ocağı denirdi. Yeniçeri Ocağı'nın temelleri, ilk defa 1362 yılında I. Murat zamanında atılmıştı. Yeniçeriler, padişahın emri altında ve bizzat ona bağlı oldukları için "kapı kulu" diye de bilinirler. Yeniçeri Ocağı'nın başında bulunan kişiye Yeniçeri Ağası denirdi. Yeniçeriler, Acemi Ocağı denilen, Yeniçeri Ocağı'na asker yetiştirmek için kurulmuş ocaktan yetişirlerdi. Acemi Ocağı'na alınan gençler, ya savaşlarda elde edilen erkek hristiyan esirler, ya da Osmanlı egemenliğindeki hristiyan halkın erkek çocuklarıydı. Devşirme sistemi denilen sistemle en gözde ve en yetenekli çocuklar önce Anadolu'da sekiz yıl Türk köylülerinin yanında Müslüman adet ve gelenekleri ile yetiştikten sonra Acemi Ocağı'na alınır, burda da sekiz yıl eğitim alanlar Yeniçeri Ocağına kaydedilirlerdi.

Yeniçeri Ocağı, orta denilen 196 bölükten oluşurdu. Yeniçeriler, askerlik dışında hiç bir işle uğraşmazlardı ve XVI. yüzyıl başlarına kadar evlenmeleri yasakdı. Yeniçeri Ocağı, XVI. yüzyıl sonlarına kadar Osmanlı ordusunun en güçlü yaya kuvveti iken, bu tarihten sonra bozulmaya başlamış, devşirme kanununa aykırı ocağa alımların apılması ile talimsiz başıboş kimseler ocağa girer olmuştu. Böylece Ocak, devlet adamlarını tayin ettiren ve görevden alan, padişahları tahttan indiren veya tahta çıkaran bir kuvvet haline gelmişdi. Zaman zaman ocak için yapılan düzeltme çalışmaları da bir sonuç vermemiş ve sonunda 15 Haziran 1826 tarihinde II. Mahmut tarafından kaldırılmıştı. Bu olay Osmanlı tarihinde "Vaka-yı Hayriye" olarak bilinir.

Acemi Ocağı

Acemi Ocağı, Yeniçeri Ocağı'na asker yetiştirmek için kurulmuştu. Acemi Ocağı'na alınacak gençler; ya savaşlarda elde edilen erkek Hristiyan esirlerden, ya da Osmanlı egemenliğindeki hristiyan halkın erkek çocuklarından seçilirdi. Devşirme sistemi denilen bu sistemle en gözde ve en yetenekli çocuklar önce Anadolu'da sekiz yıl Türk köylülerinin yanında Müslüman adet ve gelenekleri ile yetiştikten sonra Acemi Ocağı'na alınır, burda da sekiz yıl eğitim alanlar Yeniçeri Ocağı'na kaydedilirlerdi.

Devşirme işinden Yeniçeri Ağası sorumluydu.

Cebeciler

Cebeci Ocağı, Yeniçerilere ok, yay, kılıç, tüfek, barut, zırh, tolga gibi savaş aletlerini sağlardı. Cebeciler denilen bu sınıf, savaş zamanı Yeniçerilere silahlarını dağıtır, savaştan sonra da toplayarak bozukları tamir ederlerdi. Acemi Ocağı'ndan meydana getirilen bu sınıfın komutanına Cebeci Başı denirdi.

Topçular

Savaş topu dökmek, top mermisi yapmak ve top kullanmak için kurulan bu sınıf, Kapıkulu Ocağı'nın piyadeler denilen yaya kısmına dahildi. Kaynaklara göre, Osmanlı ordusunda ilk top I. Murat zamanında meydana gelen 1389'da yapılan Kosova Savaşı'nda kullanılmıştı.

Topçu Ocağı, asıl Fatih Sultan Mehmet zamanında geliştirilmişti. Savaşlarda kullanılan toplar sadece devlet merkezinde dökülmez, kuşatılan kalenin hemen yanında da dökülürdü.

Top Arabacılar

Osmanlı Devleti'nin ilk devirlerinde kullanılan toplar çok basit ve hafif olduğu için deve, katır ve atlarla nakledilebilirdi. XV. yüzyılla birlikte topçuluğun gelişmesi üzerine, dökülen büyük topların taşınması amacıyla Top arabacıları Ocağı kuruldu. Bu ocağa da gerekli eleman Acemi Ocağı'ndan sağlanırdı. Top Arabacıları Ocağı'nın başında bulunan kişiye "Arabacıbaşı" denirdi.

Humbaracılar

Humbara, Osmanlı ordusunda kullanılan demirden yuvarlak, içi boş, barut, demir ve kurşun parçaları doldurulmak suretiyle havan topu olarak kullanılan bir aletti. Humbaracı da bu aleti kullananlara verilen isimdi. Humbaracıların komutanınan "Humbaracı Başı" denirdi. Humbaracı Ocağı, Kapıkulu Ocağı'nın piyade sınıfına mensuptu.

Lağımcılar

Lağım, Osmanlı askeri terminolojisinde; Kale kuşatmalarında, surlarda gedik açmak ve ya düşman ordugahına zarar vermek amacıyla açılan tünellere denirdi. Bu işi yapanlara da "lağımcı" olarak isimlendirilirdi. Lağımcıların bir diğer görevi de; ordu ağırlıklarının geçirilmesi için, köprü yapmak ve düşamn lağımlarını yok etmekti. Lağımcıların başında bulunan kişiye "Lağımcı Başı" denirdi.

Sakalar

Arapça, su taşıyan, su getiren anlamındaki "sakka" kelimesinden türetilmiş bir sözcük olan Saka, savaşlarda Yeniçerilerin su ihtiyacını karşılamakla görevli kişilere verilen isimdi.

Kapıkulu Süvarileri

Kapıkulu Süvarileri; padişaha yani saraya bağlı atlı birliklerdi. Bütünüyle Yeniçeri Ocağı'ndan terfi edenlerden oluşturulan bu sınıf, Türk olan tımarlı sipahilerle karıştırılmasın diye Kapıkulu Süvarileri ismiyle anılmıştı. Bunlara sadece sipah da denirdi. Kapıkulu Süvarileri, I. Murat zamanında sipah ve silahtar isimleriyle iki bölük halinde oluşturulmuş, daha sonra bunlara, Sağ ulufeciler ve Sol Ulufeciler ile Sağ Garipler ve Sol Garipler eklenmişti. Sipah ve Silahtarlar savaş sırasında padişahın çadırını, Sağ Ulufeciler ve Sol Ulufeciler saltanat sancaklarını, Sağ Garipler ve Sol Garipler ise ordunun ağırlıkları ile hazineyi korumakla görevliydiler. Kapıkulu Süvarileri'nin tamamı atlı oldukları için, İstanbul'da bulunmaz, Edirne ve Bursa'da yaşarlar, savaş öncesinde orduya katılırlardı.

Ulufeciler

Sağ Ulufeciler

Sol Ulufeciler

Garipler

Sağ Garipler

Sol Garipler

Tımarlı Sipahiler

Osmanlı Devleti'nin en önemli askeri kuvveti sayılan Tımarlı Sipahiler, tımar olarak adlandırılan topraktan aldıkları gelir karşılığı savaş zamanında, kendi hayvanları ve yetiştirdikleri Cebelu ile savaşa katılan atlı süvari askerlerine verilen isimdi. Yani devlet köylüden her sene alacağı vergiyi bizzat kendisi almayarak bu vergiyi askeri hizmet kaşılığı Tımarlı Sipahiye devretmişti. Tımarlı Sipahiler daha çok sınır boylarında, akıncılık, çapulculuk ve karakol görevlerini yerine getirir, aynı zamanda savaşlarda piyadelerin korumasını da üstlenirlerdi. Bazı kaynaklara göre Tımarlı Sipajhiler ilk defa Orhan Gazi zamanında kullanılmıştı.

Yardımcı Güçler

Öncü birlikler de denilen bu kuvvetler, genellikle sınır boylarında yaşayan Türklerden oluşmaktaydı. Bunlar Akıncılar ve Azaplar denilen kuvvetlerdi ki, tamamı atlı birliklerden oluşurdu. Akıncıların görevi, ordunun geçeceği yerlerin keşfini yapmak, düşman arazisini tanımak, orduya yolaçmak ve düşmanın gözünü korkutmak, ordunun geçeceği yerlerdeki tarım ürünlerini korumak ve elde edilen esirlerden düşamın durumunu öğrenmekti. Mükemmel bir yapıya sahip olan Akıncılar, düşman topraklarına yaptıkları akınlarda, düşmanın yiyecek, içecek ve cephanesini tahrip ederek, düşmanın moralini bozarlardı. Osmanlı Devleti'nde en meşhur akıncı komutanları, Evranosoğlu, Mihaloğlu, Malkoçoğlu idi.

Azaplar ise, Akıncılar'ın aksine piyade yani yaya birliklerdi. Azap kelime olarak, evli olmayan bekar anlamına gelmektedir. Anadolu'dan toplanan güçlü ve kuvvetli erkeklerden oluşturulan bu sınıf, savaş esnasında Yeniçerilerin önünde bulunur ve düşmana ilkonlar saldırırdı.

Akıncılar

Azaplar

Deniz Kuvvetleri

Osmanlı Devleti, kuruluş yıllarında gittilkçe genişleyince, donanmaya olan ihtiyaç artmış, bu dönemde gemi ihtiyacı Karesioğulları Beyliği'nden sağlanmıştı. 1390 yılında Gelibolu'nun alınması ile ilk tersane burada kurularak, denizcilik yolunda ilk adım atılmıştı.

Zamanla donanmaya sahip bir takım Türk beyliklerinin de Osmanlı topraklarına katılması ile yavaş yavaş ilerde kurulacak olan büyük donanmanın çekirdeği oluşturulmuştur. Osmanlı donanması özellikler Yıldırım Bayezit zamanında gelişme göstermiş, İstanbul'un fethi sırasında Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılan 400 parçalık donanma ile Osmanlı Devleti'nin o dönemde denizlerdeki rakipleri; Cenevizliler ve Venediklilerle boy ölçüşebilecek düzeye gelmişti.

Fatih döneminde donanma güçlenmesine rağmen Venediklilere karşı denizlerde önemli bir başarı sağlanamamıştı. Osmanlı donanmasının en mükemmel olduğu yıllar Kanuni Sulatn Süleyman dönemiydi. Bu dönemde, Piri Reis gibi ünlü denizcilerin yanında Barbaros Hayreddin Paşa, Turgut Reis, Seydi Ali Reis, Oruç Reis gibi kişilerin Osmanlı Devleti'ne katılması ile donanma Akdeniz'de Avrupa donanmalarından üstün bir hale gelinmişti. Bu üstünlük 1539'deki Preveze Deniz Savaşı ile perçinlenmişti. Osmanlı donanması Kanuni döneminin hemen sonra Kıbrıs'ın fethini takiben, 1571 yılında İnebahtı'da bozguna uğramışsa da, kısa sürede 250 parça donanmayı denize indirebilmişti. Donanmanın başındaki kişiye Kaptan-ı Derya denirdi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://osmanlitarihi.yetkinforum.com
a-sosyal
..::υzмαη üує::..
..::υzмαη üує::..
a-sosyal

Mesaj Sayısı : 454
Rep Gücü : 870
Doğum tarihi : 08/04/93
Yaş : 26
Lakap : _BY_ACABA_

OSMANLI TARİHİ Empty
MesajKonu: Geri: OSMANLI TARİHİ   OSMANLI TARİHİ I_icon_minitimeCuma Nis. 17, 2009 8:44 am

AHİLİĞİN OSMANLI DEVLETİNİN KURULUŞUNDAKİ ETKİLERİ


Ahîler, cihat anlayışları gereği, sürekli olarak savaş yapılan "uç" bölgelerine yönelmişlerdir. Bu duygu onları, Osmanlı Beyliği'nin kuruluş bölgesine doğru harekete geçirmiştir. Çünkü, oralar savaşa uygun yerlerdir. Dönemin istikrarsızlığı, Anadolu Selçukluları'nın yönetim zayıflığı ve Moğol baskısı, "uç"lara yönelişi hızlandıran diğer faktörler olmuştur.
Uç'ta faaliyet gösteren Osman Gazi'nin amacı, basit bir toprak kazanma ve orada egemenlik kurmadan ibaret değildi. Onun ideali, İlâ-yı Kelimetullah'ı, yani "Allah'ın adı"nı her tarafa yaymaktı. Bu nedenle, diğer Derviş gaziler gibi Ahîler de Osman Gazi'nin etrafında oluşan halkaya katıldılar. Osman Gazi'nin kuvvetlerine katılan derviş gaziler ve Alperenler, pirlerinin "şu ata bin, batıya git, atın durduğu yerde in ve hemen hizmete başla" emrinin gereğini yaptılar. Akıncı derviş-gaziler, Türk'ün "Gökyüzünü vatanının çadırı yapma" idealini İslâm'ın "yeryüzünü secde yapmaya uygun duruma getirme ve zamana ezan sesiyle hâkim olma" anlayışı doğrultusunda harekete geçtiler(1).



Orta Anadolu'da Selçuklu-İlhanlı Devleti hâkim olurken, uçlarda, sınır bölgelerinde ve dağ kesimlerinde Türkmenler egemen durumdaydı. Doğudaki asayişsizlik ve istikrarsızlık, baskı ve zulüm yüzünden göçen bir çok din âlimi, şeyh ve Türkmen babası da uçlarda sığınak bulurken, aynı zamanda kitleleri peşlerinden sürüklüyorlardı. Osman Gazi'nin çevresinde toplanan şeyh ve Türkmen babaları peşlerinden sürükledikleri; "... yarı Şamanî olan bu Türkmenleri İslâmlaştırıyor; Uçlarda İslâm kültürünü ve gaza mefkûresini kuvvetlendiriyor; bu sebeple de bu Türkmen istilaları gaza ve Türkmen beyleri de uç gazileri sıfatını kazanıyordu. Bu uçların dervişlerle ve zaviyelerle dolmuş olmasının sebebi budur.(2)"

Ahîlerin uçlarda, yani Osmanlı Beyliğinin kurulduğu bölgelerde çok önemli roller oynadıkları, fetihlerin gerçekleşmesinde büyük gayretleri olduğu bilinmektedir. Ahîler, fütühatı başarmak için Osmanlı ordularına yalnız örgütlü ve imanlı savaşçı sağlamakla kalmayıp, halk arasında dinî ve sosyal fikirleri propaganda etmekle de uğraşmışlardır. Onlar, faaliyete geçtikleri ülkelerin sosyal yapısında ve siyasî örgütlerinde büyük yenilikler yaparak, yeni gelenlerle yerli halkın kaynaşmasını sağlayarak fütühat işlerini kolaylaştırmışlardır. Rum ilini, İslâmlaşmasında, derviş-gazilerin, alperenlerin ve Ahîlerin büyük rol oynadıkları bilinmektedir.

Barkan, derviş kütlesinin fetihlerde oynadıkları rolü şöyle anlatmaktadır:

"... bazı delillere göre diyebiliriz ki, orta zaman hukukiyatına karşı yeni bir sosyal nizam ve adalet telakkisi taşıyan ve esrarengiz bir din propagandası şekline bürünen misyoner Türk dervişlerinin telkinatı ordularla birlikte ve hatta ordulardan evvel fütühata çıkmış ve karşı tarafı daha evvel manen fethetmiş bulunmaktadır.(3)"

Osmanlı Beyliği'nin kuruluşu sırasında dervişlerin etkinliklerinden o dönemin bütün kaynakları bahsetmektedir(4). Hatta Beyler ile derviş pirlerinin her zaman beraber hareket ettiklerini de bu kaynaklardan öğrenmekteyiz. Osman Gazi'den başlayarak beyler derviş pirlerinin birlikte hareket ettikleri söylenebilir. Osman Gazi'nin, Ahî olan Şeyh Edebali'nin kızı ile evlenmesi, bunun göstergelerinden birisidir.

Osman Gazi ile kızını evlendiren Şeyh Edebali'nin; nüfûzlu, varlıklı ve mütevazı bir Ahî olduğunu bütün tarihçiler belirtmektedir(5). Edebali'nin, Kırşehir'de yaşanan Ahî katliamından önce Ahî Evren ile görüştüğü ve Kırşehir'den Söğüt tarafına gittiği tarihi kaynaklarda anlatılmaktadır(6).

Edebali'nin aynı zamanda Vefâî'ye tarikatının muridi ve Baba İlyas'ın halifelerinden olduğu da ileri sürülmektedir(7).

Bütün bu bilgiler, Aşık Paşazade'nin varlığından bahsettiği; "Ahiyân-ı Rum, Bacıyân-ı Rum, Abdalân-ı Rum ve Gaziyân-ı Rum zümrelerinin(Cool beraber hareket ettiklerini gösterir. Nitekim, Bacıyan-ı Rum teşkilatının kurucusu kabul edilen kişinin Ahî Evren'in hanımı olduğu, Abdal Musa ile görüştüğü(9) ve Bacıyân-ı Rum mensublarının tezgahlarında dokunan malzemenin yeniçerilere "külah" olduğu görüşü hâkimdir(10). Uzunçarşılı, Osmanlı-Ahî ilişkisini şu şekilde açıklamaktadır:

"Osman Bey'in faaliyeti esnasında, Orta Anadolu'da Ahîlik ve Babaîlik olarak iki mühim tarikat vardı. Ahî Reislerinden olup, Eskişehir civarında İtburnu mevkiînde tekkesi bulunan Şeyh Edebali, o havalinin en itibarlı ve sözü geçen ulularındandı. Tahsilini Mısır'da yapmış olan Edebali'nin kızı Malhatun'u Gazi Osman Bey almış ve bu suretle Ahîlerin nüfûzundan istifade temin etmişti. Nitekim, Şeyh Mahmut Gazi, Ahî Şemseddin ve oğlu Ahî Hasan ve sonra da Osmanlılarda Kadı, Kazasker ve Vezir olan Cendereli (meşhur tabir ile Çandarlı) Kara Halil de Ahîlerden olup, bunların hepsi Osmanlı Beyliğinin kurulmasında ve büyümesinde hizmet etmişlerdi.(11)"

Bütün bunlar; Ahî Evren'in Anadolu'ya gelmesiyle birlikte Ahilerin örgütlenmeye başladıklarını, ahi kurumlarının çok geniş bir alana yayıldığını, Selçuklular zamanında ekonomik ve ticârî faaliyetlerinin yanı sıra, askerî ve siyasî faaliyetlerde de bulundukları, Osmanlı Beyliği'nin kuruluşunda ve güçlenmesinde etkin rol oynadıklarını ortaya koymaktadır.

DİPNOTLAR
1. Kara, M., "Din, Hayat, Sanat Açısından Tekke ve Zaviyeler", İstanbul, 1977, s. 105.
2. Turan, O., a.g.e., 1971, s. 58.
3. Barkan, Ö.L., a.g.e., 1942, s. 283.
4. Hoca Sadeddin Efendi, "Tacüt't-Tevârih", (Çev. İ. Parmaksızoğlu), Cilt I, Ankara, 1974, s. 28-29.
5. A.g.e., s. 28.
6. Bayram, M., a.g.e., 1982, s. 540.
7. Ocak, A.Y., "Babaîler İsyanı", İstanbul, 1980, s. 164.
8. Aşıkpaşazade, "Aşıkpaşaoğlu Tarihi", (Çev. N. Atsız), İstanbul, 1970, s.
9. Bayram, M., a.g.e., 1982, s. 540.
10. Kadın Ansiklopedisi, Cilt: II., 1984, s. 606.
11. Uzunçarşılı, İ.H., "Osmanlı Tarihi", Cilt 1, Ankara, 1972, s. 105.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://osmanlitarihi.yetkinforum.com
a-sosyal
..::υzмαη üує::..
..::υzмαη üує::..
a-sosyal

Mesaj Sayısı : 454
Rep Gücü : 870
Doğum tarihi : 08/04/93
Yaş : 26
Lakap : _BY_ACABA_

OSMANLI TARİHİ Empty
MesajKonu: Geri: OSMANLI TARİHİ   OSMANLI TARİHİ I_icon_minitimeCuma Nis. 17, 2009 8:46 am

Osmanlı Padişahları ve Sadrazamları

I. Osman
Alaüddin Paşa (İlk sadrazam)
Gündüz Alp (İnönü Beyi)
Hasan Alp (Yarhisar Beyi)
Turgut Alp (İnegöl Beyi)
Konur Alp
Abdurrahman Gazi
Samsa Çavuş
Köse Mihal Gazi
Yutulmuş Birader
Ak Temür (Osman Gazi'nin torunudur)
Karamürsel
Akçakoca
Saltuk Alp
Taz Ali
Akbaş
Mahmut Alp
Karaoğlan
Kara Tekin
Candarlı Mevlana Kara Halil
Aydoğdu


Orhan Bey
Alaüddin Paşa
Süleyman Paşa
Mahmutoğlu Nizamüddin Paşa
Hacı Paşa
Sinanüddin Yusuf Paşa


I.Murad
Sinanüddin Yusuf Paşa
Çandarlı Kara Halil Hayreddin
Çandarlı Ali Paşa


I. Bayezid
Çandarlı Ali Paşa


I. Mehmed
Osmancıklı İmam-zade Halil Paşa
Çandarlı İbrahim Paşa
Amasyalı Bayezid Paşa


II. Murad
Amasyalı Bayezid Paşa
Çandarlı İbrahim Paşa
Amasyalı Hızır Danişmendoğlu Koca Mehmed Nizamüddin Paşa
Çandarlı Halil Paşa


II. Mehmed
Çandarlı Halil Paşa
Mahmud Paşa
Rum Mehmed Paşa
İshak Paşa
Gedik Ahmed Paşa
Karamani Mehmed Paşa


II. Bayezid
İshak Paşa
Davud Paşa
Hersek-zade Ahmed Paşa
Çandarlı İbrahim Paşa
Mesih Paşa
Hadım Ali Paşa
Koca Mustafa Paşa


I. Selim
Koca Mustafa Paşa
Hersekzade Ahmed Paşa
Dukakinoğlu Ahmed Paşa
Hadım Sinan Paşa
Yunus Paşa
Piri Mehmed Paşa


I. Süleyman
Piri Mehmed Paşa
İbrahim Paşa
Ayas Mehmed Paşa
Lütfi Paşa
Hadım Süleyman Paşa
Rüstem Paşa
Kara Ahmed Paşa
Semiz Ali Paşa
Sokullu Mehmed Paşa


II. Selim
Sokullu Mehmed Paşa
Semiz Ahmed Paşa
Lala Mustafa Paşa
Koca Sinan Paşa
Kanijeli Siyavuş Paşa
Özdemiroğlu Osman Paşa
Mesih Paşa
Ferhad Paşa


III. Murad
Sokullu Mehmed Paşa
Semiz Ahmed Paşa
Koca Sinan Paşa
Kanijeli siyavuş Paşa
Özdemiroğlu Osman Paşa
Mesih Paşa
Ferhad Paşa


III. Mehmed
Ferhad Paşa
Koca Sinan Paşa
Lala Mehmed Paşa
Damad İbrahim Paşa
Cığala-zade Sinan Paşa
Hasan Paşa
Cerrah Mehmed Paşa
Yemişçi Hasan Paşa


I. Ahmed
Malkoç Ali Paşa
Lala Mehmed Paşa
Derviş Mehmed Paşa
Kuyucu Murad Paşa
Nasuh Paşa
Öküz Mehmed Paşa
Halil Paşa

II. Osman
Halil Paşa
Kara Mehmed Paşa
Güzelce Ali Paşa
Ohrili Hüseyin Paşa
Dilaver Paşa


IV. Murad
Kemankeş Kara Ali Paşa
Çerkes Hasan Paşa
Müezzinzade Hafız Ahmed Paşa
Halil Paşa
Hüsrev Paşa
Topal Recep Paşa
Tabanı Yassı Mehmed Paşa
Bayram Paşa
Tayyar Mehmed Paşa
Kemankeş Kara Mustafa Paşa
İbrahim Kemankeş Kara Mustafa Paşa
Civan Kapıcıbaşı Sultanzade Semin Mehmed Paşa
Salih Paşa
Kara Musa Paşa
Hezarpare Ahmed Paşa
Mehmed Paşa
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://osmanlitarihi.yetkinforum.com
a-sosyal
..::υzмαη üує::..
..::υzмαη üує::..
a-sosyal

Mesaj Sayısı : 454
Rep Gücü : 870
Doğum tarihi : 08/04/93
Yaş : 26
Lakap : _BY_ACABA_

OSMANLI TARİHİ Empty
MesajKonu: Geri: OSMANLI TARİHİ   OSMANLI TARİHİ I_icon_minitimeCuma Nis. 17, 2009 8:46 am

IV. Mehmed
Sofu Mehmed Paşa
Kara Murad Paşa
Melek Ahmed Paşa
Siyavuş Paşa
Gürcü Mehmed Paşa
Tarhuncu Ahmed Paşa
Derviş Mehmed Paşa
İpşir Mustafa Paşa
Süleyman Paşa
Deli Hüseyin Paşa
Zurnazen Mustafa Paşa
Boynueğri Mehmed Paşa
Köprülü Mehmed Paşa
Köprülüzade Fazıl Ahmed Paşa
Merzifonlu Kara Mustafa Paşa
Kara İbrahim Paşa
Sarı Süleyman Paşa
Siyavuş Paşa


II. Süleyman
Siyavuş Paşa
Nişancı Mehmed Paşa
Bekri Mustafa Paşa
Köprülüzade Fazıl Mustafa Paşa


II. Ahmed
Köprülüzade Fazıl Mustafa Paşa
Arabacı Ali Paşa
Çalık Ali Paşa
Bozoklu Bıyıklı Mustafa Paşa
Sürmeli Ali Paşa

II. Mustafa
Sürmeli Ali Paşa
Elmas Mehmed Paşa
Amcazade Hüseyin Paşa
Daltaban Mustafa Paşa
Rami Mehmed Paşa

III. Ahmed
Kavanoz Nişancı Ali Paşa
Enişte Hasan Paşa
Kalaylıkoz Ahmede Paşa
Baltacı Mehmed Paşa
Çorlulu Ali Paşa
Köprülü-zade Damad Numan Paşa
Baltacı Mehmed Paşa
Ağa Yusuf Paşa
Silahdar Süleyman Paşa
Hacı Halil Paşa
Nişancı Mehmed Paşa


I. Mahmud
Damad Mehmed Paşa
Kabakulak İbrahim Paşa
Topal Osman Paşa
Hekimoğlu Ali Paşa
Gürcü İsmail Paşa
Seyyid Mehmed Paşa
Muhsin-zade Abdullah Paşa
Yeğen Mehmed Paşa
Hacı İvaz Mehmed Paşa
Nişancı Hacı Ahmed Paşa
Hekimoğlu Ali Paşa
Seyyid Hasan Paşa
Tiryaki Hacı Mehmed Paşa
Boynueğri Seyyid Abdullah Paşa
Mehmed Emin Paşa
Bahir Mustafa Paşa


III. Osman
Bahir Mustafa Paşa
Hekimoğlu Ali Paşa
Başdefterdar Naili Abdullah Paşa
Bıyıklı Ali Paşa
Mehmed Said Paşa
Bahir Mustafa Paşa
Koca Ragıp Mehmed Paşa

III. Mustafa
Koca Ragıp Mehmed Paşa
Hamza Hamid Paşa
Bahir Mustafa Paşa
Muhsin-zade Mehmed Paşa
Hamza Mahir Paşa
Hacı Mehmed Emin Paşa
Moldovancı Ali Paşa
İvaz-zade Halil Paşa
Silahdar Mehmed Paşa
Muhsin-zade Mehmed Paşa


I. Abdülhamid
Muhsin-zade Mehmed Paşa
İzzet Mehmed Paşa
Derviş Mehmed Paşa
Darendeli Cebecizade Mehmed Paşa
Kalafat Mehmed Paşa
Seyyid Mehmed Paşa
İzzet Mehmed Paşa
Hacı Yeğen Mehmet Paşa
Halil Hamid Paşa
Şahin Ali Paşa
Koca Yusuf Paşa


III. Selim
Koca Yusuf Paşa
Meyyit Hasan Paşa
Gazi Hasan Paşa
Çelebizade Şerif Hasan Paşa
Koca Yusuf Paşa
Damat Melek Mehmed Paşa
İzzet Mehmed Paşa
Yusuf Ziyaüddin Paşa
Hafız İsmail Paşa
İbrahim Hilmi Paşa


IV. Mustafa
İbrahim Hilmi Paşa
Çelebi Mustafa Paşa


II. Mahmud
Alemdar Mustafa Paşa
Yusuf Ziyaüddin Paşa
Laz Ahmed Paşa
Hurşid Ahmed Paşa
Mehmed Emin Rauf Paşa
Derviş Mehmed Paşa
Seyyid Ali Paşa
Benderli Ali Paşa
Hacı Salih Paşa
Hamdullah Paşa
Ali Paşa
Mehmed Said Galip Paşa
Benderli Selim Sırrı Paşa
İzzet Mehmed Paşa
Reşid Mehmed Paşa
Mehmed Emin Rauf Paşa


I. Abdülmecid
Koca Hüsrev Mehmed Paşa
Mehmed Emin Rauf Paşa
İzzet Mehmed Paşa
İbrahim Sarım Paşa
Mustafa Reşid Paşa
Mehmed Emin Rauf Paşa
Damad Mehmed Ali Paşa
Mustafa Naili Paşa
Mehmed Emin Ali Paşa
Mehmed Ali Paşa
Mehmed Emin Paşa
Mehmed Rüştü Paşa


Abdülaziz
Mehmed Emin Paşa
Ali Paşa
Mehmed Fuad Paşa
Yusuf Kamil Paşa
Mütercim Rüştü Paşa
Mehmed Emin Ali Paşa
Mahmud Nedim Paşa
Mithat Paşa
Ahmed Esad Paşa
Mehmed Rüşdü Paşa
Hüseyin Avni Paşa
Esad Paşa


II. Abdülhamid
Mütercim Rüştü Paşa
Mithat Paşa


V. Mehmed
Hüseyin Hilmi Paşa
Hakkı Paşa
Said Paşa
Gazi Ahmed Muhtar Paşa
Kamil Paşa
Mahmud Şevket Paşa
Said Halim Paşa
Talat Bey


VI. Mehmed
Talat Paşa
Ahmed İzzet Paşa
Tevfik Paşa
Damat Ferid Paşa
Ali Rıza Paşa
Salih Paşa
Damat Ferid Paşa
Tevfik Paşa (Son Sadrazam)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://osmanlitarihi.yetkinforum.com
a-sosyal
..::υzмαη üує::..
..::υzмαη üує::..
a-sosyal

Mesaj Sayısı : 454
Rep Gücü : 870
Doğum tarihi : 08/04/93
Yaş : 26
Lakap : _BY_ACABA_

OSMANLI TARİHİ Empty
MesajKonu: Geri: OSMANLI TARİHİ   OSMANLI TARİHİ I_icon_minitimeCuma Nis. 17, 2009 8:47 am

Osman Bey, yerel ismi ile Otman Bey, Osman Gazi ya da I. Osman, (Osmanlı Türkçesi: عثمان بن أرطغرل, Osman bin Ertuğrul) (d. 1258, Söğüt – ö. 1326, Bursa) Osmanlı Beyliği'nin kurucusudur. Babası Ertuğrul Gazi, annesi ya da babaannesi, Hayma Ana'dır (Hayma veya Hayme Hatun). Oğuz Türkleri'nin Kayı boyundandır.

Yaşamının erken dönemleri hakkında güvenilir kayıtlar yoktur. Osman Bey'in soyuna ve boyuna ait bilgiler gelenekseldir ve en eskisi ölümünden 100 yıl sonra yazılmıştır. Bu eserler arasında en eskiden başlayarak Ahmedî (öl. 1414), Dâstân ve Tevarih-i Mûlûk-i Âl-i Osman', Şükrullah (öl. 1464), Behçetü't-Tevarih ve Âşıkpaşazade (öl. 1481), Tevarih-i Âl-i Osman adlı eserler isimlendirilebilir. Dönemine ait tüm çağdaş eserler büyük ölçüde 1422 ya da hemen sonrasında tarihlendirilen ve artık mevcut olmayan özgün bir metinden türemiş oldukları iddia edilmektedir.

Çağdaşı ünlü gezgin İbn Battuta, Osman Bey'in oğlu Orhan Bey'i, o dönemdeki başkent Bursa'da ziyaret etmiştir. 1283'te babası Ertuğrul'un ölümü ile babasının yerine Anadolu Selçuklu Devleti'nin "uçbeyi" oldu. 1299'da Anadolu Selçuklu Devleti'nin "büyük uçbeyi" oldu. Bu tarih, aynı zamanda birçok tarihçi tarafından Osmanlı'nın kuruluş tarihi olarak kabul edilir.

Osman Bey, büyük uçbeyi olduktan sonra Bizans yönündeki faaliyetlerine hız verdi. Çünkü o dönemlerde Bizans; isyanlar, kargaşalar ve taht kavgaları içindeydi. Durumdan faydalanan Osman bey Karacahisar, Bilecik, Yarhisar, İnegöl ve Yenişehir'i aldı. 1288'de beyliğin başkenti Bilecik'e taşıdı.[kaynak belirtilmeli]

Bizans ordusu ile yaptığı Koyunhisar Savaşı'nı kazandı. Koyunhisar Savaşı, Bizanslılar ile Osmanlılar arasındaki ilk savaştır. Bazı tarihçiler, Osmanlı'nın kuruluş tarihi olarak, Koyunhisar Savaşı'nın kazanıldığı 27 Temmuz 1302 tarihini gösterirler. Bu savaşla birlikte Osman Bey'in adı ve Osmanlı Beyliği, Anadolu çapında tanınmıştır. Bu zafer dolayısıyla Anadolu'dan gönüllüler Osman Bey'in safında savaşmak üzere Batı Anadolu'ya akın ettiler. Bu zaferle İznik ve İzmit'in fethi kolaylaştı. Bursa kuşatıldı, fakat alınamadı.

Osman Bey, sağlığının bozulması nedeniyle 1320'de beyliğin yönetimini oğlu Orhan Bey'e bıraktı. 1326'da Söğüt'te nikris hastalığından öldü. Türbesi Bursa'dadır.

Osman Gazi, babası Ertuğrul Gazi'den yaklaşık 5 bin km² olarak devraldığı Osmanlı toprağını oğluna 16 bin km² olarak devretmiştir. İlk Osmanlı parası olan "akçe", Osman Bey'in zamanında basılmıştır. Bu akçeler bakırdandır,bu da devlet ekonomisinin gelişmekte olduğunu gösterir. Osmanlı padişahlarından II. Abdülhamit, Kütahya/Domaniç'in Çarşamba köyünde Osman Bey'in annesi veya babaannesi olan Hayma Ana'nın türbesini yaptırmıştır. Gündüz Bey veya Gündüzalp, Osmanlı Beyliği'nin kurucusu Osman Gazi'nin kardeşidir. Aydoğdu Bey'in babasıdır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://osmanlitarihi.yetkinforum.com
a-sosyal
..::υzмαη üує::..
..::υzмαη üує::..
a-sosyal

Mesaj Sayısı : 454
Rep Gücü : 870
Doğum tarihi : 08/04/93
Yaş : 26
Lakap : _BY_ACABA_

OSMANLI TARİHİ Empty
MesajKonu: Geri: OSMANLI TARİHİ   OSMANLI TARİHİ I_icon_minitimeCuma Nis. 17, 2009 8:47 am

Osmanlı padişahlarının Ölüm Nedenleri !

36 Osmanlı padişahının 27'si çeşitli hastalıklar sonucu vefat ederken, 1'i savaş meydanında şehit olmuş, 4'ü öldürülmüş, 1'i zehirle intihar etmiş, 1'i zehirlenmiştir. 2 padişahın ecelleriyle mi öldüğü, yoksa öldürüldükleri mi hâlâ tartışmalıdır.


Padişahların ölüm sebeplerinin başında beyin kanaması gelmektedir. 6 Osmanlı padişahı beyin kanamasından vefat etmiştir. Kanser ve verem ikinci sıradadır. Osmanlı padişahlarının ikisi prostat, biri de mide kanseri olmak üzere dördü kanserden ölmüştür.

Dört padişah veremden ölürken bunların üçü baba, oğul ve torun olmaları dikkat çekicidir: Sultan İkinci Mahmud, Sultan Abdülmecid ve İkinci Abdülhamid. Kalp hastalıkları da padişahların ölüm sebepleri arasında önemli bir yer tutar. İki padişah kalp yetmezliğinden, iki padişah da kalp krizinden ölmüşlerdir. Osmanlı padişahlarının ölümünde şeker hastalığının vücutta yıllarca süren tahribatı da önemli bir rol oynamış, üç Osmanlı padişahı şeker hastalığının neticesinde vefat etmişlerdir. Bunlar, Üçüncü Ahmed, Beşinci Murad ve Beşinci Mehmed Reşad'dır. Birer padişahın ölümüne sebep olan rahatsızlıklar ise zatürree, siroz, iç kanama, böbrek yetmezliği, sara ve felçtir. Savaş meydanlarında şehid olan tek Osmanlı padişahı Birinci Murad'dır.

Timur'un eline esir düşen Yıldırım Bayezid zehir içerek intihar ederken, İkinci Bayezid zehirlenmiş, İkinci Osman, Sultan İbrahim, Üçüncü Selim ve Dördüncü Mustafa isyanlar ve taht kavgaları yüzünden öldürülmüşlerdir. Osmanlı padişahlarının sağlığıyla bir hekimbaşının başkanlığında saraya bağlı "Hassa Hekimleri" teşkilatı ilgilenirdi. Hekimbaşıların görevde kalmaları hükümdarların sağlığıyla yakından ilgiliydi. Padişah herhangi bir hastalıktan vefat ederse hekimbaşı görevinden alınırdı. Osmanlılar'da sağlık ve hekimlerle ilgili geniş bilgi Biofarma tarafından Coşkun Yılmaz ve Necdet Yılmaz'ın editörlüğünde çıkan Osmanlılar'da Sağlık isimli iki ciltlik kitapta bulunabilir.

NASIL ÖLDÜLER?
Osmanlı padişahlarının ölüm sebepleri hakkında tarihçilerin doktorlarla işbirliği yapmaları sonucunda çeşitli araştırmalar yapıldı. Ekrem, Uykucu'nun "Osmanlı Padişahları Nasıl Öldüler Nasıl Öldürüldüler" ile Zeynep Dramalı'nın "Tarihi Tersten Okumak" isimli kitapları ve Bedi Şehsuvaroğlu'nun "V. Türk Ta?rih Kongresi"deki tebliği padişah ölümlerinin sebeplerini anlatır.

OSMAN GAZİ: Osmanlı İmparatorluğu'nun kurucusu olan Osman Gazi 1326'da kalp yetmezliğinden öldü.

ORHAN GAZİ: 82 yaşındayken felç yüzünden 1362'de öldü.

ÇELEBİ MEHMED: 1421'de yüksek tansiyon yüzünden beyin kanaması geçirdi ve kısa bir süre sonra öldü.

İKİNCİ MURAD: Şiddetli bir baş ağrısı sebebiyle yatağa düştü ve üç gün sonra 3 Şubat 1451'de öldü. Ölüm sebebi beyin kanaması veya beyindeki bir timördür.

YAVUZ SULTAN SELİM: 21 Eylül'ü 1520'yi 22 Eylül'e bağlayan gece kanserden vefat etti.

KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN: 1566'da Sigetvar kuşatmasının son günü 6/7 Eylül gecesi beyin kanamasından öldü.

İKİNCİ SELİM: Bir hamam alemi sırasında cariyeleri kovalarken düşüp, yaralandı. 1574'te göğüs boşluğunda meydana gelen kanama yüzünden öldü.

ÜÇÜNCÜ MURAD: 17 Ocak 1595'te prostat kanserinden öldü.

ÜÇÜNCÜ MEHMED: Bir gün saraya dönerken yolda karşılaştığı bir meczub, "56 gün sonra gelecek kazadan kurtulamazsın. Gafil olma padişahım" demişti. Bu olay Üçüncü Mehmed'i derinden etkiledi. Padişah yemeden, içmeden kesildi ve 22 Aralık 1603'te kalp krizi geçirerek öldü.

BİRİNCİ AHMED: Çok gençken, 22 Kasım 1617'de 28 yaşında mide kanserinden öldü.
BİRİNCİ MUSTAFA: Osmanlı tarihinde tek "Deli" padişahı olan Sultan Mustafa 1623'te tahttan indirildikten sonra 20 Ocak 1639'da bir sara nöbeti sırasında öldü.

DÖRDÜNCÜ MURAD: Osmanlı İmparatorluğu'nu eski parlak günlerine döndüren Dördüncü Murad, gençlik döneminde çektiği sıkıntılar ve çevresinin de etkisiyle aşırı derece de içkiye düşkündü. 8 Şubat 1640 gecesi sirozdan öldü.
DÖRDÜNCÜ MEHMED: 1687'de tahttan indirildikten sonra dört yıl sonra 4 yıl hapis hayata yaşadı. Yakalandığı zatürrenin ilerlemesi sonucu 6 Ocak 1693'te öldü.

İKİNCİ SÜLEYMAN: 40 yıl sarayda hapis hayatı yaşadıktan sonra 1691'de tahta çıktı. Viyana bozgun yıllarında sıkıntılı geçen dört yıllık bir padişahlığın ardından 6 Şubat 1695'te böbrek yetmezliğinden öldü.

İKİNCİ AHMED: 6 Şubat 1695 yılında kalp yetmezliğinden veya ödemden öldü.
İKİNCİ MUSTAFA: 1703'te bir isyan sonucu tahttan indirildi Bu olayın üzüntüsünü üzerinden atamadan 29 Aralık 1703'te prostat kanserinden öldü.

ÜÇÜNCÜ AHMED: Eğlenceleriyle meşhur Lale Dönemi'nin padişahı olan Üçüncü Ahmed, 1730'da Patrona isyanı sonucu tahttan indirildi. Yıllarca Topkapı Sarayı'nda hapis hayatı yaşadıktan sonra, şeker hastalığının vücudunda meydana getirdiği tahribatın sonucunda 24 Haziran 1736'da öldü.

BİRİNCİ MAHMUD: 21 yıl padişahlık yaptıktan sonra, 13 Aralık 1754'te bir Cuma namazı dönüşünde saraya dönerken attan düşüp, beyin kanaması geçirip öldü.

ÜÇÜNCÜ OSMAN: Üç yıllık hükümdarlığını sonunda 1757'de veremden veya mide kanserinden 30 Ekim 1757'de öldü.

ÜÇÜNCÜ MUSTAFA: Yüksek tansiyon hastası olan padişah 21 Ocak 1774'te beyin kanamasından öldü.

BİRİNCİ ABDÜLHAMİD: 1787-1791 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında, Anapa Kalesi'nin Rusların eline geçtiği haberi üzerine beyin kanaması geçirdi ve bir süre sonra 7 Nisan 1789'da öldü.

İKİNCİ MAHMUD: Osmanlı modernleşmesinin başlatıcısı olan İkinci Mahmud aşırı derecede içki içerdi. 28 Haziran 1839'da veremden öldü.

ABDÜLMECİD: Tanzimat dönemini başlatan sultan 25 Haziran 1861'de babası İkinci Mahmud gibi veremden öldü.

BEŞİNCİ MURAD: Tahtta en kısa süre duran Osmanlı padişahıdır. Müzmin şeker hastası idi. Bu hastalığın vücudunda meydana getirdiği tahribatın neticesinde 29 Ağustos 1904'de öldü.

İKİNCİ ABDÜLHAMİD: "Kızıl Sultan mı, Ulu Hakan mı" diye Osmanlı tarihinin en çok tartışılan padişahı olan İkinci Abdülhamid, 10 Şubat 1918'de Beylerbeyi Sarayı'nda 76 yaşındayken yakalandığı zatürrenin ilerlemesi sonucu veremden öldü.

BEŞİNCİ MEHMED REŞAD: Müzmin şeker hastası idi Şekerin vücudunda yaptığı tahribat sonucunda 3 temmuz 1918'de öldü.

ALTINCI MEHMED VAHİDEDDİN: Son Osmanlı padişahı olan Vahdettin San- Remo'da 16 MAYIS 1926'da kalp krizinden öldü.

ÖLDÜRÜLEN PADİŞAHLAR
Osmanlı tarihinde bir isyan sonucu öldürülen ilk padişah İkinci Osman'dır. İkinci Osman, çevresindekilerin yanlış yönlendirmesi ve kendisinin de gençliğinin verdiği tecrübesizlikle askerin isyanına sebep oldu. Sadrazam Davud Paşa ve yanındakiler Yedikule'de genç padişahı bir kementle ya?kalayıp, boğdular.

Osmanlı tarihinde ilk defa bir padişah idare ettiği insanlar tarafından öldürülüyordu. Mayıs Öldürülen bir diğer Osmanlı padişahı Sultan İbrahim'dir. Sultan İbrahim, 7 Ağustos 1648'de tahttan indirilip, yerine küçük yaştaki oğlu Mehmed geçirilmişti. Ancak tahttan indirilen padişah kapatıldığı yerde on gün kalabildi. Feryatları bütün saray halkını etkiliyordu. Sultan İbrahim'i yeniden tahtta çıkarmak isteyenlerin sayısı artınca, Kösem Sultan ve devlet ileri gelenleri sultanı 18 Ağustos 1648'de boğdurttular.

Osmanlı tarihinde adı yeniliklerle anılan Sultan Üçüncü Selim, Kabakçı İsyanı'yla Mayıs 1807'de tahttan indirilip, yerine Dördüncü Mustafa geçirilmişti. Sarayda hapsedilen padişahı tekrar tahta çıkarmak için Nizâm-ı Cedit taraftarları Rusçuk'ta örgütlendiler. Alemdâr Mustafa Paşa, bir orduyla İstanbul'a gelerek, Sultan Selim'i tekrar tahta çıkarmaya teşebbüs etti. Ancak tedbirli davranmadığı için Dördüncü Mustafa taraftarları 28 temmuz 1808'de Üçüncü Selim'i öldürdüler. Üçüncü Selim'i öldürten Dördüncü Mustafa da aynı akıbete uğradı. Askerlerin Dördüncü Mustafa'yı tekrar tahta çıkarmaya teşebbüs etmesi üzerine tahtını emniyete almak isteyen İkinci Mahmud onu 17 Kasım 1808'de boğdurttu.

NASIL ÖLDÜKLERİ HÂLÂ TARTIŞILIYOR
Osmanlı tarihinin en gizemli ölümü Fatih Sultan Mehmed'inkidir. Fatih Sultan Mehmed, Mayıs 1481'de Mısır Memlük devleti üzerine sefere çıktı. Gebze yakınlarında hastalanınca baş?hekimi Lari müdahale etti, ancak sultanı tedavi edemeyince eski başhekim Yakup Paşa, sultanı iyileştirmekle görevlendirildi.

Yakup Paşa, bazı ilaçlar vererek padişahın sancısını azaltmak istedi fakat ilaçların bir faydası olmadı. Fatih kısa bir komadan sonra 31 Mayıs 1481'de Gebze'de Hünkâr Çayırı (Tekfur Çayırı)'nda öldü. Fatih dönemi uzmanı Franz Babinger, sultanın zehirlenerek öldürüldüğünü iddia eti. Bu görüş ilim çevrelerinde günümüze kadar süren tartışmalara sebep oldu. Şehabedin Tekindağ ve başka bilim adamları da sultanın ölümünün eceliyle olduğu, zehirlenmediğini savundular. Bütün araştırmalara rağmen Fatih'in ölümündeki çözülemedi.

İNTİHAR MI ETTİ? ÖLDÜRÜLDÜ MÜ?
1861 ile 1876 yılları arasında Osmanlı tahtında bulunan Sultan Abdülaziz de Fatih'ten sonra ölümü en fazla tartışılan padişahtır. Tahttan indirildikten birkaç gün sonra 4 Haziran 1876'da Feriye Sarayı'nda bilekleri kesilmiş bir halde bulunan padişahın tahtan indirilmenin üzüntüsü ile intihar ettiği söylenir. Ancak öldürülmüş olma ihtimali daha kuvvetlidir.

ZEHİR VE ÖLÜM
En büyük Osmanlı komutanlarından olan Yıldırım Bayezid 1402'de Ankara Muharebesi'nde Timur'a esir düşmüştü. İçine düştüğü durumu hazmedemeyen padişah, yüzüğündeki zehiri içerek 8 Mart 1403'te Akşehir'de intihar etti. Zehirle ölen bir diğer Osmanlı padişahı da aynı ismi taşır. Fatih'in oğlu İkinci Bayezid, Nisan 1512'de askerin isyanı sonucunda oğlu Yavuz Sultan Selim lehine tahttan çekildikten sonra ömrünün kalanının geçireceği Dimetoka'ya doğru yola çıktı, ancak buraya varamadan 21 Mayıs 1512'de yolda öldü. Muhtemelen Yavuz, ileride bir taht kavgasını çıkmasını önlemek için babasını zehirletmişti.

ŞEHİD SULTAN
Birinci Murad harp sahrasında şehit olan tek Osmanlı padişahıdır. 15 Haziran 1389'da Sırplar'ın büyük bir bozguna uğradığı Birinci Kosova Savaşı'nın sonunda, Sırp Kralı Lazar'ın damadı Miloş Obroneviç padişahın huzuruna çıktığı sırada, göğsünde sakladığı hançeri Birinci Murad'a saplayarak sultanı şehid etti.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://osmanlitarihi.yetkinforum.com
a-sosyal
..::υzмαη üує::..
..::υzмαη üує::..
a-sosyal

Mesaj Sayısı : 454
Rep Gücü : 870
Doğum tarihi : 08/04/93
Yaş : 26
Lakap : _BY_ACABA_

OSMANLI TARİHİ Empty
MesajKonu: Geri: OSMANLI TARİHİ   OSMANLI TARİHİ I_icon_minitimeCuma Nis. 17, 2009 8:54 am

OSMANLIDA İLKLER


* Osmanlıların ilk Beylik merkezleri ve bir bakıma ilk başkentleri Söğüt Kasabasıdır. Daha sonra sırasıyla Yenişehir, Bursa, Edirne ve İstanbul başkent oldu.
* Osmanlı tarihinde ilk savaş, 1284 yılında Bizans tekfurlarıyla yapılan Ermeni Beli savaşıdır.
* Osman Bey'in ele geçirdiği ilk kale Kolca Hisar Kalesi dir (1285).
* Osman Bey'in ilk askeri anlaşması 1306 yılında Ulubad Tekfuru ile yapılan anlaşmadır.
* İlk fethedilen ada, 1308 yılında alınan İmralı Adası dır.
* İlk barış anlaşması, 1330 yılında Orhan Gazi ile Bizans İmparatoru Üçüncü Andronikos arasında imzalanmıştır.
* "Rumeli" adı verilen Avrupa yakasında ilk ele geçirilen yer, Gelibolu da Orhan Gazi nin büyük oğlu Süleyman Paşa tarafından alınan Çimpe limanıdır.
* "Sikke" adı verilen ilk Osmanlı madeni parası Orhan Gazi adına 1327 yılında basılmıştır.
* İlk daimi ordu 1328 yılında Orhan Gazi Bey in emriyle kurulmuş olup bu orduya "Yaya" adı verilmiştir.
* Osmanlı tarihinde ilk şair padişah Fatih Sultan Mehmed in babası İkinci Murad dır.
* Osmanlı padişahlarından İstanbul u ilk kuşatan Yıldırım Bayezid dir (1391).
* Osmanlı tarihinde savaş meydanında şehid olan ilk (ve tek) padişah Birinci Murad dır (1389). (1. Kosovo Savaşı)
* İstanbul a defnedilen ilk padişah Fatih Sultan Mehmed dir.
* Fethin sembolü olan Ayasofya da ilk Cuma Namazı fetihten üç gün sonra 1 Haziran 1453 günü Akşemseddin tarafından kıldırılmış olup cemaat arasında Fatih ve O nun şanlı askerleri hazır bulunmuşlardır.
* Fatih Sultan Mehmed tarafından İstanbul a tayin edilen ilk vali Karıştıran Süleyman Bey dir.
* İlk İstanbul Kadısı Hızır Bey Çelebi olup; bugünkü Kadıköy semti O na tahsis edildiği için bu adı almıştır.
* Devşirmelerden olup da Sadrazamlık makamına yükselen ilk kişi, fetihten sonra Fatih Sultan Mehmed tarafından tayin edilen Mahmud Paşa dır.
* Önceleri Asya ve Avrupa da toprakları bulunan Osmanlı İmparatorluğu na ilk defa Afrika da toprak kazandıran padişah Mısır Fatihi Yavuz Sultan Selim dir.
* İstanbul da öldürülen ilk padişah, "Genç Osman" adıyla bilinen İkinci Osman dır.
* "Valide Sultan" adıyla anılan ilk padişah anası, İkinci Selim in hanımı ve Üçüncü Murad ın anası olan Nur Banu dur.
* Osmanlılarda ilk matbaa, Üçüncü Ahmed zamanında ve 1727 yılında faaliyete geçen İbrahim Müteferrika Matbaası dır.
* İlk vapur, İkinci Mahmud zamanında ve 1827 yılında satın alınmış olup halk arasında "Buğu gemisi" adıyla anılmıştır.
* İlk kıyafet kanunu 3 Mart 1829 yılında ve İkinci Mahmud zamanında yayınlanmıştır. Bu kanuna göre sarık ve cüppe ilmiye sınıfına ayrılmış olup devlet memurlarının fes, setre, pantolon ve kaput giymeleri kararlaştırılmıştır.
* İlk gazete yine İkinci Mahmud döneminde ve 1 Kasım 1831 Salı günü yayınlanan Takvim-i Vakayi dir.
* Osmanlı tarihinde ilk borçlanma Sultan Mecid döneminde ve 1855 yılında olmuştur. 28 Haziran Perşembe günü Londra da imzalanan anlaşma ile İngiltere ve Fransa dan beş milyon İngiliz altını borç alınmıştır.
* Türkiye de ilk telgraf da yine Sultan Mecid döneminde kurulmuş, 9 Eylül 1855 Pazar günü faaliyete geçmiştir.
* Avrupa seyahatine çıkan ilk ve tek Osmanlı Padişahı Sultan Aziz dir 21 Haziran 1867 tarihinde başlayan bu yolculuk 44 gün sürmüştür.
* Türkiye nin yurt dışında katıldığı ilk sergi 1851 yılında Londra da düzenlenen Tarım ve Sanayi Ürünleri Sergisi dir.
* Türkiye de ilk sergi ise 27 şubat 1863 tarihinde Sultan Ahmed Meydanı nda Sultan Abdülaziz in de katıldığı bir törenle açılan "Sergi-i Osmani" dir. Çeşitli el sanatları ile tarım ve sanayi ürünlerinin yer aldığı bu sergiye İmparatorluk sınırları içinde kalan ülkelerden olduğu gibi bazı Avrupa ülkelerinden de katılımlar oldu.
* İstanbul a ilk tünel yine Sultan Abdülaziz zamanında Fransız Mühendis Emile Gavand tarafından yapıldı ve bu tünel 17 Ocak 1874 günü hizmete girdi. Dünyanın üçüncü yeraltı treni olan bu tünel 575 metre uzunluğunda ve 7 metre genişliğindedir.
* Türkiye de Meşrutiyet in ilk ilanı, 23 Aralık 1876 (Sultan İkinci Abdülhamid).
* İlk olarak Sultan İkinci Abdülhamid döneminde açılan okullar: Mekteb-i Hukuk-i Şâhâne (Hukuk), Mekteb-i Tıbbiye-i Şâhâne (Tıp), Mekteb-i Mülkiye-i Şâhâne (Siyasal Bilgiler), Mekteb-i Şâhâne Hendese-i Mülkiye (Teknik Üniversite), Halkalı Yüksek Ziraat Mektebi, Orman ve Madenler Mektebi.
* Haydarpaşa - İzmit - Ankara demiryolu ilk olarak 1888 yılında İkinci Abdülhamid in Almanya dan aldığı mâli destekle gerçekleştirildi. Ankara - Bağdat demiryolu hattının yapımına girişildi.
* İlk Boğaziçi Köprü Projesi de Sultan İkinci Abdülhamid döneminde yapıldı. 1900 yılında, Anadoluhisarı ile Rumeli Hisarı arasında bir köprü kurulması için Bosphorus Railroad Company adlı şirket çalışmalara başladı. Köprü üzerine demiryolu döşenmesi de planlanmıştı. Böylece, Avrupa dan kalkan bir tren Bağdat a kadar gidebilecekti. Ancak iç karışıklıklar ve Sultan Abdülhamid in tahttan indirilmesi o zaman için bu projenin gerçekleştirilmesine engel oldu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://osmanlitarihi.yetkinforum.com
a-sosyal
..::υzмαη üує::..
..::υzмαη üує::..
a-sosyal

Mesaj Sayısı : 454
Rep Gücü : 870
Doğum tarihi : 08/04/93
Yaş : 26
Lakap : _BY_ACABA_

OSMANLI TARİHİ Empty
MesajKonu: Geri: OSMANLI TARİHİ   OSMANLI TARİHİ I_icon_minitimeCuma Nis. 17, 2009 9:42 am

OSMANLI TARIHI KRONOLOJISI

1299-1924

1299-1300
Osmanlı tarihinin başlaması

1299
İlk müzik olayı (Selçuklu sultanınca Osman Bey'e Beylik alameti olarak gönderilen tabl-u alem (davul ve sancak)

1302
Osman Gazi'nin Koyunhisarı Zaferi

1302
III. Alaeddin Keykubad'ın ölümü

1312
Mevlevilik tarikatını kuran Sultan Veled'in ölümü

1317
Gülşehri'nin, kendisinden sonraki tercümelere öncülük eden Mantıku't-tayr'ı Ferideddin el-Attar'ın aynı adlı eserini tercüme etmesi

1320
Türk edebiyatında bilinen ilk divana sahip Yunus Emre'nin ölümü

1324
Orhan Gazi'nin tahta geçişi

1326
Bursa'nın fethi

1330
Aşık Paşa'nın Garib-name'yi telif tarihi

1331
İznik'in fethi

1331
İlk Osmanlı medresesinin İznik'te Orhan Gazi tarafından kurulması

1334
Karesi Beyliği'nin ilhakı

1337
Kocaeli bölgesinin alınışı

1346
Orhan Gazi'nin Kantakuzenos'un kızı ile evliliği ve Bizans ile ittifakı

1349-1352
Bizans'a yardım için Süleyman Paşa'nın Rumeli'ye geçişi ve Çimpi Kalesinin üs olarak alınışı

1350
Davud B. Mahmud el-Kayseri'nin ölümü

1352
Osmanlılar'ın Cenevizliler'e Osmanlı topraklarında serbest ticaret yapma imtiyazı vermeleri

1354
Gelibolu'nun fethi

1361
İlk müzikli spor gösterisi (Edirne Kırkpınar yağlı güreşleri)

1362
Orhan Gazi'nin vefatı ve I. Murat'ın tahta çıkışı

1362
Kadıaskerliğin teşkili

1363
Pençik Kanununun çıkışı

1366
Gelibolu'nun elden çıkışı

1371
Çirmen Zaferi

1376
Bulgar Krallığı'nın Osmanlı hakimiyetini kabulü

1377
Gelibolu'nun Osmanlılar'a iadesi

1385-1386
Niş ve Sofya'nın alınışı

1388
Ploşnik bozgunu ve Balkan ittifakının teşekkülü

1389
I. Kosova Zaferi

1389
I. Murat'ın şehadeti, Yıldırım Bayezid'in tahta cülusu

1390
Aydın-Saruhan-Germiyan-Menteşe beyliklerinin ilhakı

1390
Karaman Seferi, Konya'nın muhasarası

1390
Gelibolu tersanesi'nin inşası

1391
İstanbul'un ilk muhasarası

1393
Mahkeme Rüsumunun ilk ihdası

1396
Niğbolu Zaferi

1397-1398
Akçay Zaferi ve Karaman ülkesinin Osmanlı hakimiyetini kabulü

1398
Kadı Burhaneddin'in ölümü.

1398
Karadeniz beyliklerinin ilhakı

1400
İlk musiki nazariyatı eseri (Kırşehirli Yusuf B. Nizameddin'in Kitabu'l Edvar'ı)

1400
Bursa'da I. Bayezid tarafından Ulu Cami'nin yaptırılması; İlk Osmanlı Darü'ş-şifa'sının Yıldırım Bayezid tarafından inşa edilmesi

1402
Ankara bozgunu ve Yıldırım Bayezid'in esareti

1402-1413
Fetret Devri, iç karışıklıklar

1409
Süleyman Çelebi tarafından Türk Edebiyatı'nda ilk mevlid örneği olan Vesiletü'n-Necat adlı eserin yazılışı; İlk besteli dini eser (Süleyman Çelebi'nin Mevlid'i)

1411
Çelebi Mehmed'in tahta çıkışı

1413
I. Mehmed'in duruma hakim olup devleti yeniden kuruşu

1413
(Celaleddin Hızır) Hacı Paşa'nın ölümü

1416
Osmanlı-Venedik Deniz Muhaberesi ve Sulhü, Şeyh Bedreddin isyanı

1416
Macar Seferi

1417
Avlonya'nın fethi

1418
Makam teriminin ilk kullanılışı (A. Meragi'nin Makasıdu'l-elhan'ında)

1418-1420
Samsun bölgesinin zaptı

1419-1424
Bursa'da Hacı İvaz'a I. Mehmed tarafından Yeşil Külliye'nin yaptırılması

1421
Çelebi Mehmed'in ölümü ve II. Murad'ın cülusu

1421-1451
İlk resmi musiki çevresi (II. Murad Sarayı)

1422
Mustafa Çelebi'nin (Düzme) bertarafı

1425
Molla Fenarı'nın ilk Şeyhülislam olarak tayini

1425-1426
İzmir Beyi Cüneyd'in idamı

1425-1426
Teke Beyliği'nin intikali

1427-1428
Germiyan Beyliği'nin intikali

1429
Manyasoğlu Murad tarafından Türk edebiyatında Seyf Serayi'den sonra Anadolu Türk edebiyatı sahasında ilk Gülistan tercümesinin yapılışı

1429
Şeyh Hamdullah'ın Amasya'da doğuşu

1430
İlk iki Türkçe musiki kitabı (Hızır B. Abdullah'ın Edvar'ı ve Bedr-ı Dilşad'ın Muradname'sindeki musiki bölümü)

1430
Selanik'in fethi

1430-1431
Şemsüddin Muhammed B. Hamza el-Fenari'nin ölümü

1431-1432
Kadızade, Salahaddin Musa b. el-Kadi Mahmud el-Bursavi el-Rumi'nin ölümü

1432
Fatih Sultan Mehmed'in doğumu

1434
Edirne'de II. Murad tarafından Muradiye Camii'nin yaptırılması

1436
Muiniddin B. Mustafa tarafından II. Murad'ın isteğiyle ilk Mesnevi tercümesi olan Mesnevi-i Muradiyye adlı eserin yazılışı

1437
Ömer bin Mezid tarafından ilk nazire mecmuasının derlenişi

1439
Semendire'nin alınışı

1440
Osmanlı musiki çalgıları üzerine ilk notlar (Ahmedoğlu Şükrullah)

1440
Başarısız Belgrad kuşatması
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://osmanlitarihi.yetkinforum.com
a-sosyal
..::υzмαη üує::..
..::υzмαη üує::..
a-sosyal

Mesaj Sayısı : 454
Rep Gücü : 870
Doğum tarihi : 08/04/93
Yaş : 26
Lakap : _BY_ACABA_

OSMANLI TARİHİ Empty
MesajKonu: Geri: OSMANLI TARİHİ   OSMANLI TARİHİ I_icon_minitimeCuma Nis. 17, 2009 9:42 am

1444
Segedin Sulhü

1444
II. Murat'ın tahttan çekilişi, II. Mehmed'in cülusu ve Varna zaferi

1445
II. Mehmed'in tahttan çekilişi ve II. Murad'ın ikinci defa cülusu

1447
Edirne'de II. Murad tarafından Üç Şerefeli Camii'nin yaptırılması

1448
II. Kosova Zaferi

1451
II. Murad'ın ölümü ve II. Mehmed'in ikinci defa cülusu

1451-1512
Geçiş devri. Fatih Sultan Mehmed ve II. Bayezid devri

1453
İstanbul'un fethi

1453
Ayasofya'nın camiye çevrilmesi

1454
İlk Devlet Musiki Okulu (Enderun'un müzik bölümü)

1458-1460
Mora'nın ele geçirilişi

1461
Trabzon Rum İmparatorluğu'nun sonu

1461
Candaroğulları'nın ilhakı

1463
Osmanlı-Venedik Savaşı'nın başlaması

1463-1470
İstanbul'da Fatih Külliyesi'nin inşaası

1466
II. Mehmed'in Arnavut seferi

1468
Karamanoğulları'nın sonu

1468
II. Mehmed tarafından İstanbul'da Topkapı Sarayı'nın tesisi

1469
Ahmed Karahisarı'nın Afyonkarahisar'da doğuşu

1470
Eğriboz'un alınışı

1471
Fatih Külliyesinin açılışı

1472
Topkapı Sarayının inşası

1473
Otlukbeli Zaferi : Osmanlı Akkoyunlu mücadelesi

1474
Ali Kuşçu'nun ölümü

1475
Kırım'ın Osmanlı tabiiyetine girişi

1476
Boğdan seferi ve zaferi

1478
Fatih tarafından ilk altın paranın darbettirilmesi

1478
Şerafeddin Sabuncuoğlu'nun ölümü

1479
Osmanlı-Venedik Sulhü ile Fatih'in Venedikliler'e Trabzon ve Kefe'de ticaret yapma hakkı tanıyan ahidname vermesi

1480
Otranto'ya çıkış ve başarısız Rodos kuşatması

1480
Kadıaskerliğin Rumeli ve Anadolu olarak ikiye ayrılması

1481
II. Mehmed'in vefatı ve II. Bayezid'in tahta çıkışı

1481
100 dirhem gümüşten 400 akçe kesilmesi

1481
Şeyh Hamdullah'ın İstanbul'a gelişi

1482
Cem Sultan'ın mağlubiyeti, Rodos'a ilticası

1483
Morova Seferi ve Hersek'in ilhakı

1484
Boğdan Seferi

1484
Kili ve Akkirman'ın fethi

1484-1488
Edirne'de Hayreddin'in II. Bayezid'in Külliyesi'ni inşası

1485
Osmanlı-Memlük mücadelesinin başlaması

1485
Şeyh Hamdullah'ın aklam-ı sitte'de kendi üslubunu buluşu

1486
Musiki ile tedavi yapan ilk devlet hastanesi (Edirne, II. Bayezid Külliyesi Şifahanesi)

1488
Hocazade, Muslihiddin Mustafa B. Yusuf B. Salih el-Bursavi'nin ölümü

1488
Sultan II. Bayezid tarafından Edirne'de Bayezid Darü'ş-şifası'nın yapımı

1489
Memlüklere karşı toprak kaybı

1491
Osmanlı-Memlük Barışı

1492
Macar Seferi

1492
İspanya'dan çıkarılan Yahudiler'in de Osmanlı Devleti'nin himayesine girmesi

1494
Nakibüleşraflığın yeniden ve devamlı olarak teşkili

1494
Çin bulutu motifinin tezhib'de ilk kullanılışı

1495
Macarlarla mütareke, Cem Sultan'ın ölümü, Şehzade Süleyman'ın doğumu

1497
İlk Rus elçisinin İstanbul'a gelişi

1498
Lehistan Seferleri

1499
Venedik Harbi

1499
İnebahtı'nın alınışı

1499
Preveze baskını

15??
İlk mevlevi ayinleri (Pençgah, Dügah ve Hüseyni makamlarında üç beste-i kadim)

1500
Modon, Navarin ve Koron'un alınışı

1500-1505
İstanbul'da Yakub Şah B. Sultan Şah'ın II. Bayezid'in Külliyesi'ni inşası

1502
Venedikle sulh

1503
Anadolu sahasında ilk hamse sahibi Akşemseddinzade Hamdullah Hamdi'nin ölümü

1505
Bayezid Külliyesi'nin açılışı

1509
İstanbul'da kıyamet-ı suğra (küçük kıyamet) zelzelesi

1511
Şahkulu Baba Tekeli isyanı, Şehzade Selim Hareketi

1512
II. Bayezid'in tahttan çekilişi, I. Selim'in cülusu

1512
Anadolu Türk edebiyatında ilk Şehrengiz örneğini yazan Mesihi'nin ölümü; Selim döneminden I. Ahmed dönemine kadar olan dönemi ihtiva eden devre.

1514
Çaldıran Zaferi, Tebriz'e giriş

1514
Şahkulu'nun Yavuz Sultan Selim'in Tebriz'i işgaliyle Amasya'ya sürgün gönderilişi

1514
Çaldıran Zaferi, Tebriz'e giriş

1516
Mısır Seferi ve Mercidabık Zaferi

1517
Ridaniye Zaferi ve Kahire'ye giriş

1517
Haremeyn'in himaye altına alınması

1517
Haliç'te tersane yapımının tamamlanması

1517
Piri Reis'in Mısır'da Sultan Selim'e ilk dünya haritasını sunması

1519
Celali isyanı

1519
Cezayir'in iltihakı

1520
I. Selim'in vefatı, I. Süleyman'ın cülusu

1520
Şeyh Hamdullah'ın İstanbul'da vefatı; Şahkulu'nun İstabul'a gelip Ehl-i Hiref teşkilatına girişi; Hattat Şeyh Hamdullah'ın vefatı

1520-1550
Şahkulu'nun nakkaşhanede faaliyet göstermesi

1521
Belgrad'ın fethi

1521
Piri Reis'in Kitab-ı Bahriye adındaki eserini hazırlaması

1522
Kanuni Sultan Süleyman'ın validesi, Yavuz Sultan Selim'in eşi Ayşe Hafsa Sultan tarafından Manisa'da bimaristan inşa edilmesi

1522
Rodos adasının ilhakı

1524
Mısır'da Hain Ahmed Paşa isyanı

1524
Ahi Çelebi, Ahmed (Mehmed) Çelebi B. Kemal el-Tebrizi'nin ölümü

1525
Yeniçeri isyanı

1525
İlk Fransız elçisi İstanbul'da

1525
Şeyhülislam Zembili Ali Efendi'nin ölümü

1525
Mirim Çelebi, Mahmud B. Muhammed B. Muhammed B. Musa Kadızade'nin ölümü

1526
Mohaç Zaferi

1526
Ahmed Karahisari'nin İstanbul'da vefatı

1527
Bosna'nın fethi'nin tamamlanması
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://osmanlitarihi.yetkinforum.com
a-sosyal
..::υzмαη üує::..
..::υzмαη üує::..
a-sosyal

Mesaj Sayısı : 454
Rep Gücü : 870
Doğum tarihi : 08/04/93
Yaş : 26
Lakap : _BY_ACABA_

OSMANLI TARİHİ Empty
MesajKonu: Geri: OSMANLI TARİHİ   OSMANLI TARİHİ I_icon_minitimeCuma Nis. 17, 2009 9:42 am

1528
Piri Reis'in Kanuni Sultan Süleyman'a ikinci dünya haritasını takdim etmesi

1528
Nizameddin Abdülali B. Muhammed B. Hüseyin el-Bircendi'nin ölümü

1529
Viyana kuşatması, Budin'in istirdadı, Barbaros'un Marsilya'ya çıkması

1530-1540
Divan-ı Selimi'nin yazılması

1530-1560
Nasuh'un tarihçi, hattat ve ressam olarak faaliyet göstermesi

1530-1588
Sinan'ın imparatorluğun baş mimarı olarak faaliyet göstermesi

1532
Alaman Seferi

1533-1534
Barbaros'un Osmanlı hizmetine girişi ve Cezayir beylerbeyliğine tayini

1534
Irakeyn seferinin açılışı, Tebriz'e ikinci defa giriş ve Bağdat'ın alınışı

1534
Şeyhülislam İbn-i Kemal'in ölümü

1536
Fransızlara kendi bayrakları ile Osmanlı limanlarında ticaret hakkı veren ahidname verilmesi

1536
Veziriazam İbrahim Paşa'nın idamı

1537
Körsof - Avlonya seferi

1538
Preveze Zaferi

1538
Hadım Süleyman Paşa'nın Hint Seferi

1540
Venedik ahidnamesindeki Karadeniz'de ticaret imtiyazının kaldırılması

1540-1560
Kara Memi'nin nakkaşhanede faaliyet göstermesi

1541
Budin'in kati olarak ilhakı ve beylerbeyiği olması

1543
Estergon'un ve İstolni Belgrad'ın fethi

1543
Batı musikisiyle ilk resmi temas (I. François'nın Kanuni'ye gönderdiği saray orkestrası)

1547
Osmanlı-Habsburg Sulhü

1547
Avusturyalılar'a Osmanlı topraklarında emn ü aman üzere ticaret yapma hakkının tanınması

1547
San'a'nın fethi

1548
İkinci İran seferi

1550
Süleymaniye Külliyesi'nin inşaası

1551
Trablusgarb'ın fethi

1552
Piri Reis'in Portekizlilere karşı seferi

1553
Piri Reis'in ölümü

1553-1554
Turgud Reis'in Akdeniz seferi

1553-1554
Nahcıvan Seferi

1555
İlk Osmanlı-İran antlaşması : Amasya Müsalahası

1556
Şankulu'nun vefatı; Kara Memi'nin saray nakkaşhanesine Sernakkaş oluşu; Hattat Ahmed Karahisari'nin vefatı

1557
Dokuzuncu Akdeniz seferi, Fas'ın fethi

1557
Süleymaniye külliyesinin açılışı

1558
Şakayık-ı Nu'maniye telifi

1558
Arifi'nin Süleyman-name'sinin tamamlanması

1559
Şehzade Bayezid ile Selim'in Konya Savaşı ve Bayezid'in yenilerek İran'a sığınması

1560
Cerbe'nin alınışı

1560-1600
Osman'ın Nakkaşhanede faaliyet göstermesi

1561
Taşköprüzade'nin ölümü

1562
Osmanlı-Habsburg Sulhü

1563
Seydi Ali Reis, Ali B. Hüseyin el-Katibi'nin ölümü

1565
Başarısız Malta kuşatması

1565
100 dirhem gümüşten 450 akçe kesilmesi

1566
Kanuni Sultan Süleyman'ın son seferi : Sigetvar ve Sultanın vefatı, II. Selim'in cülusu

1567
Yemen isyanı

1568
Davud el-Antaki'nin Tezkire adlı eserini telif etmesi

1569
Astarhan seferi

1569
Kaptan Kurdıoğlu Hızır Beyin Sumatra seferi

1569-1595
Lokman'ın şehnameci olarak vazife görmesi

1571
Kıbrıs fethinin ikmali

1571
İnebahtı hezimeti

1571
Mustafa B. Ali el-Muvakkit'in ölümü; Takiyyüddin'in müneccimbaşılığa tayin edilmesi

1574
Buğday Zaferi

1574
Tunus'un fethi

1574
Selimiye'nin açılışı

1574
II. Selim'in vefatı ve III. Murad'ın cülusu

1575
Münşeat'üs-Selatın'in III. Murad'a takdimi

1575
Edirne'de Sinan eliyle II. Selim için Selimiye Camii'nin inşası

1577
Takiyüddin'in gözlemlerine 1577'de de kısmen tamamlanan Daru'r-Rasadü'l-Cedid'de (İstanbul Rasathanesi) devam etmesi

1578
Osmanlı-İran Savaşı'nın başlaması

1578
Fas'ta el-Kasrü'l-kebir Zaferi

1578
Kafkaslarda hareket

1580
İlk İngiliz ahidnamesinin verilişi

22 Ocak 1580
İstanbul Rasadhanesi'nin yıktırılması

18 Kasım 1583
Cizvitlerin Galata'daki Saint Benoit Kilisesi'ne yerleşerek burada St. Benoit mektebini açmaları

1583
Meşale Zaferi

1584-1588
Lokman'ın iki ciltlik Hüner-name'sinin tamamlanması

1585
Tebriz'in alınışı

1585
Takiyüddin el-Rasıd'ın ölümü

1586
İlk Sikke tashihi

1587
Gürcistan harekatı

1588
Gence seferi

1588
Resm-i tashih-i sikke konulması

1588-1606
Bosnalı Mehmed'in saraydaki kuyumcuların (zergeran bölüğünün) başı olarak vazife görmesi

1589
İkinci sikke tashihi

1590
Osmanlı-İran Antlaşması

1590
Yeniçerilerin et ihtiyaçlarını karşılamak üzere gümrük resmine "zarar-ı kassabiye" adıyla %1 oranında ilave yapılması

1593
Osmanlı-Habsburg Savaşları

1595
Estergon'un düşüşü

1595
III.Murad'ın vefatı, III. Mehmed'in cülusu

1596
Eğri Kalesi'nin alınışı ve Haçova Zaferi

1598-1663
Davud ve Mehmed Ağalar tarafından İstanbul'da valide sultanlar için Yeni Camii'nin inşası

1599
Osmanlı sarayında ilk Batı müziği aleti (Elizabeth I.'in IV. Mehmed'e gönderdiği org); Davud el-Antaki'nin ölümü

1600
Sikke tashihi

1601
Kanije Zaferi

1601
İngiliz tüccarının ödeyeceği gümrük resminin %3'e indirileceğinin ahidnameye derci

1603
Osmanı-İran Savaşı'nın başlaması

1603
III. Mehmed'in vefatı, I. Ahmed'in cülusu

1603-1703
I. Ahmed döneminden III. Ahmed dönemine kadar olan dönemi ihtiva eden devre

1607
Asi Canbolatoğlu ve Maanoğlu'nun Oruç ovasında bozguna uğratılması

1609-1610
Celali tenkili için Kuyucu Murad Paşa Anadolu'da

1612
Osmanlı-İran Antlaşması

1612
Hollandalılara ahidname verilmesi

1613
Ömer B. Ahmed el-Ma'I el-Çulli'nin ölümü

1614
Ali B. Veli B. Hamza el-Mağribi'nin ölümü

1615
İran Savaşı'nın yeniden başlaması

1615
Revan Seferi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://osmanlitarihi.yetkinforum.com
a-sosyal
..::υzмαη üує::..
..::υzмαη üує::..
a-sosyal

Mesaj Sayısı : 454
Rep Gücü : 870
Doğum tarihi : 08/04/93
Yaş : 26
Lakap : _BY_ACABA_

OSMANLI TARİHİ Empty
MesajKonu: Geri: OSMANLI TARİHİ   OSMANLI TARİHİ I_icon_minitimeCuma Nis. 17, 2009 9:43 am

1617
I. Mustafa'nın cülusu

1617
İstanbul'da Mehmed Ağa tarafından Sultan Ahmed Camii'nin inşası

1618
I. Mustafa'nın hal'I ve II. Osman'ın cülusu

1618
Sikke tashihi

1621
II. Osman'ın Lehistan seferine çıkışı (Hotin seferi)

1622
II. Osman'ın katli ve I. Mustafa'nın yeniden tahta çıkışı

1623
I. Mustafa'nın tahttan indirilip IV. Murad'ın cülusu

1624
Sikke tashihi

1629
Cizvitler tarafından, 1629'da İstanbul'da "Saint Georges" Fransız okulu ile yine "St. Louis Dil Oğlanlar Mektebi"nin kurulması

1634
İlk Şeyhülislam katli (Ahizade Hüseyin Efendi)

1635
IV. Murad'ın Revan seferine çıkışı

1638
Bağdat Seferi ve Bağdat'ın alınışı

1638
Hekimbaşı Emir Çelebi'nin ölümü

1639
Osmanlı-İran sulhü : Kasrışirin Antlaşması

1640
IV. Murad'ın ölümü, İbrahim'in tahta çıkışı, sikke tashihi

1642
Hafız Osman'ın İstanbul'da doğuşu

1642-1698
Hattat Hafız Osman

1645
Girit seferinin açılışı, Hanya'nın alınışı

1648
İbrahim'in hal'ı, IV. Mehmed'in cülusu

1648
Kandiye kuşatması

1650
Osmanlı musikisi eserlerinin ilk notalı tesbiti (Ali Ufki'nin eseri)

1656
Çanakkale Boğazı'nın Venedik ablukası altına alınması

1656
Çınar Vak'ası

1656
Köprülüler devrinin başlaması

1658
Katip Çelebi'nin ölümü

1660
Varad Kalesi'nin alınışı

1663
Uyvar seferi, Uyvar'ın fethi

1664
St. Gotthard bozgunu ve Vasvar Antlaşması

1666
Türk Divan edebiyatında sebk-ı Hindi'nin öncülerinden Naili'nin ölümü

1669
Kandiye'nin alınışı, Girit'in tamamıyla Osmanlı hakimiyetine girişi

1670
Hekimbaşı Salih B. Nasrullah B. Sellüm'ün ölümü

1672
Lehistan seferi, Kamaniçe'nin alınışı

1672
Bucaş Antlaşması

1673
Fransız tüccarının ödediği gümrük resminin %3'e indirilmesi

1676
Osmanlı-Lehistan sulhü : Zorawna Antlaşması

1678
Ukrayna'da Çehrin seferi

1678
Hafız Osman'ın kendi üslubunu gerçekleştirmesi

1680
Mehter etkisinde ilk Batı müziği eseri (N. A. Strungk'un Esther operası)

1682
Osmanlı-Rus Antlaşması

1682
Seyahatname'nin yazarı Evliya Çelebi'nin ölümü

1683
II. Viyana kuşatması ve büyük bozgun

1683
Ebu Abdullah Muhammed b. Süleyman el-Fasi b. Tahir; el-Rıdvani'nin ölümü

1685
Uyvar'ın elden çıkışı

1685
Saraydaki altın ve gümüşten sikke basımı

1686
Budin'in düşüşü

1687
IV. Mehmed'in tahttan indirilmesi, II. Süleyman'ın cülusu

1687
Eğri kalesinin düşüşü

1687
Bir akçe itibarı değerli "mankur" un piyasaya çıkarılması

1688
Belgrad'ın elden çıkışı

1690
Kanije kalesinin düşüşü

1690
Belgrad'ın geri alınışı

1690
Fransızların Mısır'da ödediği gümrük resminin %3 olarak tesbiti

1691
Ebu Bekr Behram b. Abdullah el-Dımaski'nin ölümü

1691
II. Ahmed'in tahta çıkışı

1691
Salankamen bozgunu

1691
Enflasyonu körüklediği için mankur darbının yasaklanması

1695
II. Ahmed'in ölümü

1695
II. Mustafa'nın cülusu, Malikane sisteminin uygulanmaya başlanması

1697
Zenta bozgunu

1698
Şehremini Baruthanesi yangını

1698
Hafız Osman'ın İstanbul'da vefatı

1699
Karlofça Antlaşmasının imzalanması

1700
Ruslar'la İstanbul Antlaşması'nın imzalanması

1702
İskender Çelebi Bahçesi'ndeki (bugünkü Ataköy) yeni baruthanenin faaliyete geçmesi

1702
Müneccimbaşı Ahmed Dede b. Lütfullah'ın ölümü

1702
İstanbul çuka imalathanesinin faaliyetinin durdurulması

1703
Edirne Vak'ası

1703
III. Ahmed'in tahta çıkışı

1703
"Tuğralı" altın paranın piyasaya çıkarılması

1708
İstanbul'da Selanikli ustaların çalıştığı çuka imalathanesinin kurulması

1709
Tersane içinde bir "lengerhane" yapımı

1711
Prut Zaferi ve Barışı

1711
Rıdvan b. Abdullah el-Razzaz el-Feleke'nin ölümü

1713
"Zincir" altının çıkarılması

1715
Venedik'e savaş açılması ve Mora Seferi

1716
Osmanlı-Avusturya Savaşı, Varadin bozgunu, Temaşvar'ın elden çıkışı

1716
"Fındık" altınının piyasaya çıkarılması

1718
Pasarofça Antlaşması

1718
Valilerin sefer masraflarını karşılamak üzere "imdadiyye-i seferiyye" toplamalarının kabulü

1718-1730
İlk bestekarlar antolojisi (Şeyhülislam Es'ad Efendi'nin Nevşehirli İbrahim Paşa'ya sunduğu Atrabu'l Asar'ı)

1720
İstanbul'da devlet tarafından bir ipekli imalathanesinin kurulması

1720
Batıya hediye gönderilen ilk mehter takımı (III. Ahmed tarafından Lehistan'a)

1720
III. Ahmed için tasvirleri Levni tarafından yapılan Surname-i Vehbi

1721
Çelebi Mehmed Efendi'nin sefaret vazifesiyle Fransa'ya gidişi

1723
İran seferinin üç cepheli olarak açılışı

1724-1725
Azerbaycan harekatı, Tebriz ve Cence'nin alınışı

1726
İbrahim Müteferikka tarafından ilk Türk matbaasının kuruluşu

1727-1839
Türk matbaasının kuruluşu ve yeni unsurlar devresi

1729
"Zer-i mahbub" adıyla yeni bir altının piyasaya sürülmesi

1729
Cevheri'nin Lügat-ı Sıhah'ının Vankulu tarafından yapılan tercümesinin matbaada basılan ilk kitap olması

1730
Yanyalı Mehmed Esad b. Ali b. Osman'ın ölümü

1730
Patrona Halil isyanı, III. Ahmed'in hal'i, I. Mahmud'un cülusu

1732
Osmanlı-İran barışı

1733
İran Savaşı'nın hızlanması, Nadir Şah'ın başarıları

1733
Kefe Mukataası'nın İstanbul Mukataası Kalemi ile birleştirilmesi

1735
Bonneval Ahmed Paşa (Comte de Bonneval) nezaretinde Humbaracı Ocağı'nın kurulması

1736
Osmanlı-Avusturya-Rus Savaşları
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://osmanlitarihi.yetkinforum.com
a-sosyal
..::υzмαη üує::..
..::υzмαη üує::..
a-sosyal

Mesaj Sayısı : 454
Rep Gücü : 870
Doğum tarihi : 08/04/93
Yaş : 26
Lakap : _BY_ACABA_

OSMANLI TARİHİ Empty
MesajKonu: Geri: OSMANLI TARİHİ   OSMANLI TARİHİ I_icon_minitimeCuma Nis. 17, 2009 9:46 am

1736
Abdullah b. Ebi Bekr b. Süleyman el-Maraşi'nin ölümü

1739
Belgrad Antlaşması

1739
Rus tüccarlarına Karadeniz hariç olmak üzere, Osmanlı suları ve topraklarında ticaret hakkı tanınması

1742
Ömer Şifai'nin ölümü

1743
Osmanlı-İran Savaşı'nın yeniden hızlanması

1745
Matbaanın kurucusu İbrahim Müteferrika'nın ölümü

1746
Osmanlı-İran barışı

1747
Humbaracıbaşı Bonneval Ahmed Paşa'nın ölümü

1748
Avlonya ve Eğriboz mukataalarının Bursa Mukataası Kalemi'ne katılması

1748-1755
İstanbul'da I. Mahmud ve III. Osman tarafından Nuruosmaniye Camii'nin inşa ettirilmesi

1751
Osmanlı musikisi üzerine Batıda yazılan ilk eser (Charles Fonton'un Essai…'si)

1754
I. Mahmud'un ölümü, III. Osman'ın cülusu

1757
III. Osman'ın ölümü, III. Mustafa'nın cülusu

1757-1758
Haremeyn mukataalarının satış ve iltizam işlerinin defterdar tarafından yürütülmeye başlanması

1758
Mustafa Rakım'ın Ünye'de doğuşu

1760 (1173)
Abbas Vesim Efendi b. Abdurrahman b. Abdullah'ın ölümü

1766
Haremeyn mukataalarının darphanece idare olunmaya başlanması

1768
Osmanlı-Rus Savaşı'nın başlaması

1770
Rus filosunun İngilizler'in yardımıyla Akdeniz'e girmesi

1770-1776
Fransız Subayı Baron de Tatt'un İstanbul'da bulunması

1771
Kırım'ın işgali

1772
Tersane yakınlarında Topçu Mektebi'nin kurulması

1773
Mühendishane-i Bahri-i Hümayun'un kuruluşu

1773-1774
Darphanenin Hazine-i Amire'nin yedeği vazifesini görmeye başlaması

1774
Avrupa tarzında teşkil edilmiş olan Sürat Topçuları Ocağı'nın kurulması; Bedreddin Hasan b. Burhaneddin İbrahim el-Ceberti'nin ölümü

1774
Sür'at Topçuları Ocağı'nın kurulması

21 Temmuz 1774
Küçük Kaynarca Antlaşması ve Ruslar'a Karadeniz'de seyrüsefer hakkı tanınması

29 Nisan 1775
Tersane ambarlarında bir odada "Hendese Odası" nın kurulması

1776
Mühendishane-i Bahri-i Hümayun'un açılışı; Boğdan Prensi Alexandır İspilanti Bey'in Bükreş ve Yaş'ta Rum Ortodoks cemaatinde yeni tarz eğitimin ilk adımları atması; Hendese odasına nizam verilmesi

10 Mart 1779
Aynalıkavak Tenkihnamesi

1780
Mehmed Esad Yesari'nin ta'lik hattında Osmanlı üslubunu buluşu

1781
Hendese odasının Mühandishane olarak isimlendirilmesi

1783
Rusya'nın Kırım'ı ilhakı

1784
Avusturyalılar'a Karadeniz'de seyrüsefer hakkı verilmesi

1784
Fransız Lafitte-Clave ve Monnier'in Tersane'deki mühendishanede istihkam dersleri vermeleri

8 Ocak 1784
Osmanlı Devleti'nin Rusya'nın Kırım'ı ilhakını bir "sened" ile resmen tanıması

1787-1788
İstanbul'da bulunan Fransız uzmanların ve subayların tamamen ülkelerine dönmeleri

17 Ağustos 1787
Osmanlı-Rus Savaşı'nın ilanı

9 Şubat 1788
Rusya'nın müttefiki sıfatıyla Avusturya'nın da savaşa girmesi

1789
Kıymetli maden işlenmesinin yasaklanması ve neticesiz dış istikraz teşebbüsü

Ocak 1789
Özi Kalesi'nin Ruslar tarafından zaptı

7 Mayıs 1789
I. Abdülhamid'in ölümü ve III. Selim'in tahta çıkması

11 Temmuz 1789
Osmanlı-İsveç ittifakı

1790
İlk resmi Ermeni mektebinin Kumkapı'da açılması; Gelenbevi, İsmail b. Mustafa b. Mahmud'un ölümü

31 Ocak 1790
Osmanlı-Prusya ittifakı

27 Temmuz 1790
Avusturya'nın Prusya tarafından barışa zorlanması. Reichenbach Konvansiyonu

18 Eylül 1790
Yergöğü Mütarekesi

Ekim - Kasım 1790
Kili ve İsmail kalelerinin Rusya tarafından zaptı

1791-1799
Mevlevi ayininde piyano (!) (Galata Mevlevihanesi, Şeyh Galib/III. Selim zamanı)

4 Ağustos 1791
Avusturya ve Osmanlı Devleti arasındaki son savaşın bitirilmesi. Ziştovi Antlaşması

11 Ağustos 1791
Rus Savaşı'nın sonu. Kalas Mütarekesi

1792
Nizam-ı Cedid hareketinin başlaması

1792
III. Selim devrinde 100'lük guruş basılması

10 Ocak 1792
Kırım'ın Rusya'ya bırakılması

10 Ocak 1792
Yaş Antlaşması

1793
Daimi elçiliklerin ıslahı ve Londra, Paris ve Viyana'da daimi elçilik ihdası

1793
Nizam-ı Cedid Ordusu'nun Kuruluşu

1793
Hasköy'de Humbaracı ve Lağımcı Ocağı kışlasında Mühendishane-i Cedide'nin açılması; Fazıl Hüseyin'in III. Selim'in sarayında hazırladığı Huban-name ve Zenannamesi'nin resimli bir nüshası

1793
Zahire Nezareti'nin kurulması

1793-1794
Baruthane-i Amire'de İngiliz perdahı barut imaline başlanması

1794
Halkalı'da yapılan Azadlu Baruthanesi'nin faaliyete geçmesi

1795
Lehistan'ın Avrupa haritasından silinmesi

1795
Mühendishane-i Berr-i Hümayun'un açılışı; Kara Mühendishanesi binasının inşası; Osmanlı sarayında ilk yabancı bando (Napolyon'un III. Selim'e gönderdiği)

1795
Zahire Hazinesi'nin kurulması

1797
Mühendishane'de açılan Matbaanın faaliyete geçmesi

1797
Paris, Viyana ve Berlin'de daimi elçilikler ihdası

1797
Pazvandoğlu isyanı

1797
Rumeli'de dağlı eşkiya hareketleri ve isyanları

17 Eylül 1797
Venedik Devleti'nin ortadan kaldırılması

1798
Mehmed Es'ad Yesari'nin İstanbul'da vefatı

3 Ocak 1798
Fransa'ya karşı Osmanlı-Rus ittifakı

1 Temmuz 1798
Fransa'nın Mısır'a saldırması

3 Eylül 1798
Fransa'ya savaş ilanı

1799
Neticesiz dış istikraz teşebbüsü

5 Ocak 1799
Fransa'ya karşı İngiltere ile ittifak

Şubat 1799
Napolyon'un El-Ariş ve Gazze'yi ele geçirmesi

Mayıs 1799
Napolyon'un Akka'da Cezzar Ahmed Paşa tarafından mağlup edilmesi

Ağustos 1799
Napolyon'un Fransa'ya dönmesi, Mısır'ın işgalinin devamı

1800
Takvimlerin Jacques Cassini Zicine göre hazırlanmaya başlaması

Mart 1800
Rus ve Osmanlı kuvvetlerinin Yedi Ada Cumhuriyeti'ni kurmaları

1801
Kara Mühendishanesi hocalığına Hüseyin Rıfkı Tamani'nin getirilmesi; Gevrekzade Hafız Hasan Efendi'nin ölümü

Ağustos 1801
Mısır'ın tahliyesine dair mütareke

1802
Fransız ve İngiliz gemilerinin kendi bayrakları altında Karadeniz'e çıkmalarına müsaade edilmesi

1802
Avrupa ile ticaret yapan Osmanlı gayri müslim tüccarına Avrupa devletleri tüccarı statüsünün tanınmasıyla "Avrupa tüccarı" denilen sınıfın ortaya çıkması

25 Haziran 1802
Paris Antlaşması. Fransa ile barış

1803
"Ayvalık İkonomos Akademisi'nin kurulması; "Kuruçeşme Rum Mektebi (Helleno Philosophical School)"nin kurulması

Şubat 1804
Sırp isyanlarının başlaması

1805
Avrupa tarzında ilk hastane'nin Kasımpaşa'daki Tersane-I Amire'de açılması

1805
Osmanlı Devleti'nin Napolyon'un "İmparator" unvanını tanıması

1805
Tersane Hazinesi'nin kurulması

1805
Beykoz Çuka ve Kağıt Fabrikası'nın faaliyete geçmesi

Temmuz 1805
Mehmed Ali Paşa'nın Mısır'a vali olarak tayini

1806
Nizam-ı Cedid'in başarısızlığı ve gerilemesi. İkinci Edirne Vak'ası

1806
Osmanlı-Rus Savaşı

1806
III. Selim'in Mühendishan-i Berri-i Hümayun kanunnamesi

Ocak 1806
Tersane Tıbbiyesi'nin kurulması

Ekim 1806
Memleketeyn 'in Rusya tarafından işgal edilmesi

1807
Vehhabi isyanının had safhaya varması. Haccın engellenmesi

20 Şubat 1807
İngiltere'nin Rusya'nın yanında Osmanlı savaşına iştiraki ve İngiliz filosunun İstanbul önlerine gelmesi

Mart - Eylül 1807
İngiliz filosunun İskenderiye'ye saldırması ve Mehmed Ali tarafından mağlup edilmesi

25 Mayıs 1807
Nizam-ı Cedid'e karşı ayaklanma

29 Mayıs 1807
III. Selim'in tahttan indirilmesi ve Nizam-ı Cedid'in ilgası

29 Mayıs 1807 - 28 Temmuz 1808
IV. Mustafa devri. Siyasi istikrarsızlıklar ve darbeler

1808
Mustafa Rakım'ın celi sülüs ve tuğra'ya yeni üslubunu getirişi

28 Temmuz 1808
Alemdar Mustafa Paşa'nın müdahalesi, IV. Mustafa'nın tahttan indirilmesi, III. Selim'in katli, II. Mahmud'un tahta çıkması

28 Temmuz 1808 - 16 Kasım 1808
Alemdar'ın kısa süren sadareti
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://osmanlitarihi.yetkinforum.com
a-sosyal
..::υzмαη üує::..
..::υzмαη üує::..
a-sosyal

Mesaj Sayısı : 454
Rep Gücü : 870
Doğum tarihi : 08/04/93
Yaş : 26
Lakap : _BY_ACABA_

OSMANLI TARİHİ Empty
MesajKonu: Geri: OSMANLI TARİHİ   OSMANLI TARİHİ I_icon_minitimeCuma Nis. 17, 2009 9:46 am

29 Eylül 1808
Sened-i İttifak : Devletin ayanlarla uzlaşması

15-16 Kasım 1808
Yeniçeri Ayaklanması : Alemdarın Sonu

5 Ocak 1809
İngiltere ile süren savaşın sonu : Kal'a-i Sultaniyye Antlaşması

1810
II. Mahmud devrinde beşlik "cihadiyye"lerin basılması

1810
İzmir Jimnasium'unun kurulması; Yesarizade Mustafa İzzet'in ta'lik'e son şeklini verişi

1812
Vehhabi ayaklanmasının Mehmed Ali Paşa tarafından bastırılması

1812
Fransız postalarının ilk kuruluşu

28 Mayıs 1812
Rus Savaşı'nın sonu : Bükreş Antlaşması, Sırbistan'a özerklik verilmesi

1816
Miloş Obronoviç'in "başknez" olarak tanınması ve Sırbistan'ın özerliğinin temini

1817
Hüseyin Rıfkı Tamani'nin ölümü

Şubat - Mart 1821
Eflak ve Mora'da Rum isyanlarının başlaması

1823
Avrupa ile ticaretin Türk gemileriyle yapılmasına teşebbüs edilmesi

1824
Rum ayaklanmasını bastırmak üzere Mısır kuvvetlerinin çağrılması

1824
Fatih Külliyesindeki Darü'ş-Şifa'nın yıkılması; Sultan II. Mahmud'un Talim-i sıbyan adı ile ferman yayınlaması; St. Pierre mektebinin kurulması

1826
İhtisab müessesesinin düzenlenmesi

1826
Şinasi'nin doğumu; Mustafa Rakım'ın İstanbul'da vefatı; Ermeni ustalara Nakkaşlık hakkının verilmesi

14 Haziran 1826
Yeniçeri Ocağı'nın ortadan kaldırılması, Asakir-i Mansure-i Muhammediyye'nin kurulması

7 Ekim 1826
Rusya ile Akkerman Antlaşması'nın akdi

1827
Osmanlılar'ın İngiliz yapısı ilk buharlı gemiye sahip olmaları

1827
Tıphane-i Amire'nin kurulması; İlk "Marş-ı Sultani" bestesi (G. Donizetti, II. Mahmud'a)

1827
Mukataa Hazinesi'nin Hazine-i Amire'den ayrılması

4 Nisan 1827
İngiltere ile Rusya arasında Yunanistan'ın bağımsızlığına dair Petersburg Protokolü

Temmuz 1827
Mısır kuvvetlerinin Rum isyanını bastırmaları, Atina'nın teslimi

20 Kasım 1827
Navarin saldırısı : Osmanlı-Mısır donanmasının yakılması

26 Nisan 1828
Rusya'nın savaş ilan etmesi

1829
Ziya Paşa'nın doğumu; Mahmud Celaleddin'in İstanbul'da vefatı; Şevki Efendi'nin İstanbul'da doğuşu

1829
Deli Teşkilatının kaldırılması

14 Eylül 1829
Edirne Barışı : Yunanistan'ın bağımsızlığı

1830
Mühendishane-i Bahri'nin Heybeliada'daki kışlaya taşınması; İshak Efendi'nin Mühendishane başhocalığına getirilmesi; Avrupa'ya talebe gönderilmeye başlanması

1830
Tiftik keçisinin Güney Afrika'da yetiştirilmeye başlanması

1830
Katolik ermeni cemaatinin ve kilisesinin resmen tanınması

1830-1831
Nüfus sayımları

5 Temmuz 1830
Fransızlar'ın Cezayir'e saldırmaları ve ele geçirmeleri

1831
İlk saray konservatuarı (Mızıka-i Hümayun ve Saray Harem Orkestrası)

1831
Timarların kaldırılması (müessese sembolik olarak daha uzun süre devam etti)

1831-1834
İshak Efendi'nin dört ciltilik Mecmua-i Ulum-ı Riyaziye adlı eserinin basılması

1 Kasım 1831
İlk gazete Takvim-i Vekayi'nin neşri

1832
Tıphane-i Amire'nin Şehzadebaşı'ndan Cerrahhane'nin bulunduğu binaya nakledilmesi

1832
Memuriyette, ilmiyye ve mülkiyyede rütbelerin yatayına eşitlenip derece ve elkabın (titulature) tesbiti

1832
Mısır Valisi Mehmed Ali Paşa'nın isyanı

1832
İstanbul-İzmit "posta yolu" nun yapımı

1832
İngiliz postalarının kuruluşu

29 Ocak 1832
Topkapı Sarayı'na bitişik Gülhane bahçesinde mevcut binalarda Cerrahhane-i Amire'nin açılması

12 Aralık 1832
Mısır kuvvetlerinin Konya'da Osmanlı ordusunu yenmeleri

1833
Feshanenin kuruluşu

2 Şubat 1833
Mısır kuvvetlerinin Kütahya'ya kadar ilerlemeleri

5 Nisan 1833
Rus kuvvetlerinin yardım amacı ile Beykoz'a asker çıkartmaları ve Rus filosunun İstanbul'a gelmesi

Mayıs 1833
Mehmed Ali'nin uzlaşmaya zorlanması : Kütahya Sözleşmesi

8 Temmuz 1833
Mehmed Ali Paşaya karşı Osmanlı-Rus ittifakı : Hünkar İskelesi Antlaşması, Boğazlar'ın diğer devletlere kapatılması

18 Eylül 1833
Münchengraetz Antlaşması

1834
Maçka Kışlası'nda, Mekteb-i Harbiye'nin kurulması

1834
Mukataat Hazinesi'nin isminin "Mansure Hazinesi" olarak değiştirilmesi

1835
Hazine-i Amire ile darphanenin birleştirilmesi

1835-1845
İlk halk konserleri [Tanburi Aleksan Efendi (1815-1864) İstanbul Süleymanpaşa Hanı'ndaki kahvede]

1836
Başhoca İshak Efendi'nin ölümü

1836
İslimye Çuka Fabrikası'nın devlet tarafından işletilmeye başlanması

1836
Başhoca İshak Efendi'nin ölümü

1836
İslimye Çuka Fabrikası'nın devlet tarafından işletilmeye başlanması

11 Mart 1836
Umur-ı Hariciye Nezareti'nin kurulması (hatt-ı hümayun tarihi 23 Zilkaade 1251)

26 Kasım 1837
Osmanlı yapımı "Eser-i Hayr" adlı buharlı geminin denize indirilmesi

1838
Mekteb-i Adli'nin açılması; Üsküdar'da Cemaran adlı Ermeni yatılı yüksek okulunun kurulması; Müderrishane-i Bahri'nin Tersane'deki yeni binasına nakledilmesi; Sultan II. Mahmud'un ilk öğretim alanında yeni bir teşebbüse girişmesi; Sami Efendi'nin İstanbul'da doğuşu

1838
Maliye Nezareti'nin kurulması ve Hazine-i Amire'nin darphaneden ayrılıp Mansure Hazinesi'yle birleştirilmesi

1838
Defterdarlığın Maliye Nazırlığı'na çevrilmesi

24 Mart 1838
Meclis-i Vala-yı Ahkam-ı Adliyyenin kurulması

16 Ağustos 1838
İngiliz tüccarına geniş imkanlar tanıyan Balta Limanı Ticaret Muahedesi'nin imzalanması. Bu muahede ile gümrük resmi oranının ihracatta %12, ithalatta %5 olarak tesbiti

1839
"Kaime-i mutebere-i nakdiyye"nin çıkarılması

1839
Ali Süavi'nin doğumu; Mekatib-i Rüşdiye Nezareti'nin kurulması; Mekteb-i Tıbbiye'nin Galatasaray'daki yeni binasına taşınması ve mektebin adının Mekteb-i Tıbbiye-i Adliye-i Şahane olarak değiştirilmesi; Mekteb-i Ulum-ı Edebiye'nin açılması; Notre Dame de Sion Kız Lisesi'nin kurulması

1839-1844
Dr. Bernard'ın Mekteb-i Tıbbiye nazırlığı dönemi

1839-1845
Mekteb-i Fenn-i Nücum'un faaliyet dönemi

24 Haziran 1839
Mehmed Ali ile savaşın tekrar başlaması, Osmanlı kuvvetlerinin Nizip mağlubiyeti

1 Temmuz 1839
II. Mahmud'un vefatı üzerine Abdülmecid'in tahta çıkması, Osmanlı donanmasının Mehmed Ali'ye teslimi

3 Kasım 1839
Tanzimat Fermanı'nın ilanı

3 Mayıs 1840
Ceza Kanunname-i Hümayunu'nun Fransa'dan mülhem bir biçimde düzenlenmesi ve kabulü (14 Temmuz 1851'de bu kanun, kanun-u cedid olarak tadilatla yeniden yürülüğe girer)

1840
Gayri müslim tebaadan Avrupa'ya talebe gönderilmeye başlanması

1840
Tanzimat'ın tatbik edildiği yerlerde temettü vergisi konulma kararı

1840
Bütün hazinelerin Maliye Hazinesi'ne katılması

1840
Posta Nezareti'nin kurulması

21 Aralık 1840
Namık Kemal'in doğumu

1841
Lübnan olayları

1841-1906
Ahmed Ali Paşa'nın doğumu. (ressam)

24 Mayıs 1841
İngiltere'nin yardımıyla Mısır meslesinin halli, Mısır'ın veraset usulü ile Mehmed Ali Paşa'ya bırakılması

13 Temmuz 1841
Londra Boğazlar Mukavelenamesi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://osmanlitarihi.yetkinforum.com
a-sosyal
..::υzмαη üує::..
..::υzмαη üує::..
a-sosyal

Mesaj Sayısı : 454
Rep Gücü : 870
Doğum tarihi : 08/04/93
Yaş : 26
Lakap : _BY_ACABA_

OSMANLI TARİHİ Empty
MesajKonu: Geri: OSMANLI TARİHİ   OSMANLI TARİHİ I_icon_minitimeCuma Nis. 17, 2009 9:46 am

1842
Askeri Baytar Mektebi'nin açılması

1842-1910
Osman Hamdi (ressam, eğitimci, müzeci, arkeolog)

1843
Hereke Fabrikası'nın kurulması

1843
Zeytinburnu Demir Fabrikası inşaatına başlanması

1843
Muhdes kara gümrüklerinin kaldırılması

1843
Feshane'ye çuka dokuma tezgahlarının ilavesi

1 Şubat 1844
Tashih-i sikke

1844
Feshane'de buhar makinelerinin kullanılmaya başlanması

1845
İzmir'de su kuvvetiyle çalışan kağıt fabrikasının kurulması

1845
Bahriye Mektebi'nin Heybeliada'daki binasına taşınması; Kadı yetiştirmek için Süleymaniye'de "Muallimhane-i Nüvvab" medresesinin kurulması; Rüşdiyelerin Darü'l-fünun'a öğrenci yetiştiren orta dereceli mektepler olarak kabul edilmesi

Ocak 1845
Sultan Abdülmecid'in Meclis-i Vala'yı ziyareti

13 Mart 1845
Meclis-i Muvakkat'ın (Geçici Maarif Meclisi) çalışmalarına başlaması

10 Nisan 1845
Polis (zabıta) teşkilatının kuruluşu (12 Rebiülevvel 1261 tarihli nizamname)

1846
Meclis-i Maarif-i Umumiye kurulması; Mekatib-i Umumiye Nezareti'nin kurulması; Başhoca Seyyid Ali Paşa'nın ölümü

1846
Rus Ticaret Muahedesi

16 Şubat 1846
Zabtiye müşiriyetinin kurulması

Darü'l-Fünun kurmada ilk teşebbüs

1847
Timarlı Sipahi Teşkilatı'nın ilgası

1847
Telgrafın Beylerbeyi Sarayı'nda denenmesi

1847
Dersaadet Bankası'nın kuruluşu

1847
İstanbul'da ilk piyano resitali (Liszt Abdülmecid'e Donizetti'nin Mecidiye Marşı'nı çalıyor); Yeşilköy'de bulunan Ayamama Çiftliğinin ziraat talimhanesi şekline getirilerek ilk pamuk ziaati uygulama eğitiminin burada verilmeye başlanması

1 Mart 1847
Recaizade Ekrem'in doğumu

1848
Avrupa'da liberal ihtilaller : Polonya ve Macaristan'da milliyetçi ayaklanmalar

1848
Protestan Ermeni cemaatinin ve kilisesinin resmen tanınması

1848
İstanbul'da ilk Sanayi Mektebi'nin kurulmasına teşebbüs edilmesi

16 Mart 1848
İstanbul'da Darü'l-Muallimin açılması

18 Kasım 1848
Osmanlı yapımı ilk demir vapurun denize indirilmesi

1849
Veteriner öğretim faaliyetlerine başlanması; Yesarizade Mustafa İzzet'in İstanbul'da vefatı

1850
1847'den geçerli sayılmak üzere gümrük resimlerine esas teşkil eden mal fiyatlarında ithalatta %20, ihracatta %16 indirim yapıldıktan sonra gümrük resimlerinin tesbit edilmesi kararı

1850
Ticaret Kanunname-i Hümayunu'nun kabulü

1850
İlk faizsiz kaimenin çıkarılması

1850
Muallim Naci'nin doğumu

12 Mart 1850
Darü'l-Maarif'in öğrenime başlaması

1851
Ceza Kanunname-i Hümayunu'nun kabulü

1851
Londra Sergisi

1851
Akademik karakterde ilk ilmi dernek olan Encümen-i Daniş'in açılması

18 Temmuz 1851
Encümen-i Daniş'in kurulması

1852
Abdülhak Hamid'in doğumu; İstanbul Şark Cemiyetinin (Societe Orientale de Constantinople) kurulması

1853
"Mukaddes yerler" meselesi, Rusya'nın tazyikleri ve Kırım Savaşı'nın patlaması

1853
İstanbul'da I. Abdülmecid tarafından Dolmabahçe Sarayı'nın inşa ettirilmesi

1854
İlk dış istikraz : Borçlanma devrinin ve alışkanlığının başlaması

1854
Meclis-i Vala'nın "Meclis-i Ali-yi Tanzimat" ve "Meclis-i Ahkam-ı Adliye'ye" ayrılması

1854
İhtisab teşkilatının lağvı

12 Mart 1854
Rusya'ya karşı İngiltere ve Fransa ile ittifak

1855
Piyanonun yüksek sosyeteye geçişi [Leyla (Saz) Hanım'ın babası Hekimbaşı İsmail Paşa'nın köşküne İtalya'dan getirtilen]

1855
Gayri müslimlerden alınan "cizye"nin kaldırılması

1855
Paris Sergisi

16 Ağustos 1855
İstanbul'da Şehremanetinin kurulması (modern belediye idarelerinin başlangıcı)

9 Eylül 1855
Osmanlı İmparatorluğu'nda telgrafın hizmete girmesi

14 Kasım 1855
Et ve Ekmek dışında hemen bütün maddelerden narhın kaldırılması

1856
Rusya'nın Asya'da Türk illeri istikametinde fetihlere başlamasının şartlarının oluşması

1856
Bank-ı Osmani'nin kurulması

1856
Arap alfabesinin Mors alfabesine uyarlanmasıyla telgrafların Türkçe olarak çekilmeye başlanması

1856
Islahat Fermanı

1856-1860
Köstence-Çernevo'da demiryolu hattının yapımı

1856-1866
İzmir-Aydın demiryolu hattının yapımı

15 Şubat 1856
İstanbul Tıp Cemiyeti'nin (Societe Medicale de Constantinople) kurulması

18 Şubat 1856
Islahat Fermanı'nın ilanı

30 Mart 1856
Paris Barış Antlaşması

30 Mart 1856
Rusya'nın bozguna uğraması

30 Mart 1856
Karadeniz'in tarafsız ve silahsız bir hale getirilmesi

22 Mayıs 1856
İstanbul Tıp Cemiyeti'ne Şahane ünvanının verilmesi ve cemiyetin adının, Cemiyet-i Tıbbiye-i Şahane olarak değişmesi

1857
Orman Mektebi açılması hususunda ilk teşebbüs

1857
Cidde olayları ve İngiliz kuvvetlerinin, müslim-gayri müslim çatışmalarına müdahalesi

1857
Gümrük resminin, eşyanın vardığı değil çıktığı yerde alınması usulünü getiren Mahrec Nizamnamesi'nin yayımlanması

1857-1862
Beyrut - Şam şosesinin yapımı

17 Mart 1857
Maarif-i Umumiyye Nezareti'nin kurulması

6 Kasım 1857
Paris'te Mekteb-i Osmani adında bir Osmanlı mektebinin açılması

1858
Ceza Kanunname-i Hümayunu'nun kabulü

1858
Kız rüşdiye mekteplerinin açılması

1858
Kaimelerin iptali için dış istikraz yapılması

1858-1859
Emlak, arazi ve temettü vergilerinin ayrılması

6 Haziran 1858
Arazi Kanunnamesi'nin kabulü

8 Haziran 1858
Beyoğlu ve Galata'da kurulacak Altıncı Daire-i Belediyye'nin nizamname-yi umumisi (ilk örnek belediye)

1859
Kaimelerin piyasadan toplanabilmesi için "iane-i umumiyye" toplanması

1859
Fransızca'dan yapılan ilk şiir tercümesi risalesi, Şinasi'nin Tercüme-i Manzume'sinin neşri

12 Şubat 1859
Mekteb-i Mülkiyye'nin kuruluşu

1860
Ticaret mahkemelerinin kuruluşu

1860
İlk basılı yerli tiyatro, Şinasi'nin Şair Evlenmesi'nin tefrika edilmesi

1860-1861
Lübnan ve Suriye Olayları

1860-1861
Lübnan'ın imtiyazlı bir eyalet haline getirilmesi

22 Ekim 1860
Tercüman-ı Ahval gazetesinin yayına başlaması

1861
Abdülmecid'in vefatı ve Abdülaziz'in tahta çıkması

1861
Cemiyet-i İlmiyye-i Osmaniye'nin kuruluşu

1861
Usul-i Muhakemat-ı Ticaret Nizamnamesi'nin kabulü

1861-1866
Rusçuk - Varna demiryolu hattının yapımı

9 Haziran 1861
Cebel-i Lübnan mutasarrıflığı'nın hususi statüsünün tesbiti ve Cebel-i Lübnan nizamnamesi

9 Haziran 1861
David Paşa'nın Lübnan'a vali olarak atanması

29 Nisan 1861
Fransız ve İngilizler'le Kanlıca Ticaret muahedelerinin yapılması. Bu muahede dış ticarette gümrük resmi oranının %8'e yükseltilmesi ve esnaflıkta inhisar sisteminin kaldırılması

1862
Tuna vilayetinin kuruluşu ve Mithad Paşa'nın vali olarak tayini

1862
Gümrük resimlerine esas teşkil eden mal fiyatlarında %10 indirim yapıldıktan sonra gümrük resmi alınmaya başlanması

1862
Kaimelerin piyasadan tamamıyla toplanması
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://osmanlitarihi.yetkinforum.com
a-sosyal
..::υzмαη üує::..
..::υzмαη üує::..
a-sosyal

Mesaj Sayısı : 454
Rep Gücü : 870
Doğum tarihi : 08/04/93
Yaş : 26
Lakap : _BY_ACABA_

OSMANLI TARİHİ Empty
MesajKonu: Geri: OSMANLI TARİHİ   OSMANLI TARİHİ I_icon_minitimeCuma Nis. 17, 2009 9:47 am

1862
Altının değerinin 100 kuruş olarak tesbiti

1862
Roman türünde Batıdan yapılan ilk tercüme, Fenelon'dan Tercüme-I Telemak'ın Yusuf Kamil Paşa tarafından yayınlanması; Cemiyet-I Tıbbiye-i Osmaniye'nin kurulması

1862
Mahrec-i Aklam'ın kurulması

20 Temmuz 1862
Mekteb-i Maarif-i Adliye'nin, "Mekteb-i Aklam" adı altında yeni bir şekle sokulması

8 Ekim 1862
Islah-ı Sanayi Komisyonu'nun teşkil edilmesi

1863
Abdülaziz'in Mısır'a seyahati

1863
Mithad Paşa tarafından Niş'te ilk Islahhane'nin (sonraki yıllarda Sanayi Mektebi) kuruluşu

1863
İstanbul Eczacılık Cemiyeti'nin (Societe de Constantinople) kurulması; Protestan Robert Koleji'nin açılması

1863
Menafi Sandığı'nın kurulması

1863
Mektuplara pul yapıştırılmaya başlanması

1863
Ticaret-i Bahriyye Kanunnamesi'nin kabulü

13 Ocak 1863
Darü'l-Fünun'da, halka açık serbest konferans şeklinde derslere başlanması

18 Şubat 1863
Sultanahmet Sergisi'nin (Sergi-i Umumi) açılışı

1864
Mekatib-i Sıbyan-ı Müslime Komisyonu'nun kurulması; Mekteb-i Harbiye dahilinde Erkan-ı Harp sınıfının açılması; Cemiyet-i Tedrisiye-i İslamiye'nin (Darü'ş-Şafaka) kurulması; Saint Joseph okulunun kurulması; İlk basılmış nazariyat kitabı (Haşim Bey'in Mecmu'atü'l-Makamat'ı)

1864
İyonya adalarının (Yedi Ada Cumhuriyeti'ni oluşturan adalar) İngiltere tarafından Yunanistan'a verilmesi

1864
Karadan Hindistan'ı Avrupa'ya bağlayan telgraf hattının tamamlanması

1864
Islah-ı Sanayi Komisyonu'nun kuruluşu

1864
Nizamiye mahkemelerinin kuruluşu

1864-1876
Paris'e talebe gönderilmesi

8 Ekim 1864
Vilayet Nizamnamesi'nin kabulü

1865
Müstakil Romen kilisesinin kurulması

1865
İstanbul Birinci Şehir Postası'nın kuruluşu

1865
Darü'l-Fünun binasının inşasının tamamlanması ve Maliye Nezareti'ne tahsis edilmesi; Mekteb-i Tıbbiye'nin nazırlığına Cemaleddin Efendi'nin getirilmesi

Eylül 1865
Mekteb-i Osmani'nin lağvedilmesi

1866
Girit isyanları , Yunanistan ile birleşme faaliyetleri

1866
Tezkire türünün son örneği olan Hatimetü'l-Eş'ar'ı yazan Fatih'in ölümü; Halid Ziya'nın doğumu

1866
Mısır veraset usulünün değiştirilmesi

1866
Ahmed Süreyya Emin Bey'in modelini hazırladığı seri ateşli topla Osmanlılar'ın topçulukta hamle yapması

1866
Simkeşler Şirketi'nin kuruluşu

1866
Dahilde sarfedilecek malların rayiç fiyatından %10 indirim yapıldıktan sonra gümrük resimlerinin tesbit edilmesi kararı

1866-1867
Avusturya'nın Prusya karşısında mağlup olması ve Macaristan ile eşit bir birlik kurması : Avusturya-Macaristan İmparatorluğu

1867
Sırbistan'daki son Osmanlı askeri temsiliyetinin ortadan kaldırılması, Sırp kalelerinin tahliyesi

1867
Rüşdiyelere gayri müslim talebe alınmaya başlanması; Beyrut Amerikan Üniversitesi'nin kurulması

1867
Mısır Valisi İsmail Paşa'nın "hıdiv" olması

1867
Genç Osmanlılar'ın Avrupa'ya kaçmaya başlamaları

1867
Yabancılara mülk edinme hakkının verilmesi

1867
Bahriye Nezareti'nin Kuruluşu

1867
Saraçlar Şirketi'nin kuruluşu

1867
Menafi Sandığı'nın bütün vilayet ve sancak merkezlerine yayılması

1867-1876
İzmir Rıhtımı'nın inşası

22 Şubat 1867
Eğitim sahasında Fransız notasının verilmesi

8 Haziran 1867
Mısır'a hıdivlik statüsünün verilmesi

21 Haziran 1867
Sultan Abdülaziz'in Avrupa seyahati

1868
Ali Paşa'nın Girit isyanlarını teskin etmesi ve Girit'e özerk bir statü verilmesi

1868
Galatasaray Sultanisi'nin açılması

1868
İstanbul Emniyet Sandığı'nın kurulması

1868
Demirciler ve Dökümcüler şirketlerinin kuruluşu

1868
Yunan postasının kapatılması

1868
Feshane'nin modern bir dokuma fabrikası haline getirilmesi

1868
Darü'l-Muallimin-i Sıbyan'nın açılması; Mekteb-i Hiref ve Sanayi'nin kurulması; Sanayi Mektebi'nin kurulması

1 Mart 1868
Adliye Nezareti'nin kurulması

1 Nisan 1868
Şura-yı Devlet'in teşekkülü ve Divan-ı Ahkam-ı Adliyye'nin ayrı bir temyiz organı olarak ayrılması

1 Eylül 1868
Mekteb-i Sultani'nin açılması

1869
Süveyş Kanalı'nın açılması

1869
Osmanlı Ordusu'nun Nizamiye, Redif ve Mustahfız diye üç bölüme ayrılması

1869
Mecelle-i Ahkam-ı Adliyye'nin ilk kitabının kabulü

1869
Mekteb-i Harbiye dahilinde bir Baytar sınıfının açılması

8 Nisan 1869
İkinci Darü'l-Fünun binasının inşasının tamamlanması ve Darü'l-Fünun-ı Osmani'nin kurulması

26 Ağustos 1869
Turuk Nizamnamesi'nin kabulü

2 Eylül 1869
Maarif-i Umumiyye Nizamnamesi ile ilk ve orta tedrisatın düzenlenmesi

Ekim 1869
Darü'l-Fünun-ı Osmani'de talebe kaydına başlanması

1870
Müstakil Bulgar kilisesinin kurulması ve Bulgarlar'ın Rum Patrikhanesi'nin nüfuzundan çıkmaları

1870
Fransa'nın, Almanya ve Prusya Savaşı'nda ağır mağlubiyet alması

1870
Cenab Şehabeddin'in doğumu; Batılı tarzda ilk roman hikaye türünde, Ahmed Midhat'ın Su-i Zan-Esaret adlı kitabının neşri; Mühendishane'nin Maçka Harbiye Mektebi içerisinde topçu ve istihkam sınıflarında eğitim faaliyetlerine devam etmesi; Sıbyan mekteblerinin ıslahı ve iptidai adı altında yeni mekteplerin açılması; Darü'l-Fünun'ı Osmani'yi teşkil eden şubeler arasında "İlm-i hukuk" şubesinin de yer alması; Tıp eğitiminin Türkçe yapılmaya başlanması

1870
Karadeniz'in tekrar silahlandırılması ve Rusya'nın Paris Antlaşması'nın hükümlerini tanımaması

1870
Darülfünunun açılması teşebbüsü

1870-1927
Kemaledin Bey (mimar)

20 Şubat 1870
Darü'l-Fünun-ı Osmani'nin büyük bir merasimle açılması

26 Nisan 1870
Darü'l-Muallimat'ın açılması

2 Temmuz 1870
Kavanin ve Nizamat Dershanesi'nin açılması

Ekim 1870
Darü'l-Fünun müdürü Tahsin Efendi'nin umuma açık konferanslar (ders-I'am) tertip etmesi

1871
Sadrazam Ali Paşa'nın vefatı

1871
Saint-Esprit okulunun kurulması

1871
Abdülaziz'in şahsi idaresinin artması, Mahmud Nedim Paşa sadareti

1871
Dersaadet Tahvilat Borsası Nizamnamesi'nin yayımlanması

1871
Posta ve Telgraf nezaretlerinin birleştirilmesi ve İkinci Posta Nizamnamesi'nin neşri

22 Ocak 1871
İdare-yi Umumiyye-i Vilayat Nizamnamesi

13 Eylül 1871
Şinasi'nin ölümü

1872
Emniyet Sandığı'nın şubelerinin açılması

1872
Darü'l-Maarif idadisinin kurulması; Maadin Mektebinin kurulması

1873
Meclis-i Tetkikat-ı Şer'iyye'nin kuruluşu

1873
Mehmed Akif'in doğumu; Türkçe ilk modern tıp lugatı olan Lügat-ı Tıbbiye'nin neşredilmesi; Sava Paşa'nın yeni bir Darü'l-Fünun kurmakla görevlendirilmesi; Darü'l-Fünun-ı Osmani'nin kapanması

Haziran 1873
Mekteb-i Sultani'nin, Gülhane Bahçesi'ndeki Saray'a bitişik binalara nakledilmesi

1874
Rusya'nın kışkırtmaları ve Panislavist faaliyetlerin artması

1874
Hukuk Mektebi, Mülkiye Mühendis Mektebi ve Edebiyat Mektebi'nden oluşan Darü'l-Fünun-ı Sultani'nin açılması; İstanbul Darü'l-Muallimi'nin açılması; İlk basılmış nota (Notacı Emin Efendi, 1845-1907)

1874
Kara gümrüklerinin lağvı

1874
Islah-ı Sanayi Komisyonu faaliyetinin durdurulması

1874-1875
Darü'l-Fünun-ı Sultani'nin eğitime başlaması; Osmanlı İmparatorluğu'nda sivil mühendislik eğitiminin başlaması

1875
Bosna-Hersek isyanları

1875
Askeri rüşdiye mekteplerinin açılması; Mora Yenişehir İdadisi'nin açılması

1876
Bulgar isyanları

1876
Karadağ'ın Osmanlı Devleti'ne savaş ilanı

1876
Abdülaziz'in tahttan indirilmesi, V. Murad'ın tahta çıkması, hal'i ve Abdülhamid'in cülusu

1876
Meşrutiyet'in ilanı

1876
İstanbul'da Balkan krizini görüşmek üzere internasyonal bir konferansın toplanması : Tersane Konferansı

1876
İstikrazların mürettebat ödemelerinin durdurulması

1876
Mecelle-i Ahkam-ı Adliyye'nin son kitabının kabulü

1876
Edebi roman hüviyetinde ilk eser olan, Namık Kemal'in İntibahı'nın neşri; İzmir ve Manastır'da yaıtılı idadiler açılması

23 Mart 1876
Ziya Gökalp'in doğumu

23 Aralık 1876
I. Meşrutiyet'in (Kanun-ı Esasi) ilanı

1877
Rusya'nın tecavüzü ve Osmanlı-Rus Savaşı'nın başlaması: Balkanlar'ın ve Doğu Anadolu'nun Rus işgaline uğraması

1877
Mahrec-i Aklam'ın Mekteb-i Mülkiye'nin idadi sınıflarıyla birleştirilmek suretiyle kaldırılması; Mekteb-i Tıbbiye'nin tekrar Gülhane'ye nakledilmesi; Fenn-i Resim ve Mimari Mektebi'nin kurulması

1877-1878
Darü'l-Fünun ve Mekteb-i Sultani'nin bir yıl eğitime ara vermesi

19 Mart 1877
İlk Meclis-i Meb'usan'ın içtimaı (o yılın 28 Haziran'ına kadar çalışır)

25 Eylül 1877
Dersaadet Belediye Kanunu (Meclis-i Mebusan'da müzakere edilerek kabul edilir)

5 Ekim 1877
Vilayet Belediye Kanunu'nun kabulü

13 Aralık 1877
Meclis-i Meb'usan'ın süresiz tatili

1878
Ayastefanos ve Berlin Antlaşmaları imzalanması

1878
Sırbistan, Karadağ ve Romanya'nın müstakil birer devlet olmaları

1878
Bulgaristan Prensliği'nin ortaya çıkması

1878
Ermeni meselesinin zuhuru

1878
Ali Suavi'nin öldürülmesi

1878
Kıbrıs'ın İngiltere tarafından ele geçirilmesi

1878
Bosna ve Hersek'in Avusturya-Macaristan'ın işgal ve idaresine terki

1878
Makedonya meselesinin ortaya çıkması

13 Şubat 1878
Meclisin kapatılması

Ekim 1878
Darü'l-Fünun-ı Sultani'nin tekrar eğitime başlaması

1879
II. Abdülhamid devrinde basılan kaimelerin toplatılıp imha edilmesi

1879
Mehakim-ı Nizamiye Teşkilatı Kanunu'nun kabulü

1879
Mekatib-i Sıbyaniye Dairesi'nin kurulması; Maarif merkez teşkilatının yeniden düzenlenmesi

1879
Usul-ı Muhakemat-ı Cezaiyye Kanunu'nun kabulü

1880
Vergi reformu
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://osmanlitarihi.yetkinforum.com
a-sosyal
..::υzмαη üує::..
..::υzмαη üує::..
a-sosyal

Mesaj Sayısı : 454
Rep Gücü : 870
Doğum tarihi : 08/04/93
Yaş : 26
Lakap : _BY_ACABA_

OSMANLI TARİHİ Empty
MesajKonu: Geri: OSMANLI TARİHİ   OSMANLI TARİHİ I_icon_minitimeCuma Nis. 17, 2009 9:47 am

1880
Yafa-Kudüs demiryolu hattının tamamlanması

1880
İlk köy romanı, Ahmed Midhat'ın Bahtiyarlık'ının neşri; Darü'l-Fünun-ı Sultani Turuk u Maabir Mektebi'nin ilk mezunlarını vermesi

1880
Usul-ı Muhakemat-ı Hukukiyye Kanunu'nun kabulü

13 Mart 1880
İstanbul'da bir kız idadisinin açılması

17 Mayıs 1880
Ziya Paşa'nın ölümü

Ekim 1880
Darü'l-Fünun-ı Sultani Hukuk Mektebi'nin ilk mezunlarını vermesi

20 Aralık 1880
Darü'l-Fünun-ı Sultani'nin ilk mezunlarını vermesi; Journal de la Societe de Pharmacie de Contantinople'un yayınlanması; Cemiyet-I İlmiye'nin kurulması

1881
Mustafa Kemal'in Doğumu

1881
Mısır'ın İngilizler tarafından işgali

1881
Düyun-ı Umumiyye idaresinin kurulması

1881
Mühendishane'de mümtaz sınıf adı altında yeni bir sınıf teşkil edilmesi; Darü'l-Fünun-ı Sultanı Turuk u Maabir Mektebi'nin faaliyetlerinin son bulması; Orman ve Maadin Mektepleri'nin birleştirilmesi

1882
Tunus'un Fransızlar tarafından işgali

1882
Muharrem Kararnamesi'nin neşri

2 Ocak 1882
Sanayi-i Nefise Mektebi'nin kurulması ve Osman Hamdi Bey'in müdür olması

1883
Osmanlı ordusunun Prusya askeri heyeti tarafından ıslahına başlanması

20 Haziran 1884
Mülkiye Mühendis Mektebi kurulması

1 Kasım 1884
Mülkiye Mühendis Mektebi'nin Mühendishane-I Berri-I Hümayun'un bir odasında eğitimine başlaması

2 Aralık 1884
Yahya Kemal'in doğumu

1885
Doğu Rumeli'nin Bulgaristan tarafından ilhakı

1885
Abdülhak Hamid'in Makber'inin neşri

18 Eylül 1885
Doğu Rumeli eyaleti valiliğinin Bulgaristan prensine verilerek bu bölgedeki kontrolün zayıflaması

1886
Adana-Mersin demiryolu hattının tamamlanması

1886
Maarif Nezareti'ne bağlı olarak Mekatib-i Gayri müslime ve Ecnebiye Müfettişliği'nin kurulması

1886
Adana-Mersin demiryolu hattının tamamlanması

1886
Maarif Nezareti'ne bağlı olarak Mekatib-i Gayri müslime ve Ecnebiye Müfettişliği'nin kurulması

1886-1887
Darü'l-muallimin'in yatılı hale getirilmesi

1887
Yedikule Havagazı Fabrikası'nın kurulması

1887
Ahmed Haşim'in doğumu; Şevki Efendi'nin İstanbul'da vefatı

5 Şubat 1887
Beşir Fuad'ın intiharı

1888
Haydarpaşa-İzmir-Ankara demiryolu imtiyazının Almanlar'a verilmesi

1888
Beyrut'ta Saint Joseph Katolik Tıp Mektebi'nin açılması; Baytar sınıfının tekrar Harbiye Mektebi bünyesine alınması

2 Aralık 1888
Namık Kemal'in ölümü

1889
İttihad-ı Osmanı Cemiyeti'nin (İttihat ve Terakki) kurulması

1889
İdadi öğrenimine dayanan dört yıllık bir Mülkiye Baytar Mektebi'nin kurulması

27 Mart 1889
Yakup Kadri'nin doğumu

1890
Bulgar Makedonya ve Anadolu'da Ermeni ihtilal çetelerinin faaliyetlerini arttırmaları

1891
Mülkiye Baytar Mektebi'nin Halkalı Ziraat Mektebi'ne yatılı olarak nakledilmesi

1891
Yol inşaatında bedenen çalışma mecburiyetinin paraya çevrilmesi

1891
Kadıköy - Kurbağalıdere Havagazı Fabrikası'nın kurulması

1891
Hereke Fabrikası'nın halı kısmının açılması

3 Kasım 1891
Darü'l-Muallim'in aliye şubesi açılması

1892
Haydarpaşa-İzmit demiryolu hattının işletmeye açılması

1892
Orman ve Maden Mektebi'nin kapatılması; II. Abdülhamid tarafından Yıldız'da porselen atölyelerinin kurulması

1893-1896
İstanbul-Selanik demiryolu hattının yapımı

1894
Halkalı Ziraat ve Baytar Mektebi'nin ilk veteriner mezunlarını vermesi; İmmaculée Conseption veya St Marie okulunun kurulması; İlk basılmış musiki lugatı (Hoca Kazım Bey'in Musiki Istılahatı)

1894
Sasun'da Ermeni olayları

1894
Selanik-Manastır demiryolu hattının tamamlanması

1895
İstanbul'da Ermeni olayları, yabancı devletlerin Ermeniler lehinde müdahaleleri

1895
Galata Rıhtımı inşaatının tamamlanması

1895
Gayri müslim okullarına Türkçe muallimi tayininin kararlaştırılması

1895
Baruthane-i Amire'de dumansız barut imal edilmesi

14 Şubat 1895
Sadrazam Said Paşa'nın beş fakülteden "darü'l-icaze" oluşan bir darü'l-fünun kurma teklifi

1896
Tevfik Fikret'in Servet-i Fünun'un edebi sayfalarının idareciliğini yüklenmesiyle Edebiyat-ı Cedide devrinin başlaması

1896
Ermenilerin Osmanlı Bankası'nın İstanbul şubesine saldırmaları

1896
Girit isyanının alevlenmesi

1896
Eskişehir-Konya demiryolu hattının tamamlanması

1897
Yunan kuvvetlerinin Girit'e çıkması, Yunan çetelerinin Rumeli'deki Osmanlı sınırlarına saldırmaları

17 Nisan 1897
Osmanlı-Yunan Savaşı ve Osmanlı zaferi

1898
Girit meselesinin devam etmesi; adaya muhtariyet verilmesi Osmanlı kuvvetlerinin geri çekilmesi, Yunan prensi Yorgi'nin vali olarak kabul edilmesi

1899
Bağdat demiryolu imtiyazının Almanlar'a verilmesi

1899
Arifiye-Adapazarı demiryolu hattının açılması

1900
Hicaz demiryolunun inşasına girişilmesi

1900
İstanbul Rıhtımı inşaatının tamamlanması

31 Ağustos 1900
Darü'l-Fünun-ı Şahane'nin kurulması

1901
Servet-i Fünun dergisinin geçici olarak kapatılmasıyla Edebiyat-ı Cedide topluluğunun dağılması; Lügat-ı Tıbbiye'nin ikinci baskısının yapılması; Vidinli Tevfik Paşa'nın ölümü

1901
Makedonya'da çete faaliyetlerinin artması, büyük devletlerin müdahaleleri

1901-1908
Hicaz demiryolu hattının yapımı

1902
Yemen isyanlarının tekrar başlaması

1902
Hereke Fabrikası'na çuka ve şayak tezgahlarının eklenmesi

23 Kasım 1902
Makedonya'da Bulgar İhtilal Cemiyeti'nin faaliyeti

23 Kasım 1902
Cum'a-ı Bala ayaklanması

23 Kasım 1902
Makedonya'ya özel ıslahat planı hazırlanması

8 Aralık 1902
Hüseyin Hilmi Paşa'nın geniş yetkilerle "umumi müfettiş" olarak Makedonya'ya tayini

1903
İdadilerin altı yıla çıkarılması

2-3 Ağustos 1903
İlinden (Aya ilya yortusu günü) isyanı

2-3 Ağustos 1903
Bulgar-Osmanlı Savaşı tehlikesinin doğması

31 Ağustos 1903
Şam Mekteb-i Tıbbiyesi'nin kurulması

Eylül 1903
Mürzsteg Programı : Makedonya'ya muhtariyet verilmesi

1904
Haydarpaşa Rıhtımı'nın tamamlanarak işletmeye açılması

1905
Hereke Fabrikası'nda fes imalatına başlanması

21 Temmuz 1905
Ermeniler'in II. Abdülhamid'e bombalı saldırı tertiplemeleri

1906
Akabe olayları ve Akabe krizi

1908
Beykoz Deri Fabrikası'nın Harbiye Nezareti'ne bağlanması

1908
Osmanlı Eczacı İttihat Cemiyeti'nin kurulması; Osmanlı Cemiyet-i İlmiye-i Baytariyesi'nin açılması; Osmanlı Mühendis ve Mimar Cemiyeti'nin kurulması

23 Temmuz 1908
II. Meşrutiyet'in ilanı

5 Ekim 1908
Avusturya- Macaristan'ın Bosna-Hersek'i ilhak ettiğini ilan etmesi.

6 Ekim 1908
Girit Rumları'nın adayı Yunanistan'a bağladıklarını ilan etmeleri

17 Aralık 1908
II. Meşrutiyet dönemi ilk Meclis-i Meb'usanının toplanması

1909
Adana'da Ermeniler'in ayaklanmaları

1909
Gayri müslimlere "bedel" yerine askerlik hizmeti konulması

1909
Fecr-i-Ati edebi topluluğunun kuruluşu; Cemiyetler Kanunu'nun çıkması; Dişhekimliği Okulu'nun açılması; Orman Mekteb-i Alisi adı altında yeni bir okul açılması; Mekteb-i Tıbbiye'nin, Mekteb-i Tıbbiye-i Askeriye ile birleştirilerek Haydarpaşa'ya nakledilmesi; Muallimhane-i Nüvvab'ın Medresetü'l-Kuzat adını alması; Mülkiye Mühendis Mektebi'nin Nafıa Nezareti'ne bağlanması ve Mühendis Mekteb-i Alisi adını alması

1909-1910
Osmanlı Mühendis ve Mimar Mecmuası'nın çıkması

27 Şubat 1909
Usul-i Muhasebe-ı Umumiyye Kanunu'nun kabul edilmesi

13 Nisan 1909
31 Mart Olayı

19 Nisan 1909
Hareket Ordusu'nun Yeşilköy'e varması, İstanbul'daki kargaşayason vererek düzeni sağlaması

27 Nisan 1909
II. Abdülhamid'in tahttan indirilmesi, V. Mehmed Reşad'ın tahta çıkarılması

21 Ağustos 1909
Darü'l-Fünun-ı Şahane'nin Vezneciler'deki Zeynep Hanım konağına taşınması

17 Aralık 1909
Meclisin açılması

1910
Arnavutlar'ın ayaklanmaları

1910
Dahili gümrüklerin tamamen kaldırılması

1910
Vilayet merkezlerindeki bir kısım idadilerin "lise"ye dönüştürülmeye başlanması; ilk çalgı metodu (Ali Salahi Bey, Kendikendine Ud Öğrenme Usulü, Matbaa-ı Amire).

1911
Sultan Reşad'ın Arnavutlar'ı teskin için Rumeli seyahatine çıkartılması

1911
İtalya'nın Trablusgarp ve Bingazi'ye saldırması ve işgali

1911
Gayri müslim cemaatlerin birleşerek mektepleri konusunda yeni bir düzenleme istemeleri; 78 devirli ilk plaklar (Tanburi Cemil, Orfeon Record)

1911-1912
Osmanlı İtalyan Savaşı

1912
Yeşilköy Hava Uçuş Okulu'nun Açılışı

1912-1913
Balkan devletlerinin Osmanlı-İtalyan Savaşı'ndan istifade etmek istemeleri : Balkan Savaşı

18 Ocak 1912
Meclis-i Meb'usan'ın feshi

25 Mart 1912
Türk Ocaklarının kurulması

18 Nisan 1912
II. Dönem Meclis-i Meb'usan'ın toplanması

18 Nisan 1912
İtalyanlar'ın Rodos, Oniki Ada ve Çanakkale Boğazı'na tecavüzleri

5 Ağustos 1912
II. Dönem Meclis-i Meb'usan'ın feshi

22 Temmuz 1912
Gazi Ahmed Muhtar Paşa hükümeti : Büyük Kabine

Eylül - Ekim 1912
I. Balkan Savaşı

15 Ekim 1912
Trablus ve Bingazi'nin İtalya'ya terki : Ouchy Antlaşması, Rodos ve Oniki Ada'nın İtalya elinde kalması

29 Ekim 1912
Kamil Paşa'nın sadareti
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://osmanlitarihi.yetkinforum.com
a-sosyal
..::υzмαη üує::..
..::υzмαη üує::..
a-sosyal

Mesaj Sayısı : 454
Rep Gücü : 870
Doğum tarihi : 08/04/93
Yaş : 26
Lakap : _BY_ACABA_

OSMANLI TARİHİ Empty
MesajKonu: Geri: OSMANLI TARİHİ   OSMANLI TARİHİ I_icon_minitimeCuma Nis. 17, 2009 9:47 am

29 Kasım 1912
Arnavutluk'un istiklalini ilan etmesi

1913
Liselerin mevcut idadilerin yerini alması

23 Ocak 1913
Babıali Baskını : Mahmud Şevket Paşa'nın sadareti

13 Mart 1913
Muvakkat İdare-i Umumiyye-i Vilayet Kanunu (kanun meclisten geçmeden yürürlüğe girer)

30 Mayıs 1913
I. Balkan Savaşı'nın sona ermesi

11 Haziran 1913
Sadrazam Mahmud Şevket Paşa'nın öldürülmesi, Said Halim Paşa'nın sadareti

29 Haziran 1913
Balkan devletleri arasında savaş : Osmanlı mirasının paylaşılmasının kanlı kavgası

21 Temmuz 1913
Edirne'nin geri alınması

29 Ağustos 1913
Osmanlı-Bulgar barışı : İstanbul Antlaşması

14 Kasım 1913
Osmanlı-Yunan barışı : Atina Antlaşması

14 Aralık 1913
Osmanlı ordusunun Almanya tarafından ıslahı

1914
Ecnebi postalarının hepsinin kapatılması

1914
Dış ticarette gümrük resmi oranının %15'e çıkarılması

1914
Islah-ı Medaris Nizamnamesi

1914
Diş Hekimleri Mezunin ve Talebe Cemiyeti'nin kurulması; Türk Bilgi Derneği'nin kurulması; Medreset'ül-Hattatin'in kurulması; Dar'ül-Hilafeti'l-Aliyye Medreseleri'nin kurulması; Medresetü'l-Hattatin'in İstanbul'da açılışı; Medresetü'l-Hattatin'in açılışı; İlk resmi müzik ve tiyatro okulu (Darü'l-Elhan)

8 Şubat 1914
Anadolu'da Ermeni talepleri doğrultusunda ıslahatı öngören Osmanlı-Rus Antlaşması ("Muamele")

14 Mayıs 1914
III. Dönem Meslis-i Meb'usan

28 Haziran 1914
Avusturya-Macaristan veliahdının Saraybosna'da öldürülmesi

28 Temmuz 1914
Avusturya Macaristan'ın Sırbistan'a savaş ilanı

1 Ağustos 1914
Almanya'nın Rusya'ya savaş ilanı

2 Ağustos 1914
Meclis-i Meb'usan'ın süresiz tatili (IV. Ve son dönem meclis 12 Ocak 1920'de toplanacak ve 2 Nisan 1920'de İstanbul'un işgali üzerine dağıtılarak mebuslar sürgüne yollanacak)

2 Ağustos 1914
Osmanlı Devleti ile Almanya arasında ittifak antlaşmasının imzalanması

4 Ağustos 1914
Almanya'nın Fransa'ya, İngiltere'nin Almanya'ya savaş ilanı : I. Cihan Savaşı'nın başlaması

10 Ağustos 1914
Alman savaş gemilerinin (Yavuz ve Midilli) Boğazlardan geçmelerine izin verilmesi

9 Eylül 1914
1 Ekim tarihinden geçerli olmak üzere kapitülasyonların kaldırılması

12 Eylül 1914
İnas Darü'l-Fünun'unun kurulması

29 Eylül 1914
İslah-ı Medaris Nizamnamesi'nin yayınlanması

29 Ekim 1914
Karadeniz'e açılan Osmanlı filosunun Rus limanlarını topa tutması

Kasım - Aralık 1914
Enver Paşa kumandasındaki Osmanlı kuvvetlerinin Sarıkamış felaketi

3 Kasım 1914
Rusya'nın Osmanlı Devleti'ne savaş ilanı

5 Kasım 1914
İngiltere ve Fransa'nın Osmanlı Devleti'ne savaş ilanı

11 Kasım 1914
Osmanlı Devleti'nin İtilaf Devletleri'ne savaş ilanı

14 Kasım 1914
Cihad-ı Ekber ilanı

14 Kasım 1914
İnas Sanayi-I Nefise Mektebi'nin açılması

18 Aralık 1914
Mısır'ın İngiltere himayesinde bir "krallık" haline getirilmesi, Osmanlı Devleti'nin hukukuna son verilmesi

1915
Evrak-ı nakdiyye çıkarılması

1915
Gümrük resmi oranının %30'a yükseltilmesi

1915
Mekteb-i Tıbbiye'nin Darü'l-Fünun'a bağlanarak bugünkü İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne dönüşmesi

Ocak - Şubat 1915
Cemal Paşa kumandasındaki Osmanlı kuvvetlerinin Mısır seferi : Kanal hezimeti

Ocak - 18 Mart 1915
Müttefiklerin Çanakkale Boğazı'nı geçmeye çalışması : Çanakkale Savaşları

27 Mayıs 1915
Doğu Anadolu'da Ruslar'la işbirliği yapan Ermeni nüfusun iç bölgelere taşınması : Tehcir

1916
Hicaz ve Mekke'nin kaybı

1916
İzmit Dokuma Fabrikası'nın kapanması

1916
Tevhid-i Meskukat Kanunu

1916
Dar'ül-Hilafeti'l-Aliyye Medreseleri üstünde Medresetü'l-Mütehassısın adı altında bir ihtisas medresesi kurulması; İlk Musiki cemiyeti (Darü't-Talim-i Musiki)

1917
Yıldırım Orduları Grubu'nun kurulması

1917
Irak ve Suriye cephelerinin çöküşü

1917
Rusya'da Bolşevik ihtilalinin çıkması ve çarlığın sonu

1917
Cemaat mahkemelerinin kaza yetkisinin kaldırılışı

1917
Hukuk-ı Aile Kararnamesi'nin kabulü

25 Mart 1917
Şer'iyye mahkemelerinin Adliye Nezaretine bağlanması

6 Nisan 1917
Amerika Birleşik Devletleri'nin savaşa iştiraki ve Almanya'ya savaş ilanı

1918
Şam Mekteb-i Tıbbiyesi'nin Beyrut'un işgali neticesinde kapanması; Gazi Ahmed Muhtar Paşa'nın ölümü

3 Mart 1918
Brest Litowsk Antlaşması

3 Temmuz 1918
Sultan Reşad'ın vefatı ve Vahdeddin'in tahta çıkması

2 Ekim 1918
Bulgaristan'ın savaştan çekilmesi

8 Ekim 1918
Sadrazam Talat Paşa'nın istifası, Ahmed İzzet Paşa'nın sadareti

30 Ekim 1918
Mondros Mütarekesi'nin imzalanması

3-4 Kasım 1918
Almanya ve Avusturya'nın savaştan çekilmeleri

8 Kasım 1918
İzzet Paşa'nın istifası ve Tevfik Paşa'nın sadareti

13 Kasım 1918
İtilaf Devletlerinin İstanbul önlerine gelerek şehri teslim almaları

1919
Hukuk-ı Aile Kararnamesi'nin ilgası

1919
İstanbul Darü'l-Fünun-un bir ıslahat programı ile Osmanlı Darü'l-Fünun-u adıyla yeniden canlandırılmaya çalışılması; Harbiye Mektebi'nin adının "Muhtelit Harbiye Mektebi" olması

4 Mart 1919
4 Mart 1919 Damat Ferid Paşa'nın sadareti: Hürriyet ve İtilaf Partisi'nin iktidara geçmesi

15 Mayıs 1919
Yunanlılar'ın İzmir'i işgali ve Batı Anadolu'da ilerlemeleri

19 Mayıs 1919
Mustafa Kemal Paşa'nın İstanbul Hükümeti tarafından Anadolu'ya gönderilmesi

23 Temmuz 1919
Erzurum Kongresi

4 Eylül 1919
Sivas Kongresi

2 Ekim 1919
Damat Ferid'in istifası ve Ali Rıza Paşa'nın sadareti

22 Ekim 1919
Amasya Protokolü

24 Ekim 1919
Çıkarılan yeni bir nizamname ile fakültelere "medrese" denmeye başlanması ve Darü'l-Fünun'un ilmi muhtariyeti haiz olduğunun tasdik edilmesi

29 Kasım 1919
Misak-ı Milli : Milli gaye ve hedeflerin, milli sınırların belirlenerek ilanı

1920
Mektebi Harbiye'nin Ankara'da "Sunuf-ı Muhtelife Zabit Namzetleri Talimgahı" olarak açılması; İnas Darü'l-Fünun-un lağvedilmesi

16 Mart 1920
İtilaf işgal kuvvetlerinin İstanbul'daki resmi binalara girmeleri, meclisin dağıtılması ve kapanması, mebusların Anadolu'ya kaçmaları, ele geçenlerin İngilizler tarafından sürülmesi

5 Nisan 1920
Ferid Paşa'nın sadareti

11 Mayıs 1920
Ferid Paşa hükümetinin Mustafa Kemal'i idama mahkum etmesi ve askerlikten tardı

10 Ağustos 1920
İstanbul Hükümeti'nin Sevr Antlaşması'nı imzalanması

2-3 Aralık 1920
Gümrü Antlaşması'nın imzalanması

1921
Edebiyat ve Fen Fakültelerinde karma eğitime geçilmesi; askeri ve mülki baytar mekteplerinin "Baytar Mekteb-i Alisi" adı altında birleştirilmesi; Salih Zeki'nin ölümü

27 Ocak - 12 Şubat 1921
Londra Konferansı : Anadolu için söz söyleme hakkının Ankara Hükümeti'nde olduğunun tespiti

31 Mart 1921
II. İnönü Zaferi

3 Eylül 1921
Sakarya Meydan Savaşı

20 Eylül 1921
Fransa ile barış

1922
Türk Diş Tabipleri Cemiyeti'nin kurulması; Hukuk ve Tıp Fakültelerinde karma öğretime geçilmesi

27 Ağustos 1922
Büyük Taarruz : işgalci Yunan kuvvetlerinin imhası

30 Ağustos 1922
Büyük Zafer : Yunan Başkumandanı'nın esir edilmesi

9 Eylül 1922
İzmir'in kurtuluşu

11 Ekim 1922
Mudanya Mütarekesi

1 Kasım 1922
Saltanatın ilgası

16 Kasım 1922
Sultan Vahdeddin'in yurtdışına çıkması

16 Kasım 1922
Abdülmecid Efendi'nin halife olarak seçilmesi

1923
Birinci ilmi heyet'in Ankara'da toplanması; Darü'l-muallim'in Yüksek Muallim Mektebi adını alması

24 Temmuz 1923
Lozan Barış Antlaşması

25 Eylül 1923
Mekteb-i Harbiye'nin Ankara'dan İstanbul'daki eski Harbiye binasına nakledilmesi

13 Ekim 1923
Ankara'nın başşehir olarak kabulü

29 Ekim 1923
Cumhuriyet'in ilanı

3 Mart 1924
Hilafetin ilgası ve Osmanlı hanedan mensuplarının yurtdışına çıkartılmaları
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://osmanlitarihi.yetkinforum.com
a-sosyal
..::υzмαη üує::..
..::υzмαη üує::..
a-sosyal

Mesaj Sayısı : 454
Rep Gücü : 870
Doğum tarihi : 08/04/93
Yaş : 26
Lakap : _BY_ACABA_

OSMANLI TARİHİ Empty
MesajKonu: Geri: OSMANLI TARİHİ   OSMANLI TARİHİ I_icon_minitimeCuma Nis. 17, 2009 9:52 am

OSMANLI TARİHİ Bismi6



MUHTASAR OSMANLI DEVLETI TARIHI

Bazi tarihçilere göre Osmanli Devletinin kurucusu Osman Bey'in babasi Ertugrul Gazi, Onun babasi Gündüz Alp (Veya Süleyman Sah) Onun babasi Kaya Alp, Onun babasi Gündüz Alp'tir. Bu soylu aile Oguz Türklerinin 24 boyunun en soylusu olan Kayi asiretinin reisi olarak bulunuyordu. Osman Bey'in babasi Ertugrul Gazi, Selçuklu Sultani Sultan Alâaddin tarafindan Bizans sinirina bir uç beyi olarak tayin edilmisti. Ertugrul Gazi'ye yurt olarak verilen yer bugünkü Bursa, Kütahya ve Bilecik vilâyetlerinin sinirlarinin birlestigi yerdir. Sonradan Sögüt kasabasi Bizans'tan alinarak merkez yapilmistir. Selçuklu Devletinde Uç Beyliklerinin vazifesi devletin sinirini korumak ve Hiristiyanlara karsi cihat etmekti.Ertugrul Bey 1281 senesinde vefat etti. Yerine çok üstün kabiliyetlerinden dolayi ailenin en küçük oglu olmasina ragmen ittifakla Osman Bey seçildi ve Uç Beyi oldu.Osman Bey üstün siyaset ve savas kabiliyeti ile komsulari bulunan Bizans tekfurlari ile zaman zaman dostluk kurdu, bazan da savasti. Kisa zamanda Bizans'tan hüyük topraklar elde etti.Bursa ve Iznik fetholundu. Yarhisar ve Karacahisar tekfurlari ile birlik kurdu. Bunun üzerine Osman Bey, Iznik üstüne yürüdü. 1288 de Karacahisar'i ele geçirdi. Kalenin kilisesi camiye çevrilerek Osman Bey adina hutbe okundu ve kadi tayini yapildi. Osman Bey, Bilecik ve Yarhisar kalelerini aldi. (1299) Yarhisar tekfurunun kizi Nilüfer'le oglu Orhan Bey'i evlendirdi. Birinci Murad ile Süleyman Pasa bu evlilikten dünyaya geldiler Osman Bey 1299'da bagimsizligini ilân etti. Gazilere timarlar verdi. Kalelere subasi, dizdar ve kadi tayin etti.1301'de Yenisehir ile Yundhisar'i aldi ve Yenisehir'i merkez yapti.Bundan sonra Yenisehir çevresindeki köy ve kasabalari alan Osman Bey, 1303'de Iznik'i kusatti. Bursa tekfurunun topladigi birligi dagitti.Sonra da bu Sehri aldi. (1326) Osman Bey, Bursa'nin fethinden sonra ayni senede vefat etti.Osman Bey'den sonra yerine oglu Orhan Bey geçti. Orhan Bey de fetihlere devam etti. Bizanslilardan Iznik ve Izmit'i aldi. Iznik kusatmasi sirasinda kalenin yardimina gelen Bizans ordusu yenildi ve Karesi Beyligi, Osmanlilarin eline geçti. Bizans Imparatoru olmak isteyen Kantakuzenos'a yardim gönderildi. Sonra sirasiyle Çimbi Kalesi, Gelibolu, Bolayir, Malkara, Çorlu ve Tekirdag ele geçirildi. Ankara ahilerden alindi.Osmanli Devletinde para ilk defa bu devirde basildi.Orhan Gazi 1362'de ölünce yerine oglu I. Murad geçti. Ankara ahileri' Sehire hâkim oldular. I. Murad hemen Ankara üzerine yürüdü ve sehri geri aldi. (1363) Sonra Çorlu ve Lüleburgaz'i ele geçirdi. Kumandanlarindan Evranos Bey ve Haci Ilbeyi de Malkara, Kesan, Ipsala, Dedeagaç ve Dimatoka'yi Osmanli topraklarina kattilar. Lala Sahin Pasa da Edirne'yi aldi. Filibe ve Gümülcine de Osmanlilarin eline geçti. Bunun üzerine Haçlilar Edirne'ye yürüdüler. Fakat Haci Ilbeyi Haçlilari perisan etti.Sonra Kizilagaç, Yanbolu, Ihtiman, Samokov, Aydos, Karnabat, Sozapol ve Hayrabolu alindi. Bulgar Krali, Osmanli himayesine girdi. Kizkardesi Prenses Marya'yi I. Murad'a verdi.Çirmen'de Sirplar yenilgiye ugratilinca (1371), Sirp despotu Osmanlilara baglandi ve yilda 50 okka gümüsle, savaslarda yardimci asker vermeyi kabul etti. (1381) I. Murad, sonra Bursa'ya döndü. Oglu Bayezid'i,Süleyman Sah'in kiziyla evlendirdi. Kütahya, Tavsanli, Simav ve Emet gelinin çeyizi olarak Osmanlilara verildi. Aksehir, Yalvaç, Yenisehir, Karaagaç ve Egridir Hamidoglu Hüseyin Bey'den satin alindi. 1385'de Timurtas Pasa, Istip, Manastir ve Ohri'yi ele geçirdi. Bulgaristan'da Sofya ve Nis Osmanli hakimiyetine geçti. Sirp Krali ve Bosna Krali, Hirvat ve Arnavut Prensleri, Osmanlilara karsi birlesti ve 30.000 kisilik bir kuvvetle, Timurtas Pasa'yi Plosnik'te yendiler.Bundan yararlanmak isteyen Avrupa'lilar, Haçli Birligi kurdular.I. Murad, daha Haçlilar birlesmeden Ali Pasa ile Bulgar Kralini ve Dobruca Prensinin kuvvetlerini yenerek onlarin Haçlilarla birlesmesini önledi. (1388) Sonra I. Murad Rumeli'ye geçti ve iki ordu Kosova'da karsilasti. Haçlilar yenildi. Savastan sonra I. Murad bir Sirpli tarafindan sehid edildi. (1389) Yerine oglu Bayezid geçti.I. Murad'in ölümünden faydalanmak isteyen Anadolu'da Aydinogullari, Saruhanogullari, Germiyanogullari, Menteseogullari, Hamidogullari Beylikleri, Osmanlilara savas açtilar. 1389'da Yildirim Bayezid,onlarin Anadolu'daki hâkimiyetlerine son verdi. Bir sene sonra da Karamanlilar'la, Beysehir'i Osmanlilara birakmak sartiyle baris yapildi. Yildirim Bayezid, 1396'da Istanbul'u kusatti. Bu kusatma yeni bir Haçli seferine sebep oldu. Nigbolu'da savas Haçlilarin yenilgisiyle sonuçlandi.Sonra Istanbul kusatmasina devam edildi. Anadolu Hisari yapildi. Istanbul kusatmasm vezir Ali Pasa'ya birakan Yildirim, Anadolu'ya geçerek,Konya'yi Osmanli topraklarina katti. Kadi Burhaneddin'in ülkesi ve Malatya ele geçirildi.Yildirirn Bayezid, Anadolu'da bulundugu sirada "Boucicant" kumandasinda bir donanma Istanbul'a yardima geldi. Istanbul'u Türklerin kusatmasindan kurtardi ve sehir yakinindaki kaleleri geri aldi. Yildirim Bayezid buna çok üzüldü. 1400'de Istanbul'u yeniden kusatti. Bu defa da Timur'un Anadolu'ya girmesi kusatmayi kaldirmasina sebep oldu. Anadolu'ya giren Timur, Sivas'i alarak yagmaladi. Oradan Dogu Anadolu ve Suriye'ye döndü. Yildirim ordusunu topladi ve 1402'de Timur ile Ankara'da karsilasti. Savas Bayezid'in yenilmesi ve esir olmasi ile sonuçlandi. 1403'de Yildirim Bayezid öldü. Onun ölümünden sonra, ogullarindan Süleyman Rumeli'de, Isa Çelebi Balikesir'de. Mehmed Çelebi Amasya'da ve Musa Çelebi Bursa'da padisahlik ilân ettiler. Sonunda Çelebi Mehmed tek hâkim durumuna girdi. Fakat 1421'de vefati üzerine yerine oglu Il. Murad geçti. Kardesi Mustafa'nin isyanini bastirdi. Bizans'i kusatti. Venediklilerle savasti. Egriboz'a ve Mora'ya akinlar yapildi. 1430'da Selânik, Venediklilerden alindi. Eflak ve Sirbistan yeniden Osmanli Devletine baglandi. (1437) Hamidili, Tasili, Konya, Beysehir alindi. Il Murad tahti oglu Mehmed'e birakti. Bu ise Haçlilarin yeni saldirilarina sebep oldu. Il. Murad, Osmanli ordusunun bayna tekrar geçerek Haçlilari Varna'da yendi ve yeniden padisah oldu. 1448'de bir Haçli ordusunu da Kosova'da yendi. Il Murad buradan Arnavutluk'a bir sefer yapti. Akçahisar kusatildi, fakat alinamadi.1451'de Il. Murad ölünce yerine oglu Mehmed padisah oldu. Il. Mehmed, Rumelihisarn yaptirorak Istanbul'u kusatti. 53 gün süren bir kusatmadan sonra sehri fethetti. (29 Mayis 1453) Sirbistan ve Mora ele geçirildi. Ege'de Limni, Tosoz, Midilli, Imroz ve Egriboz Osmanlilarin eline geçti. Fatih Sultan Mehmed sonra 1461'de Trabzon Rum Imparatorlugu'na son verdi. Kirim'daki Ceneviz Kolonileri ele geçirildi. Kirim Osmanli Devletine baglandi. 1473'de Akkoyunlular'a karsi sefere çikildi. Fatih Sultan Mehmed Otlukbeli'nde Akkoyunlu hükümdari Uzun Hasan'i kesin olarak yendi. Firat Nehrine kadar bütün Anadolu, Osmanlilarin eline geçti. 1474'de Karaman Beyligi'ne son verildi. 1480'de Gedik Ahmed Pasa, Italya'nin fethi için çikti. Otranto Kalesi'ni ele geçirdi. Fatih'in ölümü üzerine Italya'nin fethi mümkün olmadi. Fatih 1481'de Misir seferine çikti. Fakat Gebze'de öldü. Yerine oglu Bayezid geçti. Cem Sultan Bayezid ile mücadele etti. Gem Sultan Rodos sövalyelerine, oradan da Papa'ya sigindi.Napoli'de 1595'de öldü. Cem Avrupa'da bulundugu sirada, Bayezid önemli seferlere girismekten çekindi. Bayezid zamaninda Hersek ve Bogdan Osmanli hâkimiyetine girdi.Memlüklar'la Çukurova'da 1485'de baslayan savaslar alti sene sürdü. Savaslar Tunus hükümdarinin araciligi ile sona erdi. Çukurova'da Osmanlilarin eline geçirdigi yerler, Mekke ve Medine vakfi oldugundan,Misirlilara geri verildi. Mora'da Inebahti, Modon, Koron ile Adriya kiyilarindaki Draç Limani ele geçirildi. Sah Ismail, sii mezhebiyle iliskisi dolayisiyle, Sah Kulu isminde bir kimse vasitasiyla, Anadolu'da isyan kartti. Asiler, Hadim Ali Pasa kumandasindaki orduya yenildiler. Bayezid'in son zamanlarinda ogullari arasinda saltanat mücadelesi basladi.Yeniçeriler, kahramanligina ve cesaretine hayran olduklari Yavuz Selim'in tarafm tuttular. 1512'de Bayezid, tahti Selim'e birakmak zorunda kaldi.Yavuz, Anadolu'da büyük bir nüfuz sahibi olan sii'lere karsi harekete geçti. Devlete isyan eden 40.000 kisiyi öldürttü. Sonra da Sah Ismail'e savas açti. Çaldiran'da yapilan savasta, Sah Ismail yenildi. Dogu Anadolu Osmanlilarin eline geçti. Sonra Dulkadirogullari'mn ülkesi ile Maras ve Elbistan fethedildi. Memlüklar önce Merci Dabik'da (1516),sonra da Ridaniye'de (1517) yenildiler. Suriye, Misir ve Hicaz Osmanli idaresine geçti. Yavuz Sultan Selim yeni sefer için Edirne'ye giderken Çorlu'da öldü. (1520) Yerine oglu Süleyman hükümdar oldu.Misir'da "Canberdi lsyani" bastirildi. Belgrad ve Rodos Osmanli topraklarina katildi. lohac;'ta yapilan savasta Macar ordusu yenildi. Macaristan Osmanli Devleti'ne bagli bir krallik haline getirildi. 1529'da Viyana kusatildi. Fakat sehir alinamadi. Osmanli ordusunun çekilmesinden sonra, Avusturya'lilarin Budin'i tekrar almaya tesebbüs etmeleri üzerine Kanuni 1532'de Alman Seferine çikti. Avusturya topraklari yagmalandi. Avusturya'lilar ile 1533'te baris yapildi. Sadrazam Ibrahim Pasa Iran'a gönderildi. Sonra kendisi de hareket etti.Tebriz ve Bagdat alindi. Bundan sonra Akdeniz seferleri basladi. Venedik'e savas açildi. Kanuni karadan, Barbaros Hayreddin ise denizden hareket etti. 1537'de Korfu Adasi kusatildi, fakat alinamadan geri dönüldü. Bir yil sonra da Barbaros Preveze'de, Hiristiyan donanmasini yenerek Osmanli Imparatorlugu'nun Akdeniz hâkimiyetini sagladi. Bu sirada Misir Valisi Hadim Süleyman Pasa, Hint Okyanusu'nda Portekizlilerle savasti. 1540 yilinda Macaristan bir Türk eyaleti haline getirildi. 1543'te Barbaros Hayreddin Pasa, Fransa Krali I. François'e yardim etmekle görevlendirildi. Barbaros, Osmanli donanmasina katilan Fransiz donanmasiyla birlikte, Nis'i bombardiman etti. Bu arada Kanuni de Estergon Kalesi'ni aldi. Ertesi sene de Iran üzerine hareket edildi. Sah Tahmasp, padisahin karsisina çikmaya cesaret edemedigi için, birçok kale alindi.1552'de Sah Tahmasp yeniden saldirdi. Osmanli ordusu, Nahçivan'a kadar ilerledi. Sonra geri dönüldü. Sâhin elçisi gelerek baris yapilmasini istedi. Azerbeycan, Dogu Anadolu, Irak Osmanlilarda kaldi. Kanuni 1566'da Zigetvar Kalesi'ni almak üzere yola çikti. Kusatma devam ettigi sirada öldü. Ölümünden kisa bir süre sonra da kale alindi. Yerine oglu Selim geçti. Selim zamaninda Kibris ele geçirildi. (1570) Osmanli donanmasinin büyük bir kismi, Inebahti'da Haçlilar tarafindan yok edildi. Il.Selim 1574 yilinda vefat edince, yerine oglu Ill. Murad geçti. Sokullu Mehmed Pasa sadrazamlikta birakildi. Iran'la 12 yil süren savaslar, Osmanlilarin üstünlügü ile sonuçlandi. 1590'da Istanbul Anlasmasi yapildi.Tebriz, Karabag, Gence, Kars, Tiflis, sehrizor, Nihavend, Luristan Osmanli hâkimiyetine geçti.Osmanli - Avusturya savaslari yeniden basladi ve Osmanli Devleti'ne bagli olan Erdel Kraliyla, Eflak ve: Bogdan Voyvodalari da Avusturya Imparatoru Rudolf ile birleserek, Osmanli Devleti'ne isyan ettiler. Bu savaslar sirasinda Ill. Murad öldü. Yerine oglu Mehmed geçti. (1595)1596'da Egri Kalesi alindi. Hâçova'da Avusturya ordusu yenildi. Bundan sonra Kanije Kalesi alindi. 1601'de Avusturya'lilarin kaleyi geri almak için giristikleri saldirilar, Tiryâki Hasan Pasa'nin basarili savunmasi karsisinda bir sonuç vermedi. Sonra Estergon Kalesi alindi. Erdel, Eflâk ve Bogdan tekrar Osmanlilara baglandi. 1606'da Avusturya ile Zitvatorak Anlasmasi yapildi. Egri, Kanije, Oyvar Osmanlilara geçti.Avusturya savasi devam ederken Ill. Mehmed öldü. Yerine
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://osmanlitarihi.yetkinforum.com
a-sosyal
..::υzмαη üує::..
..::υzмαη üує::..
a-sosyal

Mesaj Sayısı : 454
Rep Gücü : 870
Doğum tarihi : 08/04/93
Yaş : 26
Lakap : _BY_ACABA_

OSMANLI TARİHİ Empty
MesajKonu: Geri: OSMANLI TARİHİ   OSMANLI TARİHİ I_icon_minitimeCuma Nis. 17, 2009 9:53 am

oglu I.Ahmed geçti. 1603'te Osmanlilar Avusturya savaslari ile ugrasirken, Iran Sahi Osmanli topraklarina saldirdi. Iran savaslarinin bu ikinci safha" sina da, Istanbul'da yapilan bir antlasmayla son verildi. Iran'lilar her yil Osmanlilara iki yüz yük ipek vermeyi kabul ettiler. Sah Abbas 200 yük ipegi vermeyince, Iran'a tekrar savas açildi. Bu defa bir basari elde edilemedi. 1618'de yapilan yeni bir antlasma ile savaslara son verildi. Bu arada Anadolu'da Celâli Isyânlari basladi. Devleti Aliyye zayiflamaya yüz tuttu. Askeri basarilar azaldi. Karayamci, Deli Hasan, Tavil Ahmed,Kalenderoglu, Canbuladoglu gibi Celâli reisleri, senelerce merkez idâresine ve kapikulu askerlerine karsi savastilar. Bu isyanlar Kuyucu Murad pasa zamaninda bastirildi. I. Ahmed'den sonra tahta geçen I. Mustafa,hâstaydi. Bu yüzden tahttan indirildi. Yerine Il. Osman pâdisah oldu.Il: Osman zamaninda Lehistan kazaklarinin Osmânli topraklarina saldirmalari yüzünden meydana gelen savasa Il. Osman da katildi. Il. Osman bu savasta yeniçerilerin disiplinsizligini gördü ve onlari ortadan kaldirmaya, yeni bir askeri teskilât kurmaya karar verdi. Yeniçeriler isyan ettiler. 1622'de Il. Osman tahttan indirildi ve öldürüldü. Yerine ikinci defa I. Mustafa getirildi. I. Mustafa kisa bir süre sonra tahttan indirilerek yerine IV. Murad padisah oldu. Iran'la savas yeniden basladi. 1624'de Bagdat Iran'lilar tarafindan ele geçirildi. Anadolu'da Abaza Mehmed Pasa Isyani, Istanbul'da ise Kapikulu Ocaklari'nin isyani çikti. IV. Murad siki bir disiplin kurdu ve kanli temizlik hareketleriyle asayisi yeniden sagladi. Devlet nizamina bir çekidüzen verdikten sonra, birinci Iran seferine Cikti. Revan'i Iran'lilardan geri aldi. Ikinci Iran seferinde de Bagdat'i ele geçirdi. IV. Murad 1640'da ölünce, yerine kardesi Ibrahim geçti.1645'de baslayan Girit Savasinda, Hanya Kalesi alinmakla birlikte adanin büyük bir kismi Venediklilerde kaldi. Venedikliler donanmalariyla Osmanli kiyilarina saldirdilar. Bu arada Sultan Ibrahim tahttan indirildi,yerine oglu IV. Mehmed geçti. Istanbul'da kapikulu ocaklari, Anadolu'da Celâli isyanlari ve Girit'te toprak kayiplari devam .etti. 1656'da Köprülü Mehmed Pasa. sadrâzâm oldu. Köprülü Mehmed Pasa, IV. Murad devrindeki gibi Osmanli Devletine eski kudretini kazandirdi. Istanbul'daki âsiler temizlendi. Venedikliler üstüne yüründü. Venedik donanmasi yenilerek adalar geri alindi. Sonra Osmanli Devletine isyan etmis olan Erdel Krali üstüne bir sefer yapildi. Yanova Kalesi ve daha bazi kaleler alindi. Abaza Hasan Pasa isyani bastirildi. 1661'de Köprülü Mehmed Pasa'nin ölümünden sonra yerine oglu Fazil Ahmed Pasa sadrâzâm oldu. Avusturya'ya savas açildi ve Köprülü Fazil Ahmed Pasa, "Serdâr-i Ekrem"tâyin edildi. Uyvar ele geçirildi. 1664'de Zerinvar Kalesi alindi. Fazil Ahmed Pasa sonra Girit'e hareket etti. Kandiye Kalesi ele geçirildi ( 1669).Bazi küçük kaleler Venediklilerde kalmak sartiyle Girit Adasi Osmanli Devletine geçti. Kazaklara saldiran Lehistan'a karsi bir sefer yapildi.Kamaniçe Kalesi ele geçirildi. Fazil Ahmed Pasa 1676'da öldü ve yerine Kara Mustafa Pasa sadrâzâm oldu. Ruslarin eline geçmis olan Çehrin Kalesi geri alindi.1683'de Avusturyâ'ya savas açildi. Viyana ikinci defa kusatildi. Kirim Haninin ihâneti yüzünden, Viyana'nin yardimina gelen Lehistan Krali Osmanli ordusunu yendi. Avusturya, Venedik ve Lehistan Osmanli Devletine karsi birlesti. Daha sonra bu ittifaka Rusya da katildi. Osmanli Devleti yenildi. 1699'da imzalanan Karlofça Antlasmasiyla Tamyvar disinda kalan bütün Macaristan Avusturya'ya, Mora Venedik'e, Podolya ve Kamaniçe Lehistan'a, Azak Kalesi de lstanbul Anlasmasiyle Rusya'ya biraki1di. (1700)Düzen yeniden bozuldu. Istanbul'da ve Anadolu'da birçok isyan çikti. IV. Mehmed tahttan indirildi. Karlofça ve Istanbul Antlasmalariyla ugranilan kayiplarin giderilmesi için tesebbüse geçildi. Isveç Krali'nin Osmanli topraklarina siginmasi ve yardim istemesi sebebiyle 1710'da Osmanli Devleti, Rusya'ya savas açti. Sadrazam Baltaci Mehmed Pasa mandasindaki Osmanli Ordusu Prut'ta Rus Ordusunu yendi. Savastan sonra yapilan Prut Antlasmasiyle (1711) Istanbul Antlasmasi uyarinca Ruslara verilmis olan yerler geri alindi. Sonra Venedik'e savas açildi.(1714) Karlofça Antlasmasiyla Venedik'e geçmis olan Mora ve öteki ada1ar geri alindi.1716'da Avusturya ile savas basladi ve büyük kayiplar verildi. Avusturya'lilar Tamyvar'i ve Belgrad'i ele geçirdiler. 1718'de Pasarofça Antlasmasiyle savaslara son verildi. Sonra Lâle Devri basladi. (1718 - 1730)Matbaa da bu devirde açildi. 1723'de baslayan Iran savaslarinda, Kafkasya ve Irak'a sinir olan Iran topraklarinda önem!i yerler Osmanli ordusunca ele geçirildi. Savasa 1727'de Hemedan Antlasmasiyle son verildi. Il. Sah Tahmasp tahta geçince, Osmanlilara geçen Hemedan ve Tebriz'i geri aldi. Istanbul'da Patrona Isyani çikti. Ibrahim Pasa öldürüldü. Ill. Ahmed tahttan indirildi. Yeni padisah I. Mahmud zamaninda da savaslara devam edildi. Bu sirada Ruslar Azak kalesini aldilar ve Kirim'i isti1â ettiler. Kirim Sehirlerinden Bahçesaray, Akmescid, Gözleve Ruslar tarafindan tahrip edildi. Avusturya da Osmanli Devletine karsi savas açti. Osmanli kuvvetleri bu savaslar sirasinda, özellikle Avusturya cephesinde düsmana basariyla karsi koydu. 1739'da Belgrad Antasmasiyla, Belgrad ve Semendire tekrar Osmanlilara geçti. Avusturya ile baris yapilmasindan sonra Rusya da baris istedi. Antlasmaya göre; Azak Kalesi yikildi ve her iki devletin tasarrufundan çikti. Rusya'nin Karadeniz ve Azak Denizinde savas ve ticaret gemisi bulundurmayacagi kabuledildi. Fransa'ya büyük imtiyazlar verildi. Bu defa yine Iran gailesi çikti.Iran Sahi Sii'ligin de Kâbe'de, dört sünni mezhep yaninda temsil edilmesi için özel bir yer istedi. Osmanli Devleti bu istegi kabul etmediginden, lran ile yeniden savas basladi. (1742) bu savaslar Osmanli Devletinin kazanmasiyla sonuçlandi. 1768'de Rusya ile yeni bir savas basladi.Osmanli ordulari agir yenilgilere ugradi. Kirim, Eflak, Bogdan Ruslar tarafindan istilâ edildi. Mara Rumlari Osmanli Devleti aleyhine ayaklandi.Cesme'deki Osmanli donanmasi, Rus donanmasi tarafindan yakildi. 1774'de bu savaslar Küçük Kaynarca Antlasmasi i1e son buldu. Bu antlasma geregince; Kirim Osmanli Devletinden ayriliyor, Aksu irmagi iki devlet arasinda sinir oluyor, Kafkasya'da bir kisim toprak Ruslara birakiliyordu. Bu senelerde yine Akka'da ve Arabistan'da isyanlar çikti.1783'de Ruslar Kirim'i tamamen aldilar. Bu arada Osmanli Devletinde askeri istilah1ara girisildi. Mühendishanei Bahri Hümayun açildi. 1787'de Kirim'in yeniden alinmasi için Rusya'ya savas açildi. Avusturya da hemen Rusya'ya yardima kostu. Osmanli ordulari iki cephede savasmak zorunda kaldi. Avusturya'ya karsi basarili sonuçlar alindi. Fakat Rusya karsisinda savaslar basarisizlikla sonuçlandi. Fransiz devrimi ve Osman1i Prusya Ant1asmasi, Avusturya'yi savasi durdurmak zorunda birakti. Avusturya ile Zistovi Antlasmasi imzalandi.Antlasma geregince Avusturya Osmanlilardan aldigi topraklari geri verdi. 1792'de Osmanli Rus savasi Yas Antlasmasi ile sona erdi. Özi Rusya'ya birakildi. Rusya da savaslar sirasinda isgal etmis oldugu kale ve sehirleri geri verdi.Osmanli Devleti Kirim'i alma isteginden vazgeçti.Bu savaslar devam ederken, Osmanli tahtina Ill. Selim geçti.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://osmanlitarihi.yetkinforum.com
a-sosyal
..::υzмαη üує::..
..::υzмαη üує::..
a-sosyal

Mesaj Sayısı : 454
Rep Gücü : 870
Doğum tarihi : 08/04/93
Yaş : 26
Lakap : _BY_ACABA_

OSMANLI TARİHİ Empty
MesajKonu: Geri: OSMANLI TARİHİ   OSMANLI TARİHİ I_icon_minitimeCuma Nis. 17, 2009 9:53 am

Selim sehzadeliginde ve padisahligi dönemindeki iki büyük savasta, Osmanli ordularinin Avrupa devletlerinin ordularina göre geri kaldigini gördü. Yeniçeri Ocagindan ayri, "Nizam-i Cedid" adinda yeni bir ordu kurdu. Yeniçeri Ocagi, Topçu ocagi, Humbaraci ocagi ve Timarli Sipahiler ile donanma yeniden düzenlendi. Londra, Paris, Viyana, Berlin gibi Avrupa'nin büyük baskentlerinde devamli elçilikler kuruldu. 1789'da Misir Fransa'nin saldirisina ugradi. Misir kolaylikla Fransizlar tarafindan isgal edildi. Bu isgal karsisinda Osmanli Devleti önce Rusya, sonra da Ingiltere ile, Fransa'ya karsi anlasti. Fransizlar tarafindan isgal edilmis olan adalar geri alindi.1799'da Napolyon, Suriye'yi almak için Akka Kalesini kusatti. Fakat yenilerek Misir'a geri çekildi. Bundan sonra da Osmanli Ingiliz kuvvetlerine karsi koyamadi ve Misir'i bosaltti. 1806'da Ruslar Eflak - Bogdan'a saldirdilar. Ingiltere Osmanli Devletini Rusya ile barisa zorlamak için, donanmasi Çanakkale Bogazindan geçirerek Istanbul önlerine gönderdi.Fakat bu tehdit, bir sonuç vermedi. Ingiliz donanmasi geri çekilmek zorunda kaldi. Ingilizler Misir'a çikarma yapti. Rus donanmasi da Bozca ada'yi ele geçirdi. Bu sirada Istanbul'da Kabakçi Isyani çikti. Ill. Selim tahttan indirildi ve öldürüldü. Yerine IV. Mustafa geçti. Fakat Alemdar Mustafa, IV. Mustafa'yi tahttan indirerek, yerine Il. Mahmud'u geçirdi.Kendisi de sadrazam oldu. Yeni bir ordu kuruldu ve adina "Sekban-i Cedid" denildi. Yeniçeriler Babiâli'yi basarak, Alemdar Mustafa'yi öldürdüler. (1808) Âsiler bu arada Il. Mahmud'u tahttan indirerek yerine IV. Mustafa'yi padisah yapmak istediler. Fakat Il. Mahmud kardesi IV. Mustafa'yi öldürttü. Sekban-i Cedid de kaldirildi. Bu sirada Osmanli Rus savasi devam ediyordu. Rusçuk, Yergögü ve Nigbolu'yu alan Ruslar Lofça'ya girdiler. Savasa 1812'de Bükres Antlasmasi ile son verildi. Prut irmagi iki devlet arasinda sinir kabul edildi. Anadolu siniri da degismedi. Eflak Bogdan Osmanli Devletine geri verildi. Mora Rumlari ayaklandi. Bütün Mora âsilerin eline geçti. Mora ve Girit valilikleri Mehmed Ali Pasa'ya verildi. Mora'da. âsilerin eline geçmis olan sehir ve kasabalar geri alindi.Buna Ingiltere, Rusya ve Fransa tepki gösterdi. 1827'de bu üç devlet Navarin'de Osmanli - Misir donanmasini yakti. Rusya da savas ilân etti.Ruslar Eflak ve Bogdan'i aldi. Kalas, Ibrail, Isakçi, Tolçi, Maçin ve Silistre Kalelerini ele geçirdiler ve Edirne'ye kadar ilerlediler. Dogu Anadolu'da da Erzurum'a kadar geldiler. 1829'da Edirne Antlasmasi yapildi.Dogu Anadolu'da Anapa, Poti, Ahiska Ruslara birakildi. Rumeli'nde isgal edilen yerler Osmanlilara geri verildi. 1830'da Osmanli Devleti, bagimsiz bir Yunan Devleti'nin kurulmasini da kabul etti. Cezayir Fransa tarafindan isgal edildi. Misir Valisi Mehmed Ali Pasa da isyan etti. Misir ordusu Kütahya'ya kadar ilerledi. Mehmed Ali Pasa'ya karsi Il. Mahmud Rusya'dan yardim istedi. 1833'de Kütahya barisi yapildi. Buna göre : Suriye Valiligi Mehmed Ali Pasa'ya, Adana Valiligi de Ibrahim Pasa ya verildi. 1839'da Misir'la yeniden savas basladi. Nizip'te Osmanli ordusu yenildi. Bu arada Il. Mahmud öldü. Yerine oglu Abdülmecid geçti.Avrupa devletleri, Mehmed Ali Pasa'ya çok baski yaptilar. Suriye Valiligini terkettirdiler. Bogazlar 1841'de bütün savas gemilerine kapatildi. 1839'da Tanzimat Fermani ilân edildi ve bu ferman birçok yenilikler getirdi. Böylece Osmanli Imparatorlugu'nda Tanzimat Devri basladi.Bu arada Lübnan meselesi ortaya çikti. 1846'da Lübnan Fransa'nin müdahalesiyle iki kaymakamli hale geldi. Yine bu siralarda Eflak ve Bogdan'da ihtilâller çikti. Osmanli Devleti bu hareketleri Rusya'nin yardimiyla bastirdi. Avusturya'ya isyan ederek Osmanli Devletine siginan Macar mülteciler, Avusturya ve Rusya'nin bütün baskilarina ragmen, onlara teslim edilmedi. 1853'de Kirim Savasi basladi. Osmanli Devleti Tuna boyunda tek basina, Kirim'da ise Fransa ve Ingiltere ile birleserek, Rusya'ya karsi savasti. 1856'da Paris Antlasmasiyla savas sona erdi.1860'da Fransa, Lübnan ve Suriye'ye birlikler gönderdi. Lübnan için yeni bir nizamname hazirlandi. Bu sirada Abdülmecid öldü ve yerine Abdülaziz geçti, Onun tahta geçmesinden sonra, Balkanlarda yeni karisikliklar oldu. Osmanli Devleti, Balkanlarin isteklerini kabuI etmedi ve isyan bastirildi. Isyanin bastirilmasindan sonra Girit'te ayaklanma oldu.1868'de bir fermanla, Girit'in yeni düzeni ilân edildi.1876'da Abdülaziz tahttan indirilerek, yerine V. Murad geçirildi. V.Muradin akli dengesi bozuktu. 90 gün sonra onun da yerine Il. Abdülhamid geçirildi. Sirbistan Osmanli Devletine karsi savas ilân etti. Sonra Karadag da Sirbistan'a katildi. Osmanli ordulari, Abdülkerim Nadir Pasa ve Muhtar Pasa kumandasinda, Sirbistan ve Karadag ordularini yendiler. Sirp ordusu, Cernayev'in tesvikiyle Prens Milan'i Kral iIan ederek,savasa yeniden basladi. Osmanli ordusu, Sirplari tekrar yendi. Osmanli Devleti, Rusya'nin istegi üzerine savaslari durdurdu. 23 Aralik 1876'da Istanbul'da konferans basladi. Ayni gün, Osmanli Devleti I. Mesrutiyeti ilân etti. Konferans bir karar alinamadan dagildi. Sonra 1877 - 1878 Osmanli Rus savasi çikti. Savaslar, Balkanlarda ve Anadolu cephesinde yapildi. Ruslar, Ayastefanos ve Erzurum'a kadar ilerlediler. Önce Ayastefanos, sonra da Berlin Antlasmalari imzalandi. Abdülhamid Han, Meclis-i Mebusan'i dagitarak idareyi eline aldi. Berlin Kongresi baslamadan önce de Ingiltere, Kibris'i isgal etti. Avusturya, Bosna - Hersek'i. Fransa Tunus'u, Ingiltere de Misir'i aldi. Dogu Rumeli eyaleti de Bulgaristan'a baglandi. (1885)Albay Bassos kumandasinda 10.000 Yunanli,Girit'e çikti. Girit müslümanlari öldürülmeye baslandi. 1891'de Albay Bassos, adayi Yunan Krali adina ele geçirdigini ilân etti. Yunanistan, Rumeli sinirinda Osmanli sinirina saldirdi. Bu saldirilar karsisinda, Osmanli Devleti Yunanistan'a savas açti.Edhem Pasa kumandasindaki Osmanli ordulari, birçok savasta Yunan ordularini yendi. Yunanistan baris istemek zorunda kaldi ve 1897'de Tanbul Barisi imzalandi. Bir müddet sonra Girit de Osmanli Devletinden ayrilmis oldu. Makedonya'da 1902'de ihtilâl .çikti. Il. Abdülhamid Han,Hüseyin Hilmi Pasa'yi Selânik, Manastir ve Kosova müfettisi tayin etti.1908'de Mesrutiyet yeniden ilân edildi. Çok geçmeden de Il. Abdülhamid Han tahttan indirildi. Bu ise Osmanli Imparatorlugu'nun yikilmasi için atilan son adim oldu. Italya, Trablusgarp'a saldirdi. Oniki ada Italyan donanmasi tarafindan isgal edildi. Trablusgarp ve oniki ada, Italya'ya birakildi. Osmanli ordulari, dört Balkan devleti karsisinda yenilgiye ugradi. Balkan devletleri, Çatalca'ya kadar geldiler. 30 Mayis 1913'de Londra'da imzalanan antlasmaya göre; Midye - Enez hatti Osmanli Devletinin siniri oldu. Edirne, Bulgaristan'da kaldi. Girit de elden çikti. Bir müddet sonra Osmanl! Devleti, Kirklareli ve Edirne'yi geri aldi. Balkan savaslarindan sonra, Birinci Dünya Savasi çikti. Osmanli Devleti, Almanya'nin yaninda Fransa, Ingiltere ve Rusya'ya kary savasa girdi. (11 Kasim 1914) Savas 4 yil sürdü. Anadolu'da Ruslara, Irak, Suriye, Filistin ve M!sir'da Ingilizler'e kary savayldi. Almanya, Avusturya ve Bulgaristan ile birlikte Osmanli Devleti de, Ingiltere - Fransa karsisinda yenik düstü. 30 Ekim 1918'de Mondros Mütarekesi imzalanarak savaslara son verildi. Bu sirada V. Mehmed Resad ölmüs ve yerine IV. Mehmed Vahidüddin padisah olmustu. Mütarekeden sonra Ittihat ve Terakki ileri gelenleri, memleketi terk ettiler. Itilâf devletleri, Istanbul'a girdi. Kars Ermeniler, Ardahan Gürcüler, Antalya Italyanlar, Izmir Yunanlilar, Urfa,Antep, Maras ve Adana Fransizlar tarafindan isgal edildi.Bu arada Anadolu da yeni bir- idare olusturuldu. 23 Nisan 1920'de Büyük Millet Meclisi toplandi. Elde kalan topraklarin müdafaa ve korunmasi, Meclis tarafindan deruhte edildi. 1908'de Abdülhamid Han'in tahttan indirilmesinden sonra, devlet idaresinde hiç fonksiyonu kalmayar padisahlik, 1 Kasim 1922'de kaldirildi. Osmanli Hanedaniin bütün fertleri için yurt disina çikarilma kanunu yapildi ve Osmanli ailesinin bütün fertleri, Türkiye'yi terkettiler.Osmanlilarin saltanati bir tek sülaleden gelen tarihin en uzun ömürlü saltanati olmustur. Osmanli Devletinin kurucusu bulunan Osman Beyin idareyi ele aldigi tarih olan 1281 tarihinden saltanatin kaldirildigi tarih olan 1922 yilina kadar tam 641 sene saltanatlari devam etmistir. Osmanlilar ayrica Yavuz Sultan Selim'in 1516 yilinda halifelik ünvanini da almasindan 1924 yilinda halifeligin kaldirilmasina kadar 407 sene müslümanlarin halifesi sifatini da üzerlerinde tasimislardir. Fakat surasi bir gerçektir ki gerek halifelik ve gerekse saltanat Ikinci Abdülhamid'in tahttan indirilmesi ile tesirini tamamen yitirmis bir mefhum haline gelmisti.Bu durum göz önüne alinacak olunursa Osmanlilarin halifeligi 393 sene devam etmistir ve Ikinci Abdülhamid Hazretleri ile son bulmustur. Ikinci Abdülhamid Hazretleri Hazreti Ebü Bekir radiyallahu anh hazretlerinden itibaren 98. halife bugün son halife olarak bildigimiz Abdülmecid ise 101.halifedir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://osmanlitarihi.yetkinforum.com
 
OSMANLI TARİHİ
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 6 sayfasıSayfaya git : 1, 2, 3, 4, 5, 6  Sonraki

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Dark'n Stars :: | Eğitim & Öğretim | :: | Tarih |-
Buraya geçin: